Piri Reis İlköğretim Okulları ana sınıfına giden 6 yaş öğrencilerinin kişisel gelişimleri konusunda anne babaları dikkatli olmaya çağırdı. Karşıyaka Piri Reis İlköğretim Okulunda verilen seminerde 6 yaşındaki çocukların kişisel gelişimlerinin oturmaya başladığı bu yaşta çocuğun doğru yönlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Seminerde çocuğa verilen disiplinin temelinde korkunun değil sevginin olması gerektiğinin altı çizildi.
Her yıl ana sınıfı, 1. Sınıf, 5. Sınıf ve 8. Sınıf öğrencilerinin velileri için düzenli olarak düzenlenen eğitim seminerlerinden biri daha gerçekleştirildi. Piri Reis ilköğretim Okulları Karşıyaka Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi Psikoloji Danışmanı Hale Akın Asyalı, çeşitli yaş gruplarında seminer düzenlemelerinin sebebinin çocukların içinde bulundukları yaşın genel özelliklerinin farkında olabilmelerini sağlamak, anne ve babalara çocuklarla doğru iletişim kurabilmelerine yardımcı olmak olduğunu söyledi.
6 yaş grubu öğrencilerin velileriyle gerçekleştirdikleri seminerin ailelerle karşılıklı söyleşi şeklinde gerçekleştiğini, ailelerin de yapmış oldukları yanlış davranışların farkında olup bunu anlattıklarını kaydeden Asyalı aileler çoğu zaman çok doğal olan yaş gelişim özelliği çerçevesinde karşımıza çıkan özellikleri kişisel algılayabiliyorlar. Çok farklı tepkiler gösterebiliyorlar. Bu da çocuğun kişisel gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Bu yaş çocuğu çok hareketlidir ve zaman zaman ölçüyü kaçırabilir. Örneğin dikkat çekmek için büyüklerin yanında küfürlü konuşabilir. Başkalarına ait eşyaları alabilir. Başından geçen bir olayı size farklı anlatabilir. Ailelerin böyle bir durumda çaldın, yalan söyledin şeklindeki tepkisi çocuğu olumsuz etkiler. Bu tür davranışlara aşırı tepkiler gösterilmemeli ama görmezden de gelinmemeli. Çocuğun yanlışları uygun bir dille kendisine anlatılmalı. Aksi takdirde bu davranış 1- 1,5 yıl gibi uzar diye konuştu.
Seminerlerinde disiplinin üzerinde de durduğunu vurgulayan Asyalı, disiplinin temelinde kesinlikle sevgi olması, sevginin üzerine inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. Sevginin çocuğa korkuyla değil sevgiyle aşılanabileceğini belirten Asyalı Çocuk sevildiğini bilsin ama belli bir sınır olduğunu ve kurallar olduğunu da bilsin. Çocuk eğer sınırlar varsa daha rahat eder. Bunun yanında anne baba arasında tartışmaların olabileceğini fakat aynı zamanda bu tartışmaların tatlıya bağlanabileceğini de bilmeli. Çocuk hiçbir zaman aile içi şiddete maruz kalmamalı ama nasıl ki kendisinin zaman zaman arkadaşlarıyla fikir ayrılığı oluyorsa anne ve babasının da fikir ayrılığının olabileceğini bilmeli. Önemli olan bu noktada Ben anneni seviyorum ya da babanı seviyorum sadece şu noktada fikir ayrılığı yaşıyoruz şeklinde bir mesaj verilmesidir dedi. Asyalı aksi takdirde çocuğun bu gibi durumlarda kendini suçlu hissedeceğini de sözlerine ekledi.
Bazı ailelerin çocuğun karanlıkla yüzleşmesi gerektiğini inancını savunduklarını da anlatan Asyalı, bunun hiç sağlıklı bir davranış olmadığının altını çizdi.










