KAVGAMIN ŞEHRİ

her ayrılığın ardından yağar mı yağmurlar.
bak gidiyorum...
öyle bir yağıyoki ağlar gibi ayrılıklara...
ayrılıyoruz izmir
gidiyorum.
soğuk bir otobüs camının ardından kalanları seyredicem birazdan.
şimdi burda olmamalıydım gitmemeliydim bitmemeliydi.
serseri gibi yürümeliydim sokak aralarında.
gözyaşlarımı yağmurla saklamalıydım.
yorulunca ıslak bir kaldırımda kalmalıydım..
şimdi olmamalıydı bu ayrılık..
izmirim...sevdamın kavgamın şehri
burda bitiyo işte herşey..
giderken el sallayacağım sana
sende tüm mahsunluğunla bakarsın bilirim bana.
sen benim çocukluğum gençliğim ideallerim en saf yanım...
gitme der gibisin.
yarın sabah yağmur sonrası toprak kokar sokakların.
insanların dolar caddelerine.
güneş vurur ıslak çimlerin üstüne pırıl pırıl...
yeni birileri gelir yeni umutlarla.
sevgililer el ele geçerler meydandan.
uzaklarda aklıma gelince kıskanırım onları.
belki ağlarım yokluğunu hissederde acırsa canım.
küçücük bir kızdım sokaklarında koşa oynaya büyüdüm.
tüm acılarımı en mutlu anlarımı gördün.
en büyük aşkıma tek şahit sensin.
herşeyi sana bırakıyorum işte.
kalbim yeter bana senden kalanlarla.
hiç bilmediğim bir şehirde uyanınca duvarlar insanlar sesler yabancıyken...
daha çok özlicem seni.
bir şarkı mırıldanıyorum içimden ağlamamak için.
gözlerim yanıyo.
hangi ayrılık vardırki canı yanmaz insanın.
canım yana yana gidiyorum.
soğuk yağmurlu bir kasım gecesi.
şimdi ayrılık vakti.
soğuk puslu bir otobüs camının ardından bakıyorum sana...
izmirim kavgamın sevdamın şehri.
iyi bak kendine.

Saniye Özdemir

 

 
 

SMYRNA'YA DAİR

Ey Smyrna! Sen, en güzel amazon kadını!
Göğsünü örten o sırma saçlarındı aklımı başımdan alan.
Ey Smyrna! Beşbin yıllık yorgun kadın.
Yirmi üç yıl önce bu ihtiyar doğduğunda
Nasıl da aşık ettin onu kendine?
O ihtiyar ki hep seni sever,
Hep senle olmak ister.
Senin de ondan başkasını sevmeni istemez.
Ama seni sevenlere de ses etmez.
Lakin böyle güzelliğe aşık olmayan ya delidir ya da kör.
Ey Smyrna! Kendini beşbin yıllık bir ihtiyar sanma sakın.
düştüğün, yorulduğun zamanlar oldu biliyorum
Ama sen hiç pes etmedin, hep galip çıktın sonunda.
Duydum ki o güzelim körfezinde balıklar yeniden can bulmuş.
Güneş doğarken başka bir arzuyla doğar olmuş,
Batarkense senden ayrılmanın hüznünü taşır olmuş üstünde.
Ey Smyrna! Güzeller güzeli!
Pasaportta nargilemi fokurdatıp,
Güneşin senden ayrılmanın hüznüyle gözyaşı döküşünü izlerken,
Diyorum ki sana :
Nice beşbin yıllara!…

ESAT BORA

              ...............................................................

EGE'NİN ŞEREFİNE

Hey Yorgos!

Bak hele biraz buraya.

Buraya, benden tarafa dön yüzünü.

Biliyorum gurbet eldesin.

Bizim buralar senin,

Sizin oralar bizim değil mi?

O zaman vur bre Yorgos!

Hepimiz aynı ananın çocukları değil miyiz?

Biz değil miyiz,

Balıkların seviştiği o güzelim Ege’nin çocukarı?

O zaman vur bre Yorgos!

Sirtakinin, zeybetikonun eşliğinde vur.

Siz uzo dersiniz,

Bizimkiler rakı der o merete.

Ama söyle Allahaşkına bre Yorgos,

Aslansütü değil midir Ege’yi cennete çeviren?

O zaman vur bre Yorgos!

Vur, vur, vur şu kadehi de,

Dibine gelelim şişelerin.

Anamız Ege’nin şerefine,

Vur bre Yorgos vur!

 ESAT BORA

 
  Yeni gelenler (9) 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8,  

Site 

Giriş

Ana 

Sayfa

Tarihçe Fotoğraf Albümü Basında İletişim