Yazı Boyutu:
İzmirin konut markası Ege-Koop, İzmir dışında ilk büyük projesini başkent Ankarada hayata geçiriyor. Ankara Etimesgutda, Çankaya Üniversitesi Kampüsü ve Eskişehir Yoluna iki kilometre mesafede toplam 80 bin metrekarelik inşaat alanında hayat bulacak 640 konutluk Ege-Koop Smyrna Evlerinin daha proje aşamasında büyük yankı uyandırdığını belirten Genel Başkan Hüseyin Aslan, Temeli Mayıs sonunda atmayı planlıyoruz ama ilk üyelerimizi kaydetmeye başladık bile. İzmiri yönetenlerin kıskançlığı ve vefasızlığını hak etmedik, Ankara ise çok farklı. Dış kaynaklı bir kredi kullanma noktasında da son aşamaya gelmiş durumdayız dedi.
Aslan, Ege-Koop Smyrna Evleri projesini yerel ve ulusal medyanın üst düzey temsilcileri ile paylaştı. Konuşmasına gecekondulaşmanın, kaçak yapılaşmanın çığ gibi büyüdüğü, plansız kentleşmenin hayatı çekilmez hale getirdiği ve insanca yaşanabilecek bir ev sahibi olabilmenin hayalden öteye geçemediği İzmirde on iki farklı projeden bahsederek başlayan Aslan, 5 milyon metrekarelik bir alanda 30 bin konut ürettiklerini, 150 bin insanı ev sahibi yaptıklarını anlattı.
BU KISKANÇLIĞI VE VEFASIZLIĞI HAKETMEDİK
56 milyon dolar dış kaynak, 131 milyon dolar kredi ve toplamda 1 milyar 870 milyon dolarlık yatırımla İzmir ekonomisine hayat verdiklerini vurgulayan Aslan, Buna karşın maalesef 30 yıldır dürüst iş yapmanın, konut sektöründe dengeyi ve fiyat istikrarını sağlamanın, dar gelirlileri, evsizleri ev sahibi yapmanın bedelini ödüyoruz. Belki takdir beklemek iyimserlik olabilir ancak; bedel ödememeyi istemek ise bizim en doğal hakkımız olmalıdır. İzmiri yönetenlerin ilgisizliği, kıskançlığı, kısır değerlendirmeleri bugün Ege-Koopu hak etmediği bir olumsuz tabloyla karşı karşıya bırakmıştır dedi.
MESLEK GRUPLARINA TOPLU BLOK BAZINDA ÜYE KAYITLARINA BAŞLADIK
Bu vefasızlığı yıllar önce gördükleri için anatüzükte değişiklik yapğtıklarını ve Türkiyeye açılma kararı aldıklarını kaydeden Aslan, Bizi pek ciddiye almayanlara, inanmayanlara ve bizi hayalcilikle suçlayanlara büyük dev bir projeyle cevap vererek, 50, 100 değil tam 640 konutluk SMYRNA Evleri ile cevap veriyoruz. Çankaya Üniversitesi Kampüsüne 2 km, Başkent Üniversitesine 11 km yakınlıkta, TOKİ Yapracık konutlarına da 1 km uzaklıkta yeralan Smyrna Evlerini 7-15-17 kat olarak planladık. Ortak kullanım alanları dahil 239-342 m2 arası 4+1 daireler ve 4+1 dubleksler ile 177-193 m2 arası 3+1 daireler mevcut. Temeli mayıs ayında planlıyoruz ancak daha şimdiden üye kayıtlarına başladık bile. İzmirde görmediğimiz ilgi ve desteği Ankarada fazlasıyla görüyoruz. Ayrıca proje için çok uygun koşullarda dış kaynaklı kredi görüşmelerimiz de son aşamaya gelmiş durumda. Bu kredi imkanını İzmir için de değerlendirmeyi amaçlıyoruz diye konuştu.
KENTSEL DEĞER BÜYÜK FİRMALARA PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞTİR
İzmirin imarsız-plansız kentleşmeye, gecekondulaşmaya, kaçak yapılaşmaya terk edilmiş özellikle Menderes, Kemalpaşa, Menemen ve Seferihisar akslarının kentleşme açısından başı boş bırakılmış olduğunu da dile getiren Aslan, sözlerini şöyle noktaladı: Belediyeler bir metrekare dahi arsa üretmemiş, bu yetmezmiş gibi haksız rekabet ortamı oluşturmuş, İzmirlileri İstanbuldan, Ankaradan gelen büyük firmaların insafına terk etmiştir. Kentsel değer artışı halka değil büyük firmalara, rantiyecilere adeta peşkeş çekilmiştir. Kentsel dönüşümde belediyeler, yasal görevlerini yapmamış, konut kooperatiflerine öncü olmamış, belirsizlik, kafa karışıklığı ve fırsatçılık adeta teşvik edilmiş, dönüşüm adına gökdelenler inşa edilmiş, kentsel dönüşüm bugün için İzmirde fiyasko sözcüğüyle anılır olmuştur.
Aslan, Ege-Koop Smyrna Evleri projesini yerel ve ulusal medyanın üst düzey temsilcileri ile paylaştı. Konuşmasına gecekondulaşmanın, kaçak yapılaşmanın çığ gibi büyüdüğü, plansız kentleşmenin hayatı çekilmez hale getirdiği ve insanca yaşanabilecek bir ev sahibi olabilmenin hayalden öteye geçemediği İzmirde on iki farklı projeden bahsederek başlayan Aslan, 5 milyon metrekarelik bir alanda 30 bin konut ürettiklerini, 150 bin insanı ev sahibi yaptıklarını anlattı.
BU KISKANÇLIĞI VE VEFASIZLIĞI HAKETMEDİK
56 milyon dolar dış kaynak, 131 milyon dolar kredi ve toplamda 1 milyar 870 milyon dolarlık yatırımla İzmir ekonomisine hayat verdiklerini vurgulayan Aslan, Buna karşın maalesef 30 yıldır dürüst iş yapmanın, konut sektöründe dengeyi ve fiyat istikrarını sağlamanın, dar gelirlileri, evsizleri ev sahibi yapmanın bedelini ödüyoruz. Belki takdir beklemek iyimserlik olabilir ancak; bedel ödememeyi istemek ise bizim en doğal hakkımız olmalıdır. İzmiri yönetenlerin ilgisizliği, kıskançlığı, kısır değerlendirmeleri bugün Ege-Koopu hak etmediği bir olumsuz tabloyla karşı karşıya bırakmıştır dedi.
MESLEK GRUPLARINA TOPLU BLOK BAZINDA ÜYE KAYITLARINA BAŞLADIK
Bu vefasızlığı yıllar önce gördükleri için anatüzükte değişiklik yapğtıklarını ve Türkiyeye açılma kararı aldıklarını kaydeden Aslan, Bizi pek ciddiye almayanlara, inanmayanlara ve bizi hayalcilikle suçlayanlara büyük dev bir projeyle cevap vererek, 50, 100 değil tam 640 konutluk SMYRNA Evleri ile cevap veriyoruz. Çankaya Üniversitesi Kampüsüne 2 km, Başkent Üniversitesine 11 km yakınlıkta, TOKİ Yapracık konutlarına da 1 km uzaklıkta yeralan Smyrna Evlerini 7-15-17 kat olarak planladık. Ortak kullanım alanları dahil 239-342 m2 arası 4+1 daireler ve 4+1 dubleksler ile 177-193 m2 arası 3+1 daireler mevcut. Temeli mayıs ayında planlıyoruz ancak daha şimdiden üye kayıtlarına başladık bile. İzmirde görmediğimiz ilgi ve desteği Ankarada fazlasıyla görüyoruz. Ayrıca proje için çok uygun koşullarda dış kaynaklı kredi görüşmelerimiz de son aşamaya gelmiş durumda. Bu kredi imkanını İzmir için de değerlendirmeyi amaçlıyoruz diye konuştu.
KENTSEL DEĞER BÜYÜK FİRMALARA PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞTİR
İzmirin imarsız-plansız kentleşmeye, gecekondulaşmaya, kaçak yapılaşmaya terk edilmiş özellikle Menderes, Kemalpaşa, Menemen ve Seferihisar akslarının kentleşme açısından başı boş bırakılmış olduğunu da dile getiren Aslan, sözlerini şöyle noktaladı: Belediyeler bir metrekare dahi arsa üretmemiş, bu yetmezmiş gibi haksız rekabet ortamı oluşturmuş, İzmirlileri İstanbuldan, Ankaradan gelen büyük firmaların insafına terk etmiştir. Kentsel değer artışı halka değil büyük firmalara, rantiyecilere adeta peşkeş çekilmiştir. Kentsel dönüşümde belediyeler, yasal görevlerini yapmamış, konut kooperatiflerine öncü olmamış, belirsizlik, kafa karışıklığı ve fırsatçılık adeta teşvik edilmiş, dönüşüm adına gökdelenler inşa edilmiş, kentsel dönüşüm bugün için İzmirde fiyasko sözcüğüyle anılır olmuştur.










