Yazı Boyutu:
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü 4. Sınıf ve lisansüstü öğrencileri, 1. Yarıyılda hazırladıkları Kusurluluk temalı projeyi İnciraltı Sağlık Yerleşkesinde sergiledi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunun (SHMYO) Çarşamba Etkinlikleri kapsamında ev sahipliği yaptığı sergi, DEÜ Tıp Fakültesi Dekanlık Binası 4. kat fuayede açıldı. Açılış töreninde Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün, birbirinden ilginç tasarımları beğeniyle izledi, gençleri ve bölüm hocalarını kutladı. Öğrenciler, Prof. Dr. Füzüne bu eserler ile vermek istedikleri mesajları özetledi.
SHMYO Müdürü Prof. Dr. Orhan Mağden, sanatçıların bir toplumun güneş parçaları olduğunu belirterek, Güneş parçaları olmayan toplum karanlıkta kalır. Seramik sanatı 8 bin yıl önce Anadolu topraklarında gelişmiştir. Biz, 8 bin yıllık tarihin seramik sanatının çizgileri içerisinde günümüze taşındığını görüyoruz. Öğrencilerimizi kutluyorum dedi.
GSF Dekanı Prof. Halil Yoleri, Üniversitemizin kuruluşunun 30. yılında böyle anlamlı bir sergi açmaktan mutluyuz. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Türkiyenin en iyi sanat eğitimi veren okuludur. Bizlere kapılarını açan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda ve Orhan Hocamıza teşekkür ediyoruz. Sağlık ve Sanat Yerleşkesinde bu birlikteliğin güçlenerek devam edeceğine inanıyorum dedi. Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü Başkanı Prof. Sevim Çizer de, İnsanların bir düşünceye nasıl farklı farklı bakabildiğini ortaya koyan bir sergi bu. Gelenekselleşeceğini düşünüyorum diye konuştu.

DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Candanın zorunlu bir programı nedeniyle katılamadığı törende Tıp Fakültesi Dekanı Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Tuncel, birbirinden güzel eserleri dekanlık binasında sergilemekten onur duyduklarını, Dekan Candanın da çalışmaları sergi öncesinde keyifle izleyip çok beğendiğini belirtti.
Yrd. Doç. Temel Köseler, Kusurluluk kavramından yola çıkılarak hazırlanan proje hakkında şu bilgiyi verdi: Tüm dünyada insanları kusursuzluğa iten bir anlayış var. Acaba kusurlu dediğimiz şeyler ne kadar kusurludur ? Ya da kusursuz dediklerimiz ne kadar kusursuzdur veya kusurlular mı? Arkadaşlarımız bunu inceledi. Aslında kusurlu dediğimiz şeylerin, bir dönem önce kusursuz olduklarını gördüler. Bu anafikrin sonunda bu eserler ortaya çıktı. Yapılan işlerin sanat eseri olması için izleyicisine ulaşması gerekiyor. Artık öğrencilerimizin yaptığı bu çalışmalar da birer sanat eseri oldu.










