Yazı Boyutu:
İzmirin ceza profesörleri Gediz Üniversitesinde buluştu. Ceza kanunlarındaki değişiklikleri hakimlerin bile takip edip anlamakta zorlandığına dikkat çekildi, Ya vatandaş nasıl anlayacak denildi. Cezaevi açmanın ve yeni cezalar getirmenin suçlulukla mücadelede çözüm olmadığının da altı çizildi
Türkiye Avrupa Genç Hukukçular Derneği (ELSA), Gediz Üniversitesi Hukuk Kulübü işbirliğiyle İzmirin ceza profesörlerini buluşturdu. İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaşın başkanlığındaki oturumda, Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem ile Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Özer Özbek konuşmacı olarak katıldı. Gediz Üniversitesinin ev sahipliğini üstlendiği toplantıda ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukukundaki güncel gelişmeler ele alındı, İzmirde hukuk eğitimi gören ELSA üyesi çok sayıda öğrenci takip etti.
Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, suçlulukla mücadeleye sadece ceza ve infaz açısından bakmanın çözümden uzak olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Erdem, son yıllarda açılanlara rağmen cezaevlerinin tıklım tıklım dolduğunu, bunun başarı olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi, şunları söyledi: Biz sürekli yeni cezaevleri açıp hepsini doldururken, İsveç kapasitenin altındaki doluluk nedeniyle bazı cezaevlerini kapatıyor. Suçlukla mücadelede hangisi başarı diye üzerinde durup düşünmeliyiz. Bu mücadelede ceza hukuku son çare olarak görülmeli. Yasa koyucular ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler yaparken, sınırsız hak ve yetkiye sahip olmadıklarını unutmamalı. Bu düzenlemeler gerçekleştirilirken hangi amaca hizmet edildiği de iyi bilinmeli.
Amacımız üzüm yemek
Prof. Dr. Veli Özer Özbek de ceza hukukunun ülkemizde hiçbir zaman özgürlüklere doğru değil, hep güvenliğe doğru gittiğini vurguladı. Ülkemizde neden en çok ceza kanunları değişiyor diye soran Prof. Dr. Özbek sözlerine şöyle devam etti: Bu değişiklikleri anlamakta ve takip etmekte hakimler bile zorlanıyor. Hukukçular yetişemezken, vatandaş nasıl anlayıp da hayatını buna göre şekillendirecek? Yasa yapma tekniğinin gözden geçirilmesi, ceza kanunlarının belirgin olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu söylerken amacımızın üzüm yemek olduğunu da özellikle belirtmek istiyorum. Tek gücü düşüncesi olan, fikirlerinden güç alan bir hukukçu olarak bunları ifade ediyorum ve düşüncenin bittiği yerde şiddetin başlayacağına, şiddetin de demokrasiyi ortadan kaldıracağına inanıyorum.
Türkiye Avrupa Genç Hukukçular Derneği (ELSA), Gediz Üniversitesi Hukuk Kulübü işbirliğiyle İzmirin ceza profesörlerini buluşturdu. İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaşın başkanlığındaki oturumda, Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem ile Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Özer Özbek konuşmacı olarak katıldı. Gediz Üniversitesinin ev sahipliğini üstlendiği toplantıda ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukukundaki güncel gelişmeler ele alındı, İzmirde hukuk eğitimi gören ELSA üyesi çok sayıda öğrenci takip etti.
Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, suçlulukla mücadeleye sadece ceza ve infaz açısından bakmanın çözümden uzak olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Erdem, son yıllarda açılanlara rağmen cezaevlerinin tıklım tıklım dolduğunu, bunun başarı olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi, şunları söyledi: Biz sürekli yeni cezaevleri açıp hepsini doldururken, İsveç kapasitenin altındaki doluluk nedeniyle bazı cezaevlerini kapatıyor. Suçlukla mücadelede hangisi başarı diye üzerinde durup düşünmeliyiz. Bu mücadelede ceza hukuku son çare olarak görülmeli. Yasa koyucular ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler yaparken, sınırsız hak ve yetkiye sahip olmadıklarını unutmamalı. Bu düzenlemeler gerçekleştirilirken hangi amaca hizmet edildiği de iyi bilinmeli.
Amacımız üzüm yemek
Prof. Dr. Veli Özer Özbek de ceza hukukunun ülkemizde hiçbir zaman özgürlüklere doğru değil, hep güvenliğe doğru gittiğini vurguladı. Ülkemizde neden en çok ceza kanunları değişiyor diye soran Prof. Dr. Özbek sözlerine şöyle devam etti: Bu değişiklikleri anlamakta ve takip etmekte hakimler bile zorlanıyor. Hukukçular yetişemezken, vatandaş nasıl anlayıp da hayatını buna göre şekillendirecek? Yasa yapma tekniğinin gözden geçirilmesi, ceza kanunlarının belirgin olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu söylerken amacımızın üzüm yemek olduğunu da özellikle belirtmek istiyorum. Tek gücü düşüncesi olan, fikirlerinden güç alan bir hukukçu olarak bunları ifade ediyorum ve düşüncenin bittiği yerde şiddetin başlayacağına, şiddetin de demokrasiyi ortadan kaldıracağına inanıyorum.
Prof. Dr. Timur Demirbaş ise gelecekten ümitli olduğuna değindi, Üniversitelerimizde yetişen genç hukukçu adaylarının, yakın gelecekte göreve geldiklerinde bu aksaklıkları düzelteceklerinden hiç şüphem yok. Hukuk sistemine olan inancımızı asla kaybetmemeliyiz dedi.










