YUKARI
bizimizmir_847_120-01.png

Atom tedavisinde, çağdaş yaklaşım

Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. İnanç Karapolat, radyoiyod tedavisi gören hastaların zorunlu olarak 2-3 gün tecrit edildiğini, bu durumun psikolojilerini bozduğunu söyledi.
Atom tedavisinde, çağdaş yaklaşım
16 Nisan 2019 0 yorum 370

Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. İnanç Karapolat, radyoiyod tedavisi gören hastaların zorunlu olarak 2-3 gün tecrit edildiğini, bu durumun psikolojilerini bozduğunu söyledi. Özellikle kapalı alan korkusu olanların kilitli kalamayıp tedaviyi reddettiğini belirten Doç. Dr. Karapolat, “Bizde kilit yok, günde 3 kez yaptığımız vizitler hastalarımızı rahatlatıyor, acil bir durumda ne olacağı endişesi taşımıyor, kendilerini kapana kısılmış gibi hissetmiyorlar” dedi.

Doç. Dr. Karapolat, halk arasında atom olarak adlandırılan radyoiyod tedavisinin 50 yıldan beri başarıyla uygulandığını söyledi. Karapolat, tiroid bezi kanserlerinde operasyon sonrası kalan tiroid dokusunu ortadan kaldırmada ve varsa metastazların tedavisinde kullanılan radyoiyodun, yüksek radyasyon yaydığını hatırlattı. Hastaların radyasyon yaymaması için hastanede özel odalarda yatması gerektiğini belirten Doç. Dr. Karapolat,  kalış süresinin uygulanan doza ve günlük ölçümlerle vücutta saptanan radyasyona göre 2-3 gün arasında değişebildiğini kaydetti. Kent Onkoloji Merkezi Nükleer Tıp Bölümü’nde iki adet radyoiyod tedavi odasını yeni bir yaklaşımla hastaların hizmetine sunduklarını belirten Doç. Dr. Karapolat, şöyle konuştu:

KAPILARI KİLİTLİ DEĞİL, KENDİLERİNİ DAHA GÜVENDE HİSSEDİYORLAR
“Bu tedavide hastalardan dışarıya çok yüksek doz radyasyon yayılıyor. Bu yüzden hastaların kurşunla kaplı, dışarıyla iletişimi kesilmiş odalarda radyasyon düzeyi düşene kadar kalmaları gerekiyor. Bu süre içerisinde sağlık personeli hariç, hastanın dış dünyayla bir temasının olmaması lazım. Bizim amacımız hastanın bu süreyi konforlu, rahat bir şekilde geçirmesi. İçinde televizyon, buzdolabı, tuvalet, banyo, internet erişimi olan hastaların bütün konforunu düşündüğümüz bir oda yapmaya çalıştık. Tedavi her yerde aynı, farkımız odalarımızın hem geniş olması, hem de özellikle kapıların tedavi süresince kilitli olmaması. Çünkü birçok merkezde bu tedavi süresince hasta odada kilitli halde kalıyor. Ancak acil bir durumda sağlık personeli odaya giriyor, hastayla daha çok telefonla iletişim kuruluyor. Biz tedavi süresince bunu yapmıyoruz, hastanın kapısı açık oluyor ama hastaya dışarı çıkmaması gerektiğini söylüyoruz. Mutlaka tedavi süresince günde 2-3 kez ben doktor olarak hem de ilgili hemşire hastayı ziyaret ediyoruz, radyasyon ölçümlerini yapıyoruz, şikayeti varsa, tedavi yapılacaksa ona karar veriyoruz. Bu uygulama hastaların psikolojisi açısından önemli. Çünkü 2-3 gün süreyle de olsa insanın kapalı bir yerde kalması psikolojisini bozuyor. Bu odalar dünyanın her yerinde güneş ışığı görmeyen bodrum katlarında yer alıyor. Hasta radyasyon düzeyi düşene kadar ne yazık ki bu şartlarda yaşamak zorunda kalıyor. Kapının açık olması, acil bir durum deprem ya da yangın gibi bir durumda hastaya hem bizim ulaşabilmemiz, hem de hastanın bunu hissetmesi bilmesi hastayı rahatlatıyor. Bazı yerlerde hasta 2-3 gün günlük yiyeceğini kendisi getiriyor. Bizim uygulamamızda hastalarımızın diyetlerine uygun bir şekilde 3 öğün yemek, limon, sakız ve su ihtiyaçları karşılanıyor. Bu süreci hastalarımızın en az psikolojik zararla atlatmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Biz hasta yanına kurşun önlüklerimizi giyerek giriyoruz, yine hastayla yüz yüze gelecek şekilde kurşun paravanla kendimizi koruyarak görüşüyoruz. Ayrıca akşam ve gece boyunca hastalarımıza nöbetçi kat hekimleri ve hemşireler tarafından vizit yapılıyor. Geri bildirimler çok memnuniyet verici. Kapılarının kilitli olmaması önemli bir güvence, hastalarımız kendilerini kapana kısılmış hissetmediklerini, endişe duymadıklarını söylüyorlar. Bu da bizi mutlu ediyor.”

YORUMLAR

Bu haber için henüz yorum yapılamış.

YORUM YAZ


BENZER HABERLER

Sağlık 0 yorum

Kapalı cerrahiyle, hastaya çifte moral

25 Haziran 2020 23

Prof. Dr. Aras Emre Canda, cerrahide, kapalı yani laparoskobik yöntemlerin özellikle dünyada yüz binlerce can alan Covid-19 salgını sürecinde virüs kapma korkusu yüzünden [...]

Sağlık 0 yorum

Devletimizin güçlü desteğini hep yanımızda hissediyoruz

22 Haziran 2020 31

İZMİR(Ege Ajans)- Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin her bölgesinden hastaya şifa dağıtan ve geleceğin nitelikli bilim insanlarını ve hekimlerini yetiştiren Ege [...]

Sağlık 0 yorum

Yerli Üretim Solunum Cihazını Başkent Üniversitesi’ne Teslim Etti

22 Haziran 2020 30

Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, kısa süre önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tanıtımını yaptığı yerli üretim solunum [...]

Sağlık 0 yorum

İDÜ ile Seyfi Demirsoy Güçbirliği

09 Haziran 2020 78

İzmir Demokrasi Üniversitesi (İDÜ) Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper , Sağlık Bakanlığı ile Buca Seyfi Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesinin ortak kullanımını içeren [...]

Sağlık 0 yorum

Otobüslere ameliyathane hijyeni

07 Haziran 2020 71

İzmir Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşım araçlarında virüs ve bakterilerin yayılmasını önleyecek bir projeyi deneme amaçlı hayata geçirdi. Ameliyathanelerde kullanılan hepa filtreli ve [...]

Sağlık 0 yorum

Salgınla mücadelede Konak’a tam not

07 Haziran 2020 75

450 bin adet maske, 21 bin 472 eldiven dağıtan, zor durumda kalan vatandaşlara 8 bine yakın gıda kolisi ulaştıran Konak Belediyesi, salgınla mücadeleye 4 milyon TL harcadı. Başkan Batur, “Özlediğimiz [...]

bizimizmir-2018-09-12-1536763874179-kaskaloglubanner.jpg

Reklam

bizimizmir-2020-03-19-1584622137196-1a.jpg

Yazarlar

Mehmet Kurt

Oldumu, Yakıştı Mı?

62 yazı

1

Erdal İzgi

İki Bin Onsekiz…          

1001 yazı

2

Beslenme Ve Diyet Uzmanı Işın Sayın

Kış Deyince Akla İlk Gelen Grip!

189 yazı

3

Banu Bilen Doğan

Aşk, Evidir İnsanın

47 yazı

4

Jinekolog Op. Dr. Kenan Ertopçu

Ertesi Gün Hapı (En Güncel Bilgilerle)

94 yazı

5

Diğer Yazarlar

Arşiv