Yazı Boyutu:
Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri günümüzün yaygınlaşan kullan-at-yenisini al tüketim alışkanlığı yerine, Yaşatmayı Tasarla sloganıyla, eskiyen ürünleri onararak yepyeni şeyler elde etti.
Sanat ve Tasarım Fakültesinde Sağduyulu Tasarım dersi alan yüksek lisans öğrencileri evlerinden getirdikleri eski eşyaları tamir edip onlarla bambaşka ürünler tasarladı. Öğrencilerin tüketim çılgınlığına ve israf edilen ürünlere dikkat çekmeyi amaçladığını söyleyen Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mine Ovacık, Sanayileşmeyle birlikte tüketim toplumu haline getirildik. Eskiden büyüklerimiz sökülen bir gömleği dikmek, tamir etmek veya yamamak suretiyle yıllarca giyermiş. Günümüzde ise insanlar kullandıkları bir ürün bozulduğunda tamir etmek yerine çöpe atıp yenisini alıyor ne yazık ki. Üreticiler de kasıtlı eskitme denilen yöntemle ürünlerin ömrünü kasıtlı olarak kısaltıyor. Bu da tüketiciyi daha çok tüketime yönlendiriyor. Tüketiciye bir ürüne gerektiğinden daha kısa zamanda sahip olma arzusu aşılanıyor. Bu da her alanda büyük israflara neden olduğu gibi hem yaşam tarzımızı etkiliyor hem de atıklarla dünyamızı kirletiyor. İçinde yaşadığımız bu dünyanın durumu daha fazla sürdüremeyeceği çok açık dedi.
ESKİYENİN KIYMETİNİ NİNELERİMİZ BİLİRDİ
Selçuk Yaşar Kampüsü fuaye alanında, herkese açık tamir atölyesi kuran öğrenciler, eski gözlüklerden sandalyelere, kırık fincandan çaydanlık altına, eski fotoğraflardan eski tişörtlere kadar birçok eşyayı tasarlayarak yeni ürünler haline dönüştürdü. Yrd. Doç. Dr. Mine Ovacık, Yapmak istediğimiz yalnızca tamir etmek değil. Bu eylemin kültürel, toplumsal, ekonomik etki ve yararları olduğuna da dikkat çekmek. Bu sabır gerektiren bir uğraş. Ninelerimiz ve dedelerimize, nasıl bunca zamandır berabersiniz dediğimizde, Bizim zamanımızda bir şey bozulduğunda atılmaz, tamir edilirdi, hayatın ve eşyanın kıymetini iyi biliriz yanıtını verirler. Tamir etmeyi yalnızca bir ürünü yenilemek olarak görmüyoruz. Dilden, insanlar arası ilişkilere ve toplum içindeki sistemlere kadar birçok şeyi onarabiliriz. diye konuştu.
YEREL YÖNETİMLERE ÇAĞRI
Bölüm olarak, geçtiğimiz dönemlerde de atıklardan tasarım konusunda birçok çalışma yaptıklarını hatırlatan Ovacık, bu hareketi bir sosyal sorumluluk kampanyası haline dönüştürmek istediklerini, yakın zamanda sivil toplum kuruluşları ve belediyelerle iletişime geçerek, eskiyen ya da zarar görmüş kent mobilyalarını, ortak kullanım alanlarını yeniden ve birlikte tasarlamayı hedeflediklerini ifade etti.
RAKAMLARLA ATIKLAR:
- Dünyaya yılda 1.3 milyar ton çöp bırakıyoruz. Tabii bu atığın yarısı, bizim de dahil olduğumuz OECD ülkelerine ait. Dünya Bankasına göre bu rakam 2025te 2.2 milyar tonu bulacak. Bu atıkların yüzde 90dan fazlası geri dönüştürülebilir, ancak yarıdan azı dönüşebiliyor.
- ABDde bir kişi yılda ortalama 1.5 ton katı (ambalaj, kağıt, cam gib) çöp üretiyor. Bunun yüzde 75i geri kazanılabilir olduğu halde sadece yüzde 30u dönüştürülüyor.
- Avrupa İstatistik Ofisi Eurostatın verilerine göre, geri kazanım konusunda ABnin batısı ile doğusu arasında uçurum var. Almanya atığının yüzde 62sini geri kazandırarak birinci, onu Hollanda ve Belçika izliyor.
- Türkiye İstatistik Kurumu Belediyelerin katı atık istatistiklerine göre; ülkemizde, günde kişi başına düşen atık miktarı 1,12 kilogram. Bunun yüzde 20sini ambalaj atıkları oluşturuyor.
- Belediyelerce, ülke genelinde, yıllık toplam 25,8 milyon ton atık toplanıyor.
- Kişi başına düşen günlük atık üretiminde Muğla 2,12 kilogramla birinci sıradayken Hakkari ise 0,46 kilogramla son sırada yer alıyor.
- Toplam 25,8 milyon ton çöpün 9,5 milyon tonu geri kazanım tesislerinde işlenerek geri kazanılıyor.
- İzmirde ise yılda toplanan atık miktarı 1 milyon 613 bin 168 ton. Kişi başına düşen günlük atık üretimi ise 1,20 kilogramla Türkiye ortalamasının üzerinde yer alıyor.
Sanat ve Tasarım Fakültesinde Sağduyulu Tasarım dersi alan yüksek lisans öğrencileri evlerinden getirdikleri eski eşyaları tamir edip onlarla bambaşka ürünler tasarladı. Öğrencilerin tüketim çılgınlığına ve israf edilen ürünlere dikkat çekmeyi amaçladığını söyleyen Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mine Ovacık, Sanayileşmeyle birlikte tüketim toplumu haline getirildik. Eskiden büyüklerimiz sökülen bir gömleği dikmek, tamir etmek veya yamamak suretiyle yıllarca giyermiş. Günümüzde ise insanlar kullandıkları bir ürün bozulduğunda tamir etmek yerine çöpe atıp yenisini alıyor ne yazık ki. Üreticiler de kasıtlı eskitme denilen yöntemle ürünlerin ömrünü kasıtlı olarak kısaltıyor. Bu da tüketiciyi daha çok tüketime yönlendiriyor. Tüketiciye bir ürüne gerektiğinden daha kısa zamanda sahip olma arzusu aşılanıyor. Bu da her alanda büyük israflara neden olduğu gibi hem yaşam tarzımızı etkiliyor hem de atıklarla dünyamızı kirletiyor. İçinde yaşadığımız bu dünyanın durumu daha fazla sürdüremeyeceği çok açık dedi.
ESKİYENİN KIYMETİNİ NİNELERİMİZ BİLİRDİ
Selçuk Yaşar Kampüsü fuaye alanında, herkese açık tamir atölyesi kuran öğrenciler, eski gözlüklerden sandalyelere, kırık fincandan çaydanlık altına, eski fotoğraflardan eski tişörtlere kadar birçok eşyayı tasarlayarak yeni ürünler haline dönüştürdü. Yrd. Doç. Dr. Mine Ovacık, Yapmak istediğimiz yalnızca tamir etmek değil. Bu eylemin kültürel, toplumsal, ekonomik etki ve yararları olduğuna da dikkat çekmek. Bu sabır gerektiren bir uğraş. Ninelerimiz ve dedelerimize, nasıl bunca zamandır berabersiniz dediğimizde, Bizim zamanımızda bir şey bozulduğunda atılmaz, tamir edilirdi, hayatın ve eşyanın kıymetini iyi biliriz yanıtını verirler. Tamir etmeyi yalnızca bir ürünü yenilemek olarak görmüyoruz. Dilden, insanlar arası ilişkilere ve toplum içindeki sistemlere kadar birçok şeyi onarabiliriz. diye konuştu.
YEREL YÖNETİMLERE ÇAĞRI
Bölüm olarak, geçtiğimiz dönemlerde de atıklardan tasarım konusunda birçok çalışma yaptıklarını hatırlatan Ovacık, bu hareketi bir sosyal sorumluluk kampanyası haline dönüştürmek istediklerini, yakın zamanda sivil toplum kuruluşları ve belediyelerle iletişime geçerek, eskiyen ya da zarar görmüş kent mobilyalarını, ortak kullanım alanlarını yeniden ve birlikte tasarlamayı hedeflediklerini ifade etti.
RAKAMLARLA ATIKLAR:
- Dünyaya yılda 1.3 milyar ton çöp bırakıyoruz. Tabii bu atığın yarısı, bizim de dahil olduğumuz OECD ülkelerine ait. Dünya Bankasına göre bu rakam 2025te 2.2 milyar tonu bulacak. Bu atıkların yüzde 90dan fazlası geri dönüştürülebilir, ancak yarıdan azı dönüşebiliyor.
- ABDde bir kişi yılda ortalama 1.5 ton katı (ambalaj, kağıt, cam gib) çöp üretiyor. Bunun yüzde 75i geri kazanılabilir olduğu halde sadece yüzde 30u dönüştürülüyor.
- Avrupa İstatistik Ofisi Eurostatın verilerine göre, geri kazanım konusunda ABnin batısı ile doğusu arasında uçurum var. Almanya atığının yüzde 62sini geri kazandırarak birinci, onu Hollanda ve Belçika izliyor.
- Türkiye İstatistik Kurumu Belediyelerin katı atık istatistiklerine göre; ülkemizde, günde kişi başına düşen atık miktarı 1,12 kilogram. Bunun yüzde 20sini ambalaj atıkları oluşturuyor.
- Belediyelerce, ülke genelinde, yıllık toplam 25,8 milyon ton atık toplanıyor.
- Kişi başına düşen günlük atık üretiminde Muğla 2,12 kilogramla birinci sıradayken Hakkari ise 0,46 kilogramla son sırada yer alıyor.
- Toplam 25,8 milyon ton çöpün 9,5 milyon tonu geri kazanım tesislerinde işlenerek geri kazanılıyor.
- İzmirde ise yılda toplanan atık miktarı 1 milyon 613 bin 168 ton. Kişi başına düşen günlük atık üretimi ise 1,20 kilogramla Türkiye ortalamasının üzerinde yer alıyor.










