Yazı Boyutu:
Türkiyenin en kıdemli tüketici hakimi Ahmet Yıldırım, Gediz Üniversitesi Tüketici Hukuku Sempozyumunda konuştu: Bu yıl 15 Ekime kadar 4 bin 400 dosya sayısına ulaştık, oysa bir tüketici mahkemesinin senede en fazla 250 dosyaya bakması gerekiyor. Bu işin sağlıklı yürümesi için yargı çevrelerini eleştiriyorum ve çözüme katkıda bulunmalarını istiyorum
Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesinin düzenlediği Tüketici Hukuku Sempozyumunun kapanışında tüketici mahkemeleri ve tüketici hakem heyetleri masaya yatırıldı. Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Atalayın başkanlığındaki oturumda, İzmir Birinci Tüketici Mahkemesi Hakimi Ahmet Yıldırım ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Doç. Dr. Murat Atalı konuştu. Türkiyenin en kıdemli tüketici hakimi Yıldırım, şikayet sayısının her sene çığ gibi arttığına, bu yılki bakması gereken dosya sayısının 15 Ekimde 4 bin 400e ulaştığına işaret etti. Yıldırım, şikayetlerin başında cep telefonları ve bankacılık hizmetleri ile ücretlerinin geldiğine dikkat çekti, çarpıcı konuştu:
15 Ekimden bu yana dosya kabul edemiyoruz. Bir tüketici mahkemesinin yılda en fazla 250 dosyaya bakması gerekiyor. Bu iş yükünün en önemli nedeni hizmet alanımızın geniş tutulması. Adliye olan yerlerden bile biz sorumluyuz. Bir diğer sebep de iş yükümüzü hafifletsin diye kurulan tüketici hakem heyetleri. Hukukçu olmayan, ilgisiz kişilerin görev aldığı bu heyetlerin yanlış kararlarını düzeltmeye çalışıyoruz, iş yükümüzü azaltacaklarına daha da artırıyorlar. Yargı çevrelerini eleştiriyorum ve çözüme katkıda bulunmaya davet ediyorum.
Heyetler kaldırılsın
Doç. Dr. Murat Atalı da tüketici hakem heyetlerini eleştirdi, kaldırılması gerektiğini savundu. Belediyenin hal ve mal müdürü ile kaymakamın özel kalem müdürünün görev aldığı bu heyetler ne kadar hukuki karar verebilir diye soran Doç. Dr. Atalı şöyle devam etti:
Parasal değeri 3 bin TLnin altındaki uyuşmazlıklarda bu heyetler sorumlu. Mahkeme değiller ancak yargısal faaliyet yürütüyorlar. Hukuki bilgisi bulunmayan kişilerden uyuşmazlık çözmelerini bekliyoruz. Tüketici, Borçlar ve Ticaret kanunlarını bilmeyen kişiler, bu yasaların kapsamındaki dosyalar hakkında nasıl sağlıklı karar verebilir? Heyettekilere eğitim vermek de imkansız, çünkü sürekli değişiyorlar. Buralardan çıkan kararlara yönelik denetim yolu da kapalı. Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Bunların yerine ilgili hakimlikler oluşturulmalı, tüketici uyuşmazlıklarıyla sadece hukukçuların ilgilenmesi sağlanmalı.
Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesinin düzenlediği Tüketici Hukuku Sempozyumunun kapanışında tüketici mahkemeleri ve tüketici hakem heyetleri masaya yatırıldı. Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Atalayın başkanlığındaki oturumda, İzmir Birinci Tüketici Mahkemesi Hakimi Ahmet Yıldırım ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Doç. Dr. Murat Atalı konuştu. Türkiyenin en kıdemli tüketici hakimi Yıldırım, şikayet sayısının her sene çığ gibi arttığına, bu yılki bakması gereken dosya sayısının 15 Ekimde 4 bin 400e ulaştığına işaret etti. Yıldırım, şikayetlerin başında cep telefonları ve bankacılık hizmetleri ile ücretlerinin geldiğine dikkat çekti, çarpıcı konuştu:
15 Ekimden bu yana dosya kabul edemiyoruz. Bir tüketici mahkemesinin yılda en fazla 250 dosyaya bakması gerekiyor. Bu iş yükünün en önemli nedeni hizmet alanımızın geniş tutulması. Adliye olan yerlerden bile biz sorumluyuz. Bir diğer sebep de iş yükümüzü hafifletsin diye kurulan tüketici hakem heyetleri. Hukukçu olmayan, ilgisiz kişilerin görev aldığı bu heyetlerin yanlış kararlarını düzeltmeye çalışıyoruz, iş yükümüzü azaltacaklarına daha da artırıyorlar. Yargı çevrelerini eleştiriyorum ve çözüme katkıda bulunmaya davet ediyorum.
Heyetler kaldırılsın
Doç. Dr. Murat Atalı da tüketici hakem heyetlerini eleştirdi, kaldırılması gerektiğini savundu. Belediyenin hal ve mal müdürü ile kaymakamın özel kalem müdürünün görev aldığı bu heyetler ne kadar hukuki karar verebilir diye soran Doç. Dr. Atalı şöyle devam etti:
Parasal değeri 3 bin TLnin altındaki uyuşmazlıklarda bu heyetler sorumlu. Mahkeme değiller ancak yargısal faaliyet yürütüyorlar. Hukuki bilgisi bulunmayan kişilerden uyuşmazlık çözmelerini bekliyoruz. Tüketici, Borçlar ve Ticaret kanunlarını bilmeyen kişiler, bu yasaların kapsamındaki dosyalar hakkında nasıl sağlıklı karar verebilir? Heyettekilere eğitim vermek de imkansız, çünkü sürekli değişiyorlar. Buralardan çıkan kararlara yönelik denetim yolu da kapalı. Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Bunların yerine ilgili hakimlikler oluşturulmalı, tüketici uyuşmazlıklarıyla sadece hukukçuların ilgilenmesi sağlanmalı.










