Derya Öztürk, anaokulu arayışı içinde olan ailelerin, okuldaarayacakları kriterlerin, güvenlik, kaliteli eğitim, bilgili öğretmenler,yedirilen gıdalar, gün içerisinde uygulanan programın niteliği olmasıgerektiğini bildirdi.
Ekonomik koşulların da önemi olduğunu vurgulayan Öztürk,kaliteli eğitim anlayışına sahip hiçbir okulun fiyat pazarlığı yapmayacağınıbelirterek, Okul seçiminde önceliklefiyat bazlı bir araştırma içerisindeysek, kesinlikle anneanne, babaanneve ya bakıcıların çocuğumuza bakması en hayırlısıdır. Kurumsal okullarınbelli standartları vardır. Tek bir merkez kontrolünde çalışan okullargüvenilirliği tam, denetlenme sistemi sıkı okullardır. Kaliteli eğitimanlayışına sahip hiç bir okul fiyat pazarlığı yapmaz diye konuştu.
Çocukların, düşünülenin aksine 24 aydan itibaren anaokulunagidebileceğini ifade eden Pedagog Derya Öztürk, şöyle dedi:
Okullar, oryantasyon döneminden sonra çocukları okulabaşlatmalıdırlar. İlk gün kapıdan ağlayarak alınan çocuğun güven duygusu ciddibir zarar görür. Annesine bağlı olduğu dönemde kaygısı artan çocukta okulfobisi oluşur ve bu önemli bir psikolojik düğümdür.
Bu yaş grubu için bir okul düşünüldüğünde eğerhalen kazanılmamış bir tuvalet alışkanlığı varsa okula alışma döneminden sonrakazandırılması daha uygun olur. Okula alışma süreci, her ne kadar sosyal deolsa çocuk için zor bir süreçtir.
36 aylık bir çocuk, kesinlikle okul çağına gelmiştir. Bukonuda korumacılık yapmak, çocuğu okula başlatmamak, aile büyükleri ya dabakıcıdan destek almak, çocuğunuza yapacağınız en büyük kötülüktür.
Bu dönemde çocuklar öğrenmeye en açık olduklarıdönemdedir. Dil becerileri, sosyal zekaları çok hızlı gelişir. Yaratıcılığı,özgünlüğü desteklenen çocuklar özgüvenli, kendine inanan, yaratıcı çocuklarolarak hayata hazırlanırlar. Kişilik gelişiminin okul öncesi dönemde oluştuğuunutulmamalıdır. Okul öncesi dönemde iyi bir eğitim almış çocuk, ilkokuldöneminde hiç bir sorun yaşamaz.










