İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, Sanat ve Edebiyat Şövalyesi

İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, Fransa Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı ile taltif edildi.

  • 0
  • 65
İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, Sanat ve Edebiyat Şövalyesi
© bizimizmir.net
Yazı Boyutu:

İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, Fransa Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı ile taltif edildi.

İzmir’in Fransa Konsolosluğunda Büyükelçisi Isabelle Dumont ev sahipliğinde Fransız Konsolosluğu’nda gerçekleşen Nişan töreni İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Başkonsolos Nadia Fanton,  Kültür Müsteşarı Gilles Roulland ile İzmir Fahri Konsolosu Bernard Arcas, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas’ın da aralarında yer aldığı çok sayıda özel davetli katıldı.

Törende konuşan Büyükelçi İsabelle Dumont, İzmir Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper’e Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı’nın takdim etmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Bu nişanın 1957 yılından beri sanatsal ya da edebî alandaki yaratımlarıyla öne çıkan veya Fransa’da ve dünyada sanat ve edebiyatın etkisinin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuş kişileri onurlandırmayı amaçladığını belirterek, “Fransız ve yabancı şahsiyetleri bünyesinde barındıran bu nişanın bugün sizlere de kapılarını açması son derece doğaldır sevgili Filiz. Bu vesileyle, müsaade ederseniz, âdet olduğu üzere şahsınız ve kariyeriniz hakkında birkaç söz söylemek isterim. Doğuştan ve gönülden İzmirlisiniz, 19. yüzyılda Türkiye’de ilaç sanayisinin öncülerinden biri olan İzmir’in en köklü ailelerinden birine mensupsunuz. Taşıdığınız soyadı da bunun en güzel göstergesidir! Siz de sanata ve kültüre kendinizi adayarak ve dünyaya her zaman açık bir yaklaşım benimseyerek elbette Fransa başta olmak üzere, ama onunla sınırlı kalmaksızın bu aile geleneğini sürdürdünüz.

İNSAN BEDENİNİN TÜM HAREKETLERİNİ MÜZİK NOTASI GİBİ YAZILI ŞEKİLDE KODLAMA
İzmir’deki eğitim hayatınızın ardından Londra’ya giderek koreoloji, yani insan bedeninin tüm hareketlerini müzik notası gibi yazılı şekilde kodlama sanatı, alanında başarılı bir eğitim aldınız. Bu sanatı daha sonra İstanbul’daki prestijli Devlet Opera ve Balesi’nde uyguladınız. Buradaki çalışmalarınız, özellikle de Sait Sökmen’in ‘Kurban’ balesini Benesh Hareket Notasyonu ile aktarıp Londra’daki Uluslararası Koreoloji Kütüphanesi’ne kaydedilen ilk Türk balesi haline getirerek, kısa sürede ulusal ve uluslararası alanda takdir topladı. Ayrıca Valpurgis Gecesi, Mezuniyet Balosu, Oluşum, Harika Mandarini, Anılar, Kavak Yeli, Balanchine Armağan ve Patenciler gibi birçok bale eseri yaratmanızla da öne çıktınız.  Ancak  bu görevle İstanbul’la sınırlı kalmadınız. Aynı zamanda uluslararası konferanslarda Türkiye’yi temsil ettiniz ve her şeyden önce başta memleketiniz İzmir olmak üzere ülkede genelinde sanat ve kültürü destekleme ve yayma konusunda da bizzat sorumluluk üstlendiniz” dedi.
 
İKSEV KURUCU ÜYELERİ ARASINDA
1
985 yılında Eczacıbaşı ailesinin de önemli bir rol oynadığı İKSEV’in kurucu üyeleri arasında yer aldını ve 1993 yılında vakfın yönetimini üstlenerek onu hem kültürel gelişim için bir platform hâline getirmek hem de İzmir’in büyük sanatsal zenginliğini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir vitrin yapmak için çalışmalar yürüttüğüne dikkat çekerek şöyle devam etti: “Vakfın başarıları arasında elbette bu yıl 39. yılını kutlayacak olan İzmir Uluslararası Festivali’nin yanı sıra sanat yarışmalarını ve ayrıca Müzik Aletleri Müzesi’ni de anmak isterim. Sanat ve kültüre yönelik bu bağlılığınız çerçevesinde, vakfınızın kapılarını Fransa’ya da açtınız. Son yıllarda, vakfınız ile Türkiye’deki Fransız Enstitüsü’nün İzmir birimi arasındaki iş birlikleri giderek artmıştır, nitekim bu yıl İzmir’in görkemli Agorası’nda Magenta Dörtlüsü’nü ağırlamanız ya da geçen yıl Bretagne Ulusal Koreografi Merkezi ile gerçekleştirilen Hip-Hop dans projesi buna örnek teşkil etmektedir. Hiç kuşkusuz siz, Efes, Agora veya Bergama gibi prestijli antik kentleri (üstelik biraz da adrenalin eşliğinde!) unutulmaz konserler için tahsis edebilen burada tek kişisiniz. Yine siz, İzmir’de Ray Charles, Elton John, Cesaria Evoria gibi sanatçıları ya da Maurice Béjart gibi dünyanın en büyük bale topluluklarını ağırlamış olma ayrıcalığına sahip tek kişisiniz ve kariyeriniz son derece etkileyicidir. Bu vesileyle, şahsım ve İstanbul Başkonsolosluğumuz ile Fransız Enstitüsü adına, İzmir ile ülkemiz arasındaki bağa gösterdiğiniz bağlılık ve bu bağın güçlenmesine yaptığınız katkılar için size minnet ve şükranlarımı sunmak isterim” diye konuştu.

40 YILLIK BİR KARİYERİ KUTLUYORUZ
Büyükelçi İsabelle Dumont, sözlerini şöyle noktaladı: “Bu akşam sizlerle birlikte, yaklaşık 40 yıllık bir kariyeri kutluyoruz. Türkiye’de dans dünyasına adanmış sanatsal katkılarınızla dolu 40 yıl. Aynı zamanda IKSEV’in varlığıyla dolu 40 yıl. Henüz sona ermemiş olan bu uzun yolculuk boyunca, doğal olarak İzmir’in, hatta Türkiye’nin de sınırlarını aşan bir şöhret kazandınız. 2014 yılından beri Başkan Yardımcısı olduğunuz Avrupa Festivaller Birliği’nin yönetim kurulunda görev almaktasınız. Kültürel diyaloğa yaptığınız katkılar, birçok prestijli uluslararası ödülle takdir edilmiştir ve Fransız hükümeti de şimdi bu katkınızı doğal olarak takdir etmektedir. Bugün, sanat ve edebiyata yaptığınız katkıyı ödüllendiren bu nişan ile, varlıkları ve eylemleri ile iki ülkeyi bir araya getiren bağa katkıda bulunan tüm Fransızlar ve Türklerden oluşan « Fransa’nın Türkiye’deki ailesi » olarak adlandırılan topluluğa katılıyorsunuz. Bununla gurur duyuyorum ve Fransa Büyükelçiliği adına, size içten tebriklerimi ve kariyerinizin geri kalanı için en iyi dileklerimi sunuyorum. Eczacıbaşı Sarper, Kültür Bakanı adına sizi Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı ile taltif ediyoruz.” 

Edebiyat Şövalyesi Nişanı’nın Büyükelçi İsabelle Dumont tarafından takılmasının ardından konuşan Filiz Eczacıbaşı Sarper ise iki ülkenin yüzyıllara dayanan dostluğunun kültür ve sanatla taçlandırıldığı bugün burada bulunmaktan gurur duyduğunu ifade ederek şöyle söyledi: “1530’lu yıllarda Kanuni Sultan Süleyman ve I. Francios ile başlayan dostluk, yalnızca diplomatik bir yakınlık değil; müzikten edebiyata, mimariden sahne sanatlarına uzanan güçlü bir kültürel etkileşim yaratmıştır.

Bugün Fransa ve Türkiye, kültür ve sanat alanında önemli bir işbirliği içindedir.İKSEV ve Fransız Kültür Merkezi bu geleneği yıllardır sürdüren, güçlü ve verimli bir iş birliğinin somut temsilcileridir. Düzenlenen festivaller, atölye çalışmaları, konserler ve genç kuşak sanatçıların bir araya geldiği projeler, iki ülkenin yaratıcılığının bütünleştiğinin en açık göstergesidir. Fransa Cumhuriyeti’nin takdir ettiği bu nişanı onur ve gururla alıyorum. Bu nişanın kişisel bir takdirin ötesinde olduğunun bilincindeyim. Bu nişan iki ülkenin geçmişten bugüne taşıdığı dostluğun, kültür ve sanatın birleştirici gücünün sembolüdür. Bu nişan, kültür ve sanat adına yürüttüğümüz ortak çabaların simgesidir. Bu onuru geçmişimizin zenginliğine ve geleceğimizin ortak hayallerine duyduğum saygının nişanı olarak taşıyacağım.”
Gece ikramlar eşliğinde sürdü.

Fotoğraf Galerisi
YORUM YAZ
Diğer Haberler

“İzmir’e ve Alsancak’a emek verenler” ödüllendirildi

İhracat şampiyonları ödüllendirildi

Atek Holding’den İzmir’de iftar buluşması

3. İmza Küçük Kulüp üyelerine

2025 ihracatının yıldızları ödüllerine kavuştu

Hastane yararına imzaladı

2022-09-24-1664012764330-banner.jpg