Kemal Kılıçdaroğlu, hem tip, hem yaşam biçimi ve hem de siyasi görüş olarak halkın benimsediği ve saygı duyduğu bir kişi…
Zaten son yerel seçimlerde İstanbul’da Topbaş’ı zorlamasının altında bu özellikleri yatıyor…
(Elbette, Gürsel Tekin’in kendisine benzer nitelikleri de o başarıda rol oynamıştı.)
Kılıçdaroğlu, ODTÜ Mezunlar Derneği Sivil Toplum Komitesi’nin davetlisi olarak gittiği toplantıda söylediği sözlerle basında yer aldı…
Bu sohbet toplantısının ana teması “Muhalefet Ne Kadar Etkin?” olarak seçilmiş…
Bu temadaki muhalefet elbette CHP…Zaten bu nedenledir ki Sayın Kılıçdaroğlu’nu çağırmışlar konuşmacı olarak…
Yani CHP’nin muhalefetinin yeterli olup olmadığını anlatsın diye…
Elbette Kılıçdaroğlu’nun işi hiç de kolay değildi…
Çünkü bu konuyu seçenler daha baştan CHP’nin muhalefetinin yetersiz olduğunu‘telkin’ etmekteydiler…
****
Kılıçdaroğlu, sorunları bilen, sağlıklı çözüm yolları üreten ve her kesimden insanla çok yakın ilişkiler kurabilen bir siyasetçi…
Tam da halkın beklediği insan/politikacı tipi…
Halk kendisine önder olabilecek insandan şunu bekler:
“Hem bana çok yakın ve hem de bende saygı uyandıran bir kişilikte olsun…”
Bu niteliklerin bazıları eksikse, ya da yapmacık bazı söz ve vücut dilleri kullanarak lider olunmaya çalışılmışsa halk bunu yutmuyor…
(Bu tanımlama size, son günlerdeki birilerini çağrıştırıyor mu?)
***
Ben, Sayın Kılıçdaroğlu’nu SSK Genel Müdürü olduğu dönemde SSK Tepecik Hastanesi Baştabibi idim…
Ondan önce hastaneye bir SSK Genel Müdürü geldiğinde yer yerinden oynarken, Kılıçdaroğlu içimizden biri gibi gelir, sorunları sıcak sohbet sırasında öğrenir ve orada çözmeye çalışırdı…
SSK Tepecik’te Organ Nakli Bölümü kurmaya karar vermiş ve Ankara’ya yanına gitmiştim…
“Bana, şu aletler ve bir de SSK Manisa Hastanesi’nde görevli Dr. Alp Gürkan lazım” demiştim kendisine…
Dr. Alp Gürkan ertesi günü, aletler de bir hafta sonra Tepecik Hastanesi’ndeydi…
****
Kılıçdaroğlu özeleştiri yapan ve CHP’nin eksiklerini açıkgönüllülükle dile getiren bir doğru adam…
Onun, “Oturduk sıcak evlerimize gazete okuduk, Ankara’nın öbür tarafına gidelim dedik mi? Onlar bunu yapıyor!” sözlerine katılmamak elde mi?
Ve hele de, “Siyasi bir partinin tek başarı ölçütü iktidara gelmektir” derken, o aynı zamanda CHP’ye yönelik yapılan ‘CHP iktidar olmak istemiyor!’ suçlamasına –gerekli payı çıkararak- cevap vermiş olmuyor mu?
Sayın Özyürek, Kılıçdaroğlu’nun sözlerine katılacak yerde onları nedense yorumlama gereği duymuş…Bence doğru yapmadı…
****
Kemal Kılıçdaroğlu elbette CHP’nin bir hizmet adamı…Ne parti içi mücadelelerde taraf oluyor ve ne de başkaları gibi ‘nasıl yaparım da yukarılara tırmanırım’ hesapları içinde…
CHP’yi savunuyor ve onun eksiklerini açık gönüllülükle ortaya koyuyor o kadar…