YUKARI

Atom tedavisinde, çağdaş yaklaşım

Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. İnanç Karapolat, radyoiyod tedavisi gören hastaların zorunlu olarak 2-3 gün tecrit edildiğini, bu durumun psikolojilerini bozduğunu söyledi.
Atom tedavisinde, çağdaş yaklaşım
16 Nisan 2019 0 yorum 116

Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. İnanç Karapolat, radyoiyod tedavisi gören hastaların zorunlu olarak 2-3 gün tecrit edildiğini, bu durumun psikolojilerini bozduğunu söyledi. Özellikle kapalı alan korkusu olanların kilitli kalamayıp tedaviyi reddettiğini belirten Doç. Dr. Karapolat, “Bizde kilit yok, günde 3 kez yaptığımız vizitler hastalarımızı rahatlatıyor, acil bir durumda ne olacağı endişesi taşımıyor, kendilerini kapana kısılmış gibi hissetmiyorlar” dedi.

Doç. Dr. Karapolat, halk arasında atom olarak adlandırılan radyoiyod tedavisinin 50 yıldan beri başarıyla uygulandığını söyledi. Karapolat, tiroid bezi kanserlerinde operasyon sonrası kalan tiroid dokusunu ortadan kaldırmada ve varsa metastazların tedavisinde kullanılan radyoiyodun, yüksek radyasyon yaydığını hatırlattı. Hastaların radyasyon yaymaması için hastanede özel odalarda yatması gerektiğini belirten Doç. Dr. Karapolat,  kalış süresinin uygulanan doza ve günlük ölçümlerle vücutta saptanan radyasyona göre 2-3 gün arasında değişebildiğini kaydetti. Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Bölümü’nde iki adet radyoiyod tedavi odasını yeni bir yaklaşımla hastaların hizmetine sunduklarını belirten Doç. Dr. Karapolat, şöyle konuştu:

KAPILARI KİLİTLİ DEĞİL, KENDİLERİNİ DAHA GÜVENDE HİSSEDİYORLAR
“Bu tedavide hastalardan dışarıya çok yüksek doz radyasyon yayılıyor. Bu yüzden hastaların kurşunla kaplı, dışarıyla iletişimi kesilmiş odalarda radyasyon düzeyi düşene kadar kalmaları gerekiyor. Bu süre içerisinde sağlık personeli hariç, hastanın dış dünyayla bir temasının olmaması lazım. Bizim amacımız hastanın bu süreyi konforlu, rahat bir şekilde geçirmesi. İçinde televizyon, buzdolabı, tuvalet, banyo, internet erişimi olan hastaların bütün konforunu düşündüğümüz bir oda yapmaya çalıştık. Tedavi her yerde aynı, farkımız odalarımızın hem geniş olması, hem de özellikle kapıların tedavi süresince kilitli olmaması. Çünkü birçok merkezde bu tedavi süresince hasta odada kilitli halde kalıyor. Ancak acil bir durumda sağlık personeli odaya giriyor, hastayla daha çok telefonla iletişim kuruluyor. Biz tedavi süresince bunu yapmıyoruz, hastanın kapısı açık oluyor ama hastaya dışarı çıkmaması gerektiğini söylüyoruz. Mutlaka tedavi süresince günde 2-3 kez ben doktor olarak hem de ilgili hemşire hastayı ziyaret ediyoruz, radyasyon ölçümlerini yapıyoruz, şikayeti varsa, tedavi yapılacaksa ona karar veriyoruz. Bu uygulama hastaların psikolojisi açısından önemli. Çünkü 2-3 gün süreyle de olsa insanın kapalı bir yerde kalması psikolojisini bozuyor. Bu odalar dünyanın her yerinde güneş ışığı görmeyen bodrum katlarında yer alıyor. Hasta radyasyon düzeyi düşene kadar ne yazık ki bu şartlarda yaşamak zorunda kalıyor. Kapının açık olması, acil bir durum deprem ya da yangın gibi bir durumda hastaya hem bizim ulaşabilmemiz, hem de hastanın bunu hissetmesi bilmesi hastayı rahatlatıyor. Bazı yerlerde hasta 2-3 gün günlük yiyeceğini kendisi getiriyor. Bizim uygulamamızda hastalarımızın diyetlerine uygun bir şekilde 3 öğün yemek, limon, sakız ve su ihtiyaçları karşılanıyor. Bu süreci hastalarımızın en az psikolojik zararla atlatmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Biz hasta yanına kurşun önlüklerimizi giyerek giriyoruz, yine hastayla yüz yüze gelecek şekilde kurşun paravanla kendimizi koruyarak görüşüyoruz. Ayrıca akşam ve gece boyunca hastalarımıza nöbetçi kat hekimleri ve hemşireler tarafından vizit yapılıyor. Geri bildirimler çok memnuniyet verici. Kapılarının kilitli olmaması önemli bir güvence, hastalarımız kendilerini kapana kısılmış hissetmediklerini, endişe duymadıklarını söylüyorlar. Bu da bizi mutlu ediyor.”

YORUMLAR

Bu haber için henüz yorum yapılamış.

YORUM YAZ


BENZER HABERLER

Sağlık 0 yorum

Yaşam savaşçısı Azra

14 Temmuz 2019 32

Sabriye (27) - Veli Sağır (43) çiftinin 16 Mayıs 2017 doğumlu kızları Azra, iki kez azraile meydan okuyup yaşam savaşını kazandı. İzmir Kent Hastanesi’nde ilk karaciğer nakli [...]

Sağlık 0 yorum

Seçimini doğru yap, sağlıklı kal

10 Temmuz 2019 48

Onkolog Prof. Dr. Mehmet Alakavuklar, kanserin artık kronik hastalıklardan diyabet, hipertansiyon gibi kontrol altına alınabilecek hastalıklar grubuna girmek üzere olduğunu söyledi. Kansere [...]

Sağlık 0 yorum

Hem okul, hem sağlık karneleri pekiyi

26 Haziran 2019 76

Çeşitli nedenlerle karaciğerleri iflas edip İzmir Kent Hastanesi’nde nakil olan çocuklar okullar tatil olunca soluğu doktorlarının yanında aldı. Yıllık kontrolleri için [...]

Sağlık 0 yorum

Ay dede hastalığına dikkat

17 Haziran 2019 92

Endokrinolog Prof. Dr. Mitat Bahçeci, vücudun aşırı miktarda kortizol’a maruz kalmasının neden olduğu, halk arasında “Ay dede” hastalığı olarak bilinen  “Cushing [...]

Sağlık 0 yorum

Prof. Dr. Darcan, “ Diyabet hastalarında beslenme, egzersiz ve insülin tedavisi önemli”

14 Haziran 2019 173

Halk dilinde şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, kan şekerinin çok yüksek olduğunda ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Pankreas tarafından üretilen bir hormon [...]

Sağlık 0 yorum

Kadınlara özel poliklinik

13 Haziran 2019 76

İzmir Kent Hastanesi, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan ve yaklaşık her 8 kadından birinin hayatının bir döneminde karşısına çıkan meme kanserine yenik [...]

bizimizmir-2018-09-12-1536763874179-kaskaloglubanner.jpg

Reklam

bizimizmir-2019-07-14-1563059571102-1.jpg

Yazarlar

Mehmet Kurt

3 Gün Gaziantep

60 yazı

1

Erdal İzgi

İki Bin Onsekiz…          

1001 yazı

2

Beslenme Ve Diyet Uzmanı Işın Sayın

Kış Deyince Akla İlk Gelen Grip!

189 yazı

3

Banu Bilen Doğan

Aşk, Evidir İnsanın

47 yazı

4

Jinekolog Op. Dr. Kenan Ertopçu

Ertesi Gün Hapı (En Güncel Bilgilerle)

94 yazı

5

Diğer Yazarlar

Arşiv