YUKARI

TÜRKİYE TASARRUF YAP(A)MIYOR

TÜRKİYE TASARRUF YAP(A)MIYOR
11 Ağustos 2015 0 yorum 524

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), yılın ilk yarısına ilişkin verilerine göre, sektörün en büyük fon kaynağını oluşturan mevduatlar, geçtiğimiz yılsonuna göre yüzde 6 oranında artış göstererek 1 trilyon 116 milyar TL’ye ulaştı. En büyük aktif kalem olan krediler ise yüzde 6,6’lık artışla 1 trilyon 323 milyar TL’ye yükselerek mevduatı yine solladı.

 Rakamları değerlendiren Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, “Kredilerin, mevduatı aşan seyri ülkemiz için pek yeni bir durum olmasa da varılan nokta, sinyal niteliği taşıyor. Türkiye’de mevduatlar, kredilerin gerisindeki seyrini sürdürüyor. İlerleyen zaman neler gösterecek bilinmez, ancak orta vadede de görünüm değişmeyecektir. Sonuç olarak, Türkiye tasarruf yap(a)mıyor” dedi.

 TÜRKİYE VE EGE’DE DURUM NE?
Kredinin mevduata oranının bankacılık sektöründe önemli bir risk göstergesi olarak kabul edildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, “BDDK verilerine göre, yılın ilk yarısında, yüzde 69’la Zonguldak, yüzde 79’la Tunceli ve yüzde 89’la Aksaray olmak üzere yalnızca üç ilimizin toplam tasarruflarının, nakdi kredileri fonlayabildiğini görüyoruz. Kredilerin, tasarruf mevduatına oranı açısından en yüksek olduğu ilimizse yüzde 372 ile geçen yıl da olduğu gibi Gaziantep. Ege Bölgesi’nde ise kredinin tasarrufa oranı en yüksek olan il yüzde 211 ile Denizli. Muğla yüzde 110 ile fonlamada en başarılı ilimiz, İzmir’in ise yüzde 125 ile şehirler bazında yüzde 169 olan Türkiye ortalamasının gerisinde seyrettiğini görüyoruz” diye konuştu.

 Akdoğu, “Merkez Bankası ile uluslararası finans ve kredi derecelendirme kuruluşlarının da yakından izlediği, kredi / mevduat oranlarının sınırlandırılması için, Güney Kore’nin yüzde 100 barajı yaptırımında olduğu gibi Merkez Bankası’nın da bir takım yaptırımlara gitmesi bekleniyor. Keza bankacılık sektörü de şişkin kredi talebini fonlayabilmek üzere, aktif-pasif kompozisyonunu uyarlama yoluna başvuruyor” diyerek değerlendirmelerde bulundu.

 KREDİ KARTINDA DURUM
Bireysel kredi kartı kullanımı rakamlarını da ele alan Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, “Yılın ilk yarısı itibariyle, yine il bazında, ortalama kullanım tutarı 925 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Risk bazlı değerlendirmelere göre ise bireysel kredi kartları da dahil olmak üzere, bireysel kredilerin toplam kredilerdeki payı 365 milyar TL olarak görülüyor. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi raporuna göre; İzmir, Ankara ve İstanbul’un ardından bireysel kredi riski, 25.4 milyar TL ile en yüksek üçüncü il olurken Van’ın ise riski en fazla artan il olarak açık ara öne çıktığı görülüyor. Kişi başına düşen toplam borç tutarı ise 15 bin 800 bin TL” dedi.

 KREDİ KARTI SAYISINDA BÜYÜK ARTIŞ
Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre, 2014 yılı itibariyle 200 bin adet artan kredi kartı sayısın, bu yılın henüz ilk yarısında 4 kata ulaşarak, 800 bin adet artış gösterdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Akdoğu, “Kredi kartıyla toplam harcama tutarına baktığımızda ise geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 15’lik bir artışla, 250 milyar TL’ye ulaşmış durumda. TÜİK Hane Halklarının Tüketimi verilerine göre, hane halkının tüketiminin yüzde 24’ünü kredi kartı kullanarak gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bireysel kredi kartlarında, kart hamili sayısının 20.5 milyona ulaştığı ülkemizde, geçmiş yıllar dikkate alındığında ve ilk 6 ayda eklenenlerle, sistemde toplam 2 milyon 547 bin kişi, bireysel kredi veya bireysel kredi kartını ödememe durumundan yaklaşık 15 milyar TL ile yasal takip sürecinde bulunuyor. Finansal işlemlerden yararlanma oranı ile nüfusun yaş dağılımını da hesaba katarsak, durumu daha net görebiliriz” diye konuştu.

KREDİ KARTINI NASIL KULLANMALI?
 “Geçtiğimiz aylarda, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de döviz kurları en kırılgan ülke olarak Türkiye’nin altını çizmiş ve batık kredi oranının yüzde 4 ile küresel krizde tepe noktası olan yüzde 5’lere yaklaşacağı tahmininde bulunmuştu” diyen Serpil Kahraman Akdoğu, tüketicilere önerilerde de bulundu.

 En temel önlemin bilinçlendirme olduğunun altını çizen Serpil Kahraman Akdoğu, “Öncelikle alınacak önlem, kredi kartı sayısını teke indirmek. Kartın limitini kısıtlamak da otomatik olarak harcamalarımızı azaltacaktır. Kredi kartı kullanımımız, aylık gelirimizle paralellik göstermeli ve hesap kesim dönemlerinde borcun tamamını kapatmalıyız. Kredi kartından nakit çekim işleminden ise özellikle kaçınılmalı. Kredi kartlarından nakit çekim, en maliyetli seçenek. İşlem ücreti ve günlük faiz gibi ücretlendirmelerle, tüketici kredilerine göre daha dezavantajlı. Kısa bir zaman diliminde faiz, anaparayı geçer hale gelebilir. Bu gibi kısa vadeli ve düşük tutarlı nakdi gereksinimler için, tüketici kredileri tercih edilmeli. Kredi kartına yapılan ödemeler, sırasıyla; varsa önce nakit işlem, geçmiş dönem borcu ve güncel tutarı kapatmak olmalı. Daha yüksek tutarlı nakit ihtiyaçlar için, ferdi destek kredisine başvurulmalı ve yine aynı şekilde olabildiğince vadeyi kısa tutmak amaçlanmalı. Yalnızca faiz oranları değil, kredinin toplam maliyeti üzerinden karşılaştırma yapılmalı. Kredilerde borç erken kapatılsa dahi faizin yalnızca cüzi bir bölümü düşer. Bu nedenle, başlangıçta vadeyi uzun tutarak, ‘İzleyen dönemde kredi taksitini fazla öderim veya erken kapatıp faizi elimine ederim’ yaklaşımı yerine, kredi temin aşamasında doğru vade oranı seçilmeli. Döviz cinsi borçlanma ise genel olarak tercih dışı bırakılmalı” önerilerinde bulundu.

 CEBİNİZDE OLMAYAN PARAYI HARCAMAYIN
Tüketimi seven bir toplum olduğumuzu, ancak öte yandan ortalama gelir haddimizi düşünürsek, borçlanmanın kimi zaman da bir gereklilik olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Akdoğu, “Kuşkusuz, öncelikle tüketim eğilimlerimizi gözden geçirerek, rasyonel bir şekilde bütçe dengemizi yapılandırmak daha etkin bir çözüm olacaktır. Ama en temel şey ise cebinizde olmayan parayı harcamaktan kaçının” diye konuştu.
 

YORUMLAR

Bu haber için henüz yorum yapılamış.

YORUM YAZ


BENZER HABERLER

Ekonomi 0 yorum

Önerilerimizin dikkate alınması camiamızı sevindirdi…

21 Ekim 2020 151

Vergi ve SGK prim borçlarının yapılandırmasına yönelik çalışma yapılacağının açıklanması ile 19 Ekim’den itibaren okul kantinlerinin açılması kararı, [...]

Ekonomi 0 yorum

Dijitalleşme verimliliği artırıyor, imalat maliyetlerini düşürüyor

16 Ekim 2020 937

Endüstriyel nesnelerin interneti (IIoT), dijital ikiz, enerji verimliliği, Endüstri 4.0’la ilgili Türkiye ve Almanya’da son yıllarda yaşanan gelişmeler ve yeni uygulamalar [...]

Ekonomi 0 yorum

Robot Çağı Başlıyor

15 Ekim 2020 1192

Robotic Process Automation (RPA) veya Türkçesi ile Robotik Süreç Otomasyonu son yıllarda dünyada katlanarak büyüyen bir kavram ve sektör haline geldi. Türkiye’de [...]

Ekonomi 0 yorum

Çin’e ihracat atağı

15 Ekim 2020 1189

Türkiye çiftçilerinin ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırmaya devam eden Pınar, Çin pazarına giriş yaptı. Pınar Süt Genel Müdürü [...]

Ekonomi 0 yorum

ESBAŞ'Tae çift haneli canlanma

13 Ekim 2020 1463

Ege Serbest Bölgesinin ticaret hacmi ve ihracatında Ağustos ayında ortaya çıkan canlanma belirtileri, Eylül ayında çift haneye çıkarak güçlü bir ivme [...]

Ekonomi 0 yorum

Aliağa'da 2021 Bütçesi'ne onay

10 Ekim 2020 1931

Aliağa Belediyesi Ekim Ayı Olağan Meclisi, 2021 Mali Yılı Performans Programını ve 2021 Mali Yılı Bütçe Tasarısını görüşmek üzere ikinci kez toplandı. Aliağa Belediye [...]

bizimizmir-2018-09-12-1536763874179-kaskaloglubanner.jpg

Reklam

bizimizmir-2020-10-05-1601899244120-1a.jpg

Yazarlar

Mehmet Kurt

Görmek Ya Da Görmemek...

65 yazı

1

Dr. Hülya Yurttaş Pirinççi

Seksilik, Zekada Gizli

7 yazı

2

Beslenme Ve Diyet Uzmanı Işın Sayın

Toksinler Ve Su

190 yazı

3

Serhan Şarman

Tarihin İçinde Bir İlçe:kula

2 yazı

4

Erdal İzgi

İki Bin Onsekiz…          

1001 yazı

5

Diğer Yazarlar

Arşiv

Reklam

bizimizmir-2020-10-15-1602724872135-2-3.jpg

Reklam

bizimizmir-2020-10-15-1602724808323-2-3.jpg