YUKARI






Pencereden gördüklerim gerçek mi ? 

Penceredeki Kadın-A Woman in the Window (20219-Netflix 

Yönetmen : Joe Wright. 

Oyuncular : Amy Adams, Fred Hechinger, Julianne Moore, Gary Oldman. 

Toprağı bol olsun Hitchcock ustanın, geriye o kadar büyük bir hazine bırakmış ki…
“Penceredeki Kadın-Woman in the Window” unutulmaz gerilimi “Rear Window-Arka Pencere (1954)”’nin ön pencereli versiyonu gibi..
 

Sinema tarihinde filmleri, en büyük esin kaynağı olmuş Hitchcock’un, “Vertigo-Ölüm Korkusu”, “Suspicion-Şüphe” gibi filmlerine de referanslar sunuyor yönetmen Joe Wright. Anna (Amy Adams) onun filmlerini sevdiği için görüntüler, izlediği ekrandan yaşamına giriyor. Tek mekan filmler arasında en ünlüsü olan “Arka Pencere”’nin baş karakteri fotoğrafçı Jeffries (James Stewart) ayağı kırıldığı için evde kalmaya mecburdur. Penceresinin karşısındaki perdeleri açık dairelerdeki yaşamları sıkıntıdan izlemeye başlar. Bir şekilde insanın en örtülü alışkanlıklarından “röntgencilik” yapar. Oradaki yalnızlar, mutsuzlar arasından cinayet işlenen bir daireyi de izler.  

“Penceredeki Kadın” da, Anna agorofobi hastalığından muzdarip olduğundan dışarı çıkamaz. Açık alanlarda panik atak geçirten, içindeki kaygılarını büyüten bu hastalık, gerçekte içinde hissettiği suçluluk duygusunun yarattığı bir yüzleşmedir. Sebep olduğu ölümlü dramatik olay, onu bu hastalığın ve kullandığı onca anti depresan ilaçların pençesine atmıştır. Meslekten çocuk psikoloğu olmasına karşın, artık söküğünü dikemeyen terzi gibidir.. Tek seçeneği penceresinin perdesini aralayarak sokağı seyretmektir. 

Joe Wright sinematografisi “Pride and Prejudice-Aşk ve Gurur (2005)”, “Atonnement-Kefaret (2007)”,”Anna Karenina (2012)”, Darkest Hour -En Karanlık Saat (2017)” gibi başarılı dönem filmleriyle doludur. “Penceredeki Kadın”’da tek mekan kullanımı olarak muhteşem bir çalışma sunuyor. Mekanın yalnızlığa iten havasını ve karanlığını hissettiriyor. Işık ve gölgenin estetik birlikteliğini sergiliyor. Evin içine sokuyor seyirciyi. Arkadan atmosfere tırmanan ve ortamı eline geçiren ses çalışması da bir harika. Kamera arkasında Bruno Delbonnel, müzikte ise Danny Elfmann ortaklığı filmin en güçlü yanlarından.  
Anna’da Amy Adams son zamanlardaki en başarılı oyunculuklarından birisini sergiliyor. Korkuyu, endişeyi ve travmasını o kadar güzel yaşıyor ki… en son “Hilbill Elegy’de oynadığı bağımlı anneden sonra bir kez daha arıza bir karakterde olağanüstü. Oyuncu kadrosu Garry Oldman (Alistair Russell), Julienne Moore (Katie), Jennifer Jason Leight (Jane Russell) ile adeta yıldızlar topluluğu. Anna’nın gözünden izlediğimiz öyküde diğer oyunculara çok fazla zaman kalmıyor. Genç oyuncu Fred Hechinger (Ethan Russell), anahtar karakter olarak kendini gösteren bir performans sergiliyor. 

Gerilim filmlerinin en büyük sorunu olan final bölümü seyirciyi çok etkileyecek boyutta değil. A.J.Finn’in best seller olmuş romanından uyarlama inandırıcılık veya ters köşe arasında kalıyor. Her ikisi de havada kalıyor. Sonuçta sorunlarıyla ve utancıyla boğuşan bir kadını, gerilimin ortasına yerleştirme fena bir fikir değil. Gördüklerinin ve anlattıklarının gerçekliği seyirciyi ikilemde bırakmaya yetiyor.