İzmir İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci ve beraberindeki encümen üyeleri, İzmir Gazeteciler Cemiyetinde müfettişlerce yapılan incelemenin kamuoyuna yansımasının ardından destek ziyaretinde bulundu.
İzmir Gazeteciler Cemiyetinin yürüttüğü mücadelede yanında oldukları mesajını veren İzmir İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci, Türkiyede ileri demokrasi adı altında bütün yurtseverlere ağır bir baskı uygulanıyor. Bunun son örneklerinden biri de İzmir Gazeteciler Cemiyetinde İçişleri Bakanlığı müfettişlerince gerçekleştirilen denetimlerdir. Toplumun her kesimine ayrı ayrı baskı var ama kalemini satmayan, kalemini kiraya vermeyen gazetecilere daha büyük bir baskı var dedi.
Mevcut iktidarın Cumhuriyetin bütün değerlerine savaş açtığını savunan Değirmenci, bu iktidardan kurtulmak için demokratik yollardan hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Değirmenci, şöyle konuştu:
HEPBİRLİKTE MÜCADELE
Bir taraftan zamlar, bir taraftan bütün yurtseverler üzerindeki baskılar, diğer taraftan terördeki son tırmanış bu iktidarın ülkeyi getirdiği noktayı göstermesi açısından da önemli. İktidara mensup olmayan bütün belediyelere müfettişler gidiyor. İktidara yakın olmayan bütün sivil toplum örgütlerine baskı uygulanıyor. Ama iktidar yanlısı olan hiçbir kuruluşa bu teftişler yapılmıyor. Bu da iktidarın yanlılığını göstermesi açısından önemli. Yapılan baskıları paylaşmak ve yanınızda olduğumuzu göstermek açısından buradayız.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Şehit haberleri ile uyanmanın ağır üzüntüsü içindeyiz. Türkiyenin bölünmez bütünlüğü içinde herkesin kardeşçe yaşayacağı güçlü bir Türkiye hedefindeyiz dedi.
65 YILLIK TARİHİNDE İLK
Basın ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede demokrasiden de söz edilemeyeceğini vurgulayan Başkan Sertel, Gazetecilerin basın ve ifade özgürlüğü noktasında özgür olmadığı bir ülkede demokrasiden de söz edilemeyeceğini biliyoruz. Hangi dünya düşüncesini taşırsa taşısın, hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, olmasın bizim için hiç fark etmiyor. Eğer yazdıklarından, söylediklerinden ötürü insanlar, gazeteciler tutuklanıyorsa o ülkede demokrasiden asla söz edilemez diye konuştu.
Sertel, 65 Yıllık cemiyet tarihinde ilk defa İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince denetlendiklerinin altını çizerek, Denetlenmemiz anlamında bir sıkıntımız yok. Bütün evraklarımıza baktılar, yapılan harcamaları incelediler. Geldikleri noktada İzmirde oturmayan bazı üyelerimizin üyeliklerinin düşürülmesi gerektiğini söylediler. Bu üyelikleri düşürmediğimiz ve sosyal yardımlarda bulunduğumuz için ceza bile kestiler dedi. Başkan
BÜTÜNLÜK İÇİNDEYİZ
Denetlendikleri için herhangi bir kaygı duymadıklarını belirten Atilla Sertel, şöyle devam etti: Ama 65 yıllık cemiyet tarihinde ilk kez İçişleri Bakanlığı müfettişleri cemiyeti denetlemek gereği duydularsa durup düşünürüm. Demek ki bu şans bize nasip oldu derim. Denetlemeden sonra onların bulamadığı, suçlayamadığı gerçek bir aklanma süreci yaşadık. Denetlesinler, ama bizim ne diyeceğimizi, ne yapmamız gerektiği noktasında bir ayar, ya da üzerine gelme gibi bir şey düşünüyorlarsa da çok büyük bir yanılgı içine girerler. Bu durum daha büyük bir direnmeyi, birleşmeyi, bütünleşmeyi beraberinde getirir.
Biz İzmir Gazeteciler Cemiyetinin üyeleri olarak bir bütünlük içindeyiz. Kimseyi siyasi düşüncelerinden dolayı dışlamayan bir anlayıştayız. O açıdan da kimse bizi ayar etmeye, nasıl davranmamız gerektiğine, nerede düşüncelerimizi açıklamamız gerektiğine ilişkin akıl öğretmesin. Bize doğru yapıp yapmadığımızı söyleyecek tek merci vardır; o da İzmir Gazeteciler Cemiyeti Genel Kuruludur.










