Yazı Boyutu:
Ege Bilim ve Sanat Platformu ile Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezinin 1-5 Ekim 2012 tarihleri arasında Dünya Kuş Gözlem Günü kapsamında düzenlediği İzmirin Kuşları konulu karma sergi açıldı. Çoğunluğunu Ege Üniversiteli akademisyenlerin oluşturduğu platformun düzenlediği sergide; resim, seramik, heykel ve fotoğraf türlerinde eserler yeraldı.
Serginin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz kuşlarla tanışmamızın hayatımızın ilk dönemlerine denk geldiğini belirterek kuşların yaşamımızdaki önemi üzerinde durdu. Prof. Dr. Yılmaz, Hepimizin içinden kuşlar kadar özgür olabilmek geçmiştir. Günlük yaşamımızın içinde kuşlar daima vardır. Sabahları kuş kadar hafif uyanmak istemişizdir diyerek kuşların günlük hayatımızdaki yerinden bahsetti. Türkiyede 468 kuş türü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, Bu kuşların 115 tanesi A sınıfı korumaya alınmıştır. Yani nesilleri tükenmek üzeredir. 50-60 kadar tür de korunmaya ihtiyaç duymaktadır dedi. Günün anlamını birlikte yaşamak zorunda olunan doğayı daha iyi korumak ve insanlığa güzelliklerle cevap vermesini sağlamak olarak özetleyen Prof. Dr. Yılmaz, bunu sağlamanın bir vatandaşlık görevi olduğunu söyledi. Konuşmasının ardından Prof. Dr. Mehmet Sıkı, Prof. Dr. Candeğer Yılmaza çiçek ve plaket takdim etti.
SEVGİ TOPLUMU
Açılışta konuşan Yrd. Doç. Dr. Eren Akçiçek insan hayatında bilimin çok önemli bir yeri olduğunu belirterek 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk bilim cumhuriyeti kurdu. Ama bilimin dışında sevgi toplumu olabilmekte oldukça önem arz etmektedir. İnsan enerjisini sevgiyle birleştirip üniversite ile bağlantıyı koparmadan etkinlikler düzenliyoruz. Geçmişteki değerlerimizi muhafaza edebilmek için işin kültür kısmı araya girmiştir. Sanata verdiği değerden dolayı Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaza çok teşekkür ediyorum diye konuştu.
Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tanju Kaya ise konuşmasında İzmir kuş cenneti ve Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müzesini tanıttı. Prof. Dr. Kaya, Tabiat Tarihi Müzeleri toplumların gelişmesinde son derece önemli bir yere sahiptir. Bilimsel ve kültürel ortamlardır. Tabiat Tarihi Müzelerinin sayısı toplumların gelişmişlik dereceleri ile örtüşmektedir. Türkiye sahip olduğu kavşak konumu nedeniyle Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki memeli, omurgalı ve kuşların göçüne sahne olmuş önemli bir merkezdir. Türkiyedeki bu biyolojik zenginliklerinin farkında olan Ege Üniversitesi Türkiyede ilk defa 1963 yılında Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müzesini açmıştır diye konuştu.
TÜKENEN KUŞ TÜRLERİ
Merkezin Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıkı ise konuşmasına insanların ilk çağdaki toplayıcılık yaptığı dönemlerden örnekler vererek başladı. Avcılık ve toplayıcılık dönemlerinde kuşların hem etlerinden hem de yumurtalarından yararlandıklarını söyleyen Prof. Dr. Sıkı, Günümüzde de bu davranışlarını sürdürmeye devam etmekte olan insanoğlu bunu abartmış ve bazı kuşların dünya üzerindeki soyunun tükenmesine sebep olmuştur. Eponymous kuşu ve Dodo kuşunun soyu tükenmiştir. Artık yoklar diyerek insanoğlunun tükenen kuş soyu üzerindeki etkisinin üzerinde durdu. Prof. Dr. Sıkı, Kuş-uçak çarpışmalarında milyonlarca dolar maddi zararın yanında pilotlarında ölmesine sebep olan hava alanlarında tehlike yaratan kuşların ürkütülmesinde doğal atmaca ve şahinlerden yararlanılmaktadır. Araştırmak için bile havaalanlarına bizleri sokmuyorlar. Eğer bizi sokmuyorlarsa bu tür sorunlar çözülemez dedi.
Dr. Ortaç Onmuş konuşmasında Türkiyedeki kuş türleri ve İzmir Kuş cenneti hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından şiir paylaşımları ve kuş şarkıları konseri dinleyicilerle buluştu. Programın ardından Yusuf Vardar Mötbe- Kültür Merkezi Sergi Salonunda doğa severler için düzenlenmiş olan kuş resimlerinden oluşan sergi açılışı yapıldı. Sergi 5 Ekime kadar gezilebilecek.İZMİR(Ege Ajans/ Çisem Erkaya Ali Bayat- Pelin Güngör)










