Alzheimer’dan Korunmak İçin Bedenini ve Zihnini Aktif Tut

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’de Medical Park İzmir Hastanesi uzmanlarından Dr. Halil Güllüoğlu, giderek yaygınlaşan bu hastalığın belirtilerini, tedavi için neler yapılabileceğini anlattı.

  • 0
  • 868
Alzheimer’dan Korunmak İçin Bedenini ve Zihnini Aktif Tut
© bizimizmir.net
Yazı Boyutu:

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’de Medical Park İzmir Hastanesi uzmanlarından Dr. Halil Güllüoğlu, giderek yaygınlaşan bu hastalığın belirtilerini, tedavi için neler yapılabileceğini anlattı.

Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin ölmesi sonucu  beyin sinyallerinin uygun biçimde iletmesinin zorlaştığı bir durumdur. İlk olarak 1906 yılında Alois Alzheimer tarafından tanımlanmıştır. Otopsi çalışmalarında; beyinin belli bölgelerinde küçülme, amiloid plak ve nörofibriler yumak denilen patolojik oluşumların varlığı saptanmıştır.  Amerikada 2013 yılında 65 yaşında %11, 85 yaşında %32 oranında, toplam  5,2 milyon Alzheimer hastası olduğu bildirilmiştir. En başlarda  Alzheimer belirtilerinin saptanması zor  olabilir. Alzheimer hastası olan kişi hafıza, yargılama ve düşünme problemleri yaşar, bu da kişinin çalışmasını ve günlük hayata  katılımını zorlaştırır. Sinir hücrelerinin ölümü yıllar içinde yavaş  yavaş  gerçekleşir.

Alzheimer hastalığının belirtileri nelerdir?
Çoğu kişide Alzheimer belirtileri yavaş  ilerler. Belirtiler başlarda fark edilemeyebilir. Bazen sadece aile üyeleri geriye dönüp baktığında, belirtilerin ne zaman başlamış olduğunu anlayabilirler. Alzheimer’ın yaygın olarak görülen belirtileri şunlardır:

·         Bozuk hafıza ve düşünce: Kişi hatırlamakta ve yeni şeyler öğrenmekte zorluk çeker. Hastalığın ileri aşamalarında uzun süreli hafıza kaybı oluşur, yani kişi doğum yeri, mesleği veya aile üyelerinin isimleri gibi kişisel bilgileri anımsayamaz.

·         Yön duygusu yitimi ve kafa karışıklığı: Alzheimer hastaları kendi başlarına dışarı çıktıklarında kaybolabilir ve nerede olduklarını veya oraya nasıl geldiklerini hatırlamayabilirler. Daha önceden bildikleri yerleri ve olayları anımsamayabilirler. Tanıdık yüzleri, günün hangi saatinde olduklarını veya hangi yılda olduklarını bile hatırlamayabilirler.

·         Bir şeyler kaybetmek: Gözlük, işitme cihazı veya anahtar gibi her gün kullanılan eşyaları koydukları yerleri unuturlar. Ayrıca eşyalarını garip yerlere koyabilirler, örneğin gözlüklerini buzdolabına koymak gibi.

·         Soyut düşünme: Alzheimer hastalarına banka hesabını dengelemek gibi belirli görevleri eskisine nazaran daha zor gelmeye başlayabilir. Örneğin, sayıların anlamını ve onlarla ne yapmaları gerektiğini unutabilirler.

·         Her zamanki görevleri yapmakta zorlanma: Alzheimer hastası yeme, giyinme, kendine çekidüzen verme gibi rutin günlük işleri yapmakta zorlanmaya başlar. Günlük işleri de planlayamazlar.

·         Kişilik ve davranışlarda değişiklik: Kişi alışılmışın dışında kızgın, asabi, huzursuz veya sessiz olur. Alzheimer hastalarının bazen kafaları karışır, paranoyak olabilirler veya korkabilirler.

·         Muhakeme kapasitesinde zayıflama veya azalma: Alzheimer hastaları soğuk bir günde evden paltosuz veya ayakkabısız çıkabilirler veya markete pijamalarıyla gidebilirler.

·         Açıklamaları anlamada zorlanma: En basit yönlendirmeleri veya açıklamaları anlamada zorlanırlar. Kolaylıkla kaybolup uzaklaşmaya, ortalıkta gezinmeye başlarlar.

·         Lisan ve iletişim problemleri: Kelimeleri hatırlayamaz, nesneleri tanısalar bile isimlerini söyleyemezler (çok bilindik şeyler olsa bile-örneğin “kalem”) veya yaygın kullanılan kelimelerin anlamını kavrayamazlar.

·         Bozulmuş görsel ve uzamsal beceriler: Alzheimer hastası mekânsal becerisini ( nesnelerin şekillerini ve büyüklüklerini muhakeme yeteneği ve nesneyle boşluk ilişkisi) kaybeder ve parçaları belli bir sıraya göre dizemezler veya şekilleri tanıyamazlar.

·         Motivasyon ve inisiyatif kaybı: Kişi çok pasifleşebilir ve bir şeylerle ilgilenmek ve başkalarıyla etkileşime girmek için harekete geçirilmesi gerekebilir.

·         Normal uyku düzeninin kaybı: Kişi gündüz  uyuyup gece uyanık kalabilir.

Nasıl Alzheimer teşhisi konur?
Siz veya sevdiğiniz biri bu belirtilerden herhangi birini gösteriyorsa, doğru bir değerlendirme ve teşhis için doktora başvurunuz. Depresyon, kafa yaralanmaları, belirli kimyasal veya vitamin dengesizlikleri veya ilaçların yan etkileri de Alzheimer benzeri belirtilere neden olabilir. Bunların çoğu tedavi edilebilir. Doktorunuz ancak tıbbi, psikiyatrik ve nörolojik değerlendirmeden sonra belirtilerin Alzheimer ile ilgili olup olmadığını belirler. Alzheimer hastalığının belirtilerini azaltan ilaçlar olduğundan, doktorunuz demansın diğer muhtemel sebeplerini de  eledikten sonra Alzheimer kararı alacaktır.  Henüz Alzheimer’ı kesin olarak teşhis eden bir test bulunmamaktadır. Yapılan nöropsikolojik testler, beyin manyetik rezonans görüntülemesi,  hastanın nörolojik muayenesi ve hasta yakınlarından alınacak anamnez sayesinde tanı konulur. Alzheimer hastalığını kesin olarak teşhis edilmesi ancak öldükten sonra, hastalığın göstergesi olan hastanın beynindeki değişiklikler bir patolog  tarafından yakından inceledikten sonra mümkün olur.
 
Alzheimer hastalığının prognozu/gidişatı nedir?
Alzheimer hastalığının gidişatı kişiden kişiye değişir. Hastalığın ilerleyişi kısa (2-3 yıl) veya uzun (20 yıla kadar) olabilir. Genellikle önce beynin hafızayı ve düşünceyi kontrol eden bölgeleri etkilenir, fakat zamanla beynin diğer bölgelerindeki hücreler ölür. Sonunda, Alzheimer hastası tam bir bakıma ihtiyaç duyacaktır. Başka ciddi bir hastalığı olmasa bile, beyin fonksiyonlarının kaybı sonunda ölmesine neden olacaktır. En sık ölüm nedenleri; akciğer enfeksiyonları, idrar yolları enfeksiyonları, yatmaya bağlı bası yarası enfeksiyonları, düşmeye bağlı büyük kemik kırıkları, yatmaya bağlı akciğer  yada beyin embolileridir.

Alzheimer hastalığı önlenebilir mi?
Alzheimer hastalığının nedeni tam olarak bilinmediğinden, önlemeyi garanti edebilecek herhangi bir şey yapılamaz. Araştırmalar, potansiyel olarak kontrol edilebilir bazı risk faktörlerini ortaya çıkarttığından, bazı yeni bulguları hayatınıza katmaya değebilir. Zihinsel ve fiziksel olarak aktif kalmak, tansiyonu normal düzeyde tutmak, yüksek kolesterol düzeylerinin düşürülmesi, diabetes mellitus etkin tedavisi, vitamin B12-folat-Vitamin D eksikliğinin tedavileri, emniyet kemeri ve kask gibi şeyler kullanarak kaza sonucu oluşabilecek kafa yaralanmalarına karşı korunmak Alzheimer hastalığının oluşma oranını azaltabilir. Bunamanın Alzheimer hastalığı dışında sebepleri de olduğunu ve bunlardan bazılarının düzgün beslenme, egzersiz, sigarayı bırakma ve alkol  kullanmama, kalp damar hastalıklarının etkin tedavileriyle  önlenebileceğinin de akılda bulundurulması önemlidir. Doktorunuz bunamayı önleyebilecek başka önerilerde de bulunabilir.

Alzheimer Belirtileri
Alzheimer’ın 7 uyarı işareti vardır:
1.    Tekrar tekrar aynı soruyu sormak
2.    Aynı hikâyeyi, kelimesi kelimesine, tekrar tekrar anlatmak
3.    Nasıl yemek pişirileceğini, tamir yapılacağını, iskambil oynamayı, önceden kolaylıkla ve düzenli olarak yapılan aktiviteleri unutmak
4.    Fatura ödeme veya banka hesabını dengeleme gibi şeyleri becerememe
5.    Bilindik yerlerde kaybolma veya ev eşyalarını farklı yerlere koyma
6.    Yeni banyo yaptığı veya elbiselerinin temiz olduğunu iddia ederken, aslında çok uzun süredir banyo yapmama ve aynı kirli elbiseleri tekrar tekrar giyme
7.    Daha önceden kendilerinin verdiği kararlar veya cevapladıkları soruları başkasına bırakma

Alzheimer türleri
Bilinen üç Alzheimer türü vardır:
 Erken başlayan Alzheimer: Alzheimer’ın nadir bir formudur. 65 yaşından önce başlar. Alzheimer hastalarının %10’unda görülür. Erken yaşlandıklarından Down sendromu olanlar erken başlayan Alzheimer riski altındadır, genellikle Down sendromlularda kırklı yaşların sonunda ellili yaşların başında ilk semptomlar görülür. Alzheimer hastası olan daha genç kişilerde beyin anormallikleri görünür. Erken başlayan Alzheimer kromozom 14’deki genetik hatayla ilişkili görünür, geç başlayan Alzheimer’ın bununla ilişkisi yoktur. Miyoklonus--bir kas veya bir grup kasın seğirmesi veya spazmı—erken başlayan Alzheimer hastalarında daha yaygın görülür.

Geç başlayan Alzheimer: Alzheimer hastalarının %90’a yakınında görülür, 65 yaşından sonra başlar. 85 yaşını geçmiş insanların yaklaşık yarısında görülür, kalıtımsal olabilir de olmayabilir de. Geç başlayan demansa sporadik Alzheimer hastalığı da denir.

Ailesel Alzheimer Hastalığı: Bu Alzheimer’ın tamamen genetik olan bir formudur. En azından ailenin iki jenerasyonunda vardır. Çok nadirdir, Alzheimer hastalarının  yaklaşık  %1’inde görülür. Çok  erken  başlar (kırklı yaşlarda) ve açıkça genetik olduğu görülür.

Alzheimer Tedavisi
Günümüzde hala Alzheimer’ın tedavisi bulunmamaktadır. Alzheimer hastaları hastalık ilerledikçe derece derece hafızalarını yitirirler ve yükümlülüklerini yerine getiremez hale gelirler. Alzheimer  karmaşık bir hastalıktır. Araştırmacılar  hala nasıl hafıza kaybına ve diğer belirtilere sebep olduğunu ve bu değişikliklerin nasıl geriye çevrilip durdurulabileceği ve önlenebileceğini—tam olarak anlamaya çalışmaktadır. Yine de, hastaların Alzheimer belirtileriyle başa çıkmalarına ve bu belirtileri geciktirmeye yardımcı olabilecek tedaviler mevcuttur.  Her ne kadar hafıza kaybı Alzheimer’ın en önemli belirtisi olsa da, başka bilişsel, davranışsal ve psikiyatrik semptomları da deneyimlerler. Alzheimer terapisi bu problemlerin her birini ele alan çok sayıda farklı tedaviyi kapsar. Semptomlar zamanla değişiklik gösterdiğinden, doktorlar yeni problemler ortaya çıktıkça tedaviyi ona göre yeniden düzenlemelidirler.

Alzheimer İlaçları
Hafıza kaybı, davranış değişiklikleri, uyku problemleri ve diğer Alzheimer belirtilerinin tedavisinde farklı türde ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar hastalığı durdurmaz, fakat semptomları birkaç ay hatta yıl yavaşlatabilir. Tüm bu ilaçların yaşlılarda göze çarpan yan etkileri vardır. 2 sınıftan 4 ilaç özellikle Alzheimer tedavisi için onaylanmıştır. Kolinesteraz inhibitörleri; donepezil-rivastigmin-galantamin; anti-NMDA reseptör antagonisti olarak da memantin  isimli ilaçlar bilişsel belirtiler için kullanılır. Öğrenme, hafıza ve dikkat için önem taşıyan asetilkolin denilen beyindeki kimyasal ileticinin bozulmasını önler. Hangi ilacın kimde daha iyi işe yarayacağını söylemek güçtür. Hastalar doktorlarıyla beraber hangisinin iyi geldiğini seçmelidir. Halüsinasyonlar, ajitasyon ve  uyku problemleri gibi hastalıkla ilişkili davranışsal ve psikiyatrik semptomların tedavisinde de anksiyolitik yada antipsikotik grubu ilaçlar verilmektedir.

 E Vitamini: Sinir hücrelerini zarardan koruduğu düşünülen bir antioksidan olduğu için Alzheimer tedavisi olarak araştırılmıştır. Çok az pozitif etkisi olduğuna dair kanıt bulunduğundan ve kanı sulandıran ilaçlarla etkileşime girdiğinden, artık doktorlar tarafından pek fazla önerilmemektedir.

Hormon replasman tedavisi (HRT): Bazı araştırmalar menopoz sonrası hormon replasman tedavisi gören kadınların Alzheimer olma riskinin daha düşük olduğunu göstermiştir. Kadınlık hormonu östrojenin sinir hücrelerinin bağlantı kurmasına yardımcı olduğu ve beta amiloid—Alzheimer gelişimine yol açan bir protein—üretimine engel olduğu düşünülmektedir. Fakat güncel araştırmalar böyle bir bağlantı saptamamıştır, hatta bir araştırma riski arttırabileceğini ileri sürmüştür. HRT’nin kalp krizi, felç ve göğüs kanseri riskini arttırdığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Duyusal terapiler: Müzik terapisi ve sanat terapisi gibi terapilerin Alzheimer hastalarının ruh halini, davranışlarını ve günlük yaşantılarını geliştirdiğine dair bazı kanıtlar vardır. Bu terapiler duyuları uyararak, hafızada çağrışım yapabilir ve Alzheimer hastalarının etraflarındaki dünyayla bağlantı kurmalarını sağlayabilir.

Alternatif terapiler: Bazıları koenzim Q10, Huperzine A ve omega 3 yağ asitlerini Alzheimer hastalığını önlemek veya tedavi etmek amacıyla denemiştir. Fakat bunların Alzheimer hastalığında kullanılmasına önerilecek kadar yetecek kadar kanıt ve araştırma yoktur. Ve bunlar ilaç değil de takviye oldukları için tıbbi ilaçlar gibi tam olarak kontrol altında değildirler. Bazı tehlikeli yan etkileri olabilir veya hastaların kullandığı diğer ilaçlarla ters etkileşime girebilirler. Yaşam stilinde yapılan değişiklikler de Alzheimer riskini azaltabilir, örneğin Akdeniz diyeti (balık, ceviz ve sağlıklı yağ ağırlıklı beslenme) ve egzersiz. Günümüzde araştırmacılar beta amiloid oluşmasını engelleyecek veya bu oluşumu bozacak yeni Alzheimer tedavileri üzerinde çalışmaktadır.

YORUM YAZ
Diğer Haberler

Karın ağrısıyla gitti, yumurtalığında tümör ortaya çıktı

Geçmeyen alerjiye endoskopik çözüm

Mamografi Eşliğinde Biyopsi

Duygusal travma, ‘Kırık Kalp Sendromu’na neden olabilir!

63 yaşında yeni nefesine kavuştu!

Parkinson’ hastalarının tedavisi tek bir merkezde!

Arşiv