Yazı Boyutu:
Dokuz Eylül Üniversitesi ev sahipliğinde, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) işbirliğiyledüzenlenen 7. Akademik Değişim Programları Semineri'nin açılışı, YÖK BaşkanVekili Prof. Dr. Şaban Çalışın katılımıyla Çeşmede başladı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden 100'e yakınüniversitenin temsilcilerinin katıldığı seminere DEU Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzününyanı sıra Ege üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, İzmir İleriTeknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Mustafa Güden, Katip Çelebi ÜniversitesiRektörü Prof. Dr. Galip Akhan, Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. SeyfullahÇevik, DEÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr.Halil Köse, Prof Dr. Recep Yaparel ile üniversite temsilcileri katıldı.
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün Mevlana değişim programının Türkiye'nin büyükbir devlet olarak gösterdiği önemli biradım olduğunu belirterek, Erasmus değişim programı dışında, tüm ülkelerikapsaması ve finansmanının devlet tarafından karşılanması açısından büyük önemtaşıdığını ifade etti. Rektör Prof. Dr.Füzün, Dokuz Eylül Üniversitesi olarak Türkiyeden 280 Farabi öğrencisiniağırladık, bizden ise 40 öğrenci farklı üniversitelerde eğitim görme şansıbuldu. YÖK Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Şaban Çalış buradayken, ÖğrenciDeğişim Programları ile ilgilenen Dış İlişkiler Koordinatörlüğümüzün DaireBaşkanlığı yapılmasını istiyoruz. Ayrıca Farabi Değişim Programlarındakonaklama sıkıntısı çekiyoruz. Konaklama konusunda da YÖKten destekbekliyoruz dedi.
7. Akademik Değişim Programları Eğitim Semineri'ninaçılışında konuşan YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Şaban Çalış, iki gün sürecekseminerde bilgi aktarımından çok kendilerini birlik, bütünlük haline getirecektemaslar kurmaya önem verdiklerini söyledi. Mevlana Programının, Türkiye'nin prestijprogramı olduğunu, ilk yılında olan programın Farabi'ye göre daha hızlı gelişeceğineinandığını belirten Prof. Dr. Çalış, Türkiye'de ve dünyada barışın sağlamtemeller üzerine inşa edilmesinde bu iki program çerçevesinde yapılacaklarınçok anlamlı olacağını söyledi. Prof. Dr. Çalış, dünyada yükseköğretiminküreselleşme eğilimi gösterdiğine işaret ederek, şöyle konuştu: 2012-2013tedünyada, Yüksek Öğretimde 250 milyona yakın öğrenci olduğunu biliyoruz.Yükseköğretim hem ülkemizde hem dünyada seçkinci bir yapıdan kitleselleşmeye,evrenselleşmeye doğru gidiyor. Önceki dönemlerde yüzde 15 kadar yükseköğretimsistemine katılım olabiliyorken artık yüzde 60-70'lere doğru gittiğinigörüyoruz. 2012 itibarıyla 200 milyon öğrencinin 4 milyonu, uluslararası öğrencistatüsünde küresel yükseköğretim sistemi içinde yer almıştır. 2020de buöğrencilerin sayısının 7 milyona ulaşacağı söyleniyor. 2010 verilerine göre 4 milyon öğrencinin, 132milyar dolarlık bütçe ürettiğini biliyoruz. 2020'de bu rakam 300 milyar dolarolarak tahmin ediliyor. Bu bütçeden kim pay alıyor, birinci olarak ABD, ikinciİngiltere, üçüncü Fransa, sonra Çin ve Avustralyadır. Öğrenci gönderen ülke sıralamasında ise Çin,Hindistan, Güney Kore var. Türkiye öğrenci alan ülke sıralamasında yok, öğrencigönderen ülke sıralamasında 5. sırada yer alıyor. Türkiye, ilk 500 üniversitesıralamasında hak ettiği yerde değil. Mevlana gibi bir programı ortayakoymamızın önemli bir gerekçesi de budur. Sadece öğrenci gönderen değil öğrencialan bir ülke haline gelmek istiyoruz.
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün Mevlana değişim programının Türkiye'nin büyükbir devlet olarak gösterdiği önemli biradım olduğunu belirterek, Erasmus değişim programı dışında, tüm ülkelerikapsaması ve finansmanının devlet tarafından karşılanması açısından büyük önemtaşıdığını ifade etti. Rektör Prof. Dr.Füzün, Dokuz Eylül Üniversitesi olarak Türkiyeden 280 Farabi öğrencisiniağırladık, bizden ise 40 öğrenci farklı üniversitelerde eğitim görme şansıbuldu. YÖK Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Şaban Çalış buradayken, ÖğrenciDeğişim Programları ile ilgilenen Dış İlişkiler Koordinatörlüğümüzün DaireBaşkanlığı yapılmasını istiyoruz. Ayrıca Farabi Değişim Programlarındakonaklama sıkıntısı çekiyoruz. Konaklama konusunda da YÖKten destekbekliyoruz dedi.
7. Akademik Değişim Programları Eğitim Semineri'ninaçılışında konuşan YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Şaban Çalış, iki gün sürecekseminerde bilgi aktarımından çok kendilerini birlik, bütünlük haline getirecektemaslar kurmaya önem verdiklerini söyledi. Mevlana Programının, Türkiye'nin prestijprogramı olduğunu, ilk yılında olan programın Farabi'ye göre daha hızlı gelişeceğineinandığını belirten Prof. Dr. Çalış, Türkiye'de ve dünyada barışın sağlamtemeller üzerine inşa edilmesinde bu iki program çerçevesinde yapılacaklarınçok anlamlı olacağını söyledi. Prof. Dr. Çalış, dünyada yükseköğretiminküreselleşme eğilimi gösterdiğine işaret ederek, şöyle konuştu: 2012-2013tedünyada, Yüksek Öğretimde 250 milyona yakın öğrenci olduğunu biliyoruz.Yükseköğretim hem ülkemizde hem dünyada seçkinci bir yapıdan kitleselleşmeye,evrenselleşmeye doğru gidiyor. Önceki dönemlerde yüzde 15 kadar yükseköğretimsistemine katılım olabiliyorken artık yüzde 60-70'lere doğru gittiğinigörüyoruz. 2012 itibarıyla 200 milyon öğrencinin 4 milyonu, uluslararası öğrencistatüsünde küresel yükseköğretim sistemi içinde yer almıştır. 2020de buöğrencilerin sayısının 7 milyona ulaşacağı söyleniyor. 2010 verilerine göre 4 milyon öğrencinin, 132milyar dolarlık bütçe ürettiğini biliyoruz. 2020'de bu rakam 300 milyar dolarolarak tahmin ediliyor. Bu bütçeden kim pay alıyor, birinci olarak ABD, ikinciİngiltere, üçüncü Fransa, sonra Çin ve Avustralyadır. Öğrenci gönderen ülke sıralamasında ise Çin,Hindistan, Güney Kore var. Türkiye öğrenci alan ülke sıralamasında yok, öğrencigönderen ülke sıralamasında 5. sırada yer alıyor. Türkiye, ilk 500 üniversitesıralamasında hak ettiği yerde değil. Mevlana gibi bir programı ortayakoymamızın önemli bir gerekçesi de budur. Sadece öğrenci gönderen değil öğrencialan bir ülke haline gelmek istiyoruz.










