Yazı Boyutu:
KKTC 30 yaşında
KKTCnin kuruluşunun 30ncu yıldönümü KTC İzmir KonsolosuUğur Umarın Wyndham İzmir Özdilekte verilen resepsiyonla kutlandı.
Resepsiyona Ege Ordu Komutanı Abdullah Atay, İzmir Vali Yardımcısı İbrahimBallı, Bölge İstinaf MahkemeleriBaş savcısı Celal Kocabaş başta olmak üzere Türk ve yabancı uyruklubazı subaylar ile İzmirde yaşayan çok sayıda KKTC vatandaşı iledavetliler katıldı. Kıbrısa özgünmüzikler eşliğinde konuklara çeşitli ikramlarda bulunulduğu gecede konuşan KKTC İzmir Konsolosu Uğur Umar, Kıbrısmücadelesinin unutulmaz ismi Dr. Fazıl Küçükü, Kurucu Cumhurbaşkanı RaufDenktaşı, şehitleri rahmetle, gazileriminnetle anarak başladığı konuşmasında Ne mutlu bize ki geleceğimize Türkiyeile birlikte umutla bakıyoruz. Osmanlı imparatorluğunun 1571 yılında Kıbrıs AdasınınFethi ile Kıbrısa yerleşen sizlerin soydaşlarıyız. 1878 yılında adanın İngilizKrallığına kiralandıktan sonra Türk Bayrağının indirilişini ağlayarakseyredenlerin torunlarıyız. Bizler 1955,1963, 1964, 1967 ve 1974 yıllarında sistemik olarak başlatılan soykırımkaraşısında 7den 70e canıyla, tırnağıyla, inançla, cesaretle, yaşammücadelesi veren ve anavatan sevgisiyle hayata tutunan Kıbrıslı Türkleriz. Ve bizler 1974 yılının Temmuz ayında kurucucumhurbaşkanımızın anavatan Türkiyeye, biraz da sitemle, artık cephanemiztükenmek üzere, eğer gelemeyecekseniz söyleyin. Son kurşunları kendimize saklayalım. Vatansağolsun diyen o neslin çocuklarıyız. Ve, bugün 30uncu kuruluş yıldönümünü gururlakutladığımız, üzerinde şanlı bayrağımızın dalgalandığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiise, yıllardır verilen varoluş mücadelemizin eseri, özgürlüğümüzün simgesi,varlığımızın teminatıdır dedi.
Uzun zamandır BM himayesinde sürdürülen görüşme süreci artıkkritik bir aşamaya geldiğini ve KKTCtemsilcilerinin, gerekse anavatandaki bütün makamların her fırsatta belirttiğiüzere adada kapsamlı bir çözüme ulaşılması hususunda her zaman adım atmalarınakarşın karşı tarafın aynı samimiyetle cevap vermediğini belirterek, Zürih ve Londra anlaşmalarından kaynaklanan Türkiyeningarantörlüğünün devamını istiyoruz. Çünkü bizler ABnin güvenlik konusundakisözlerine de, halen adada bulunan BM barış gücüne de güvenmiyoruz. Avrupa Birliğine güvenmiyoruz, çünkü 2004 AnnanPlanı referandumundan sonra verdiği hiçbir sözü yerine getirmemiştir. Verdiğisözleri yerine getirmemesinin yanında tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetiminide Avrupa Birliğine tam üye yaparak bu güvensizliği daha da pekiştirmiştir. Güvenlik Konseyinin 186 sayılı kararıyla1964 yılının 27 Martında adada konuşlanan, BM Barış Gücüne de güvenmiyoruz. Çünkü,Baf Kasabasına bağlı Esentepe köyündeyiz. Her taraf yanıyor. Şehitler vermişiz, cephanemiz bitmiş, Rum MilliMuhafız Ordusuna bağlı kendini bilmezler tüm köylüyü meydanda toplayarakönümüze makineli tüfek koydular. Hani nerede barış gücü askeri? Nerede BM? Bizi oradaki konumumuzdan kurtaran bir günönce, yani 20 Temmuz mutlu barış harekâtında adanın kuzeyine ayak basanmehmetçiğin varlığının korkusu ve Türk jetlerinin gökyüzünü yararcasınaüzerimizden geçmesi olmuştur. O uçakların gürültüsü ve mehmetçiğin adaya ayakbastığının güneyde de duyulması, bizim ikinci hayatımıza başlamamıza vesileoldu diye konuştu.
Umar,sözlerini şöyle tamamladı: Yakın bir geçmişte Kosova ve Saraybosnada yaşananacılar, hiç kuşkususuz 1974 ve öncesinde Kıbrısta yaşanan acı tecrübeleripekiştirmiş ve bu konudaki endişelerimizin yersiz olmadığını göstermiştir. İştebiz o yüzden 1571den beridir anavatanımızla var olan ve hiç bir zaman kopmayanbağlarımızı ancak daha da güçlendiririz. Günümüz koşullarında bu bağımızıngüçlendirilmesine en güzelörnek de hiç şüphesiz, 2014 yılının ilk yarısında tümhızıyla çalışmaları süren Türkiyeden Kuzey Kıbrısa asrın rüyası diye tabiredilen su getirme projesidir. Bu projeyle hem var olan bağlarımız daha dagüçlenecek, hem de ekonomik alanda daha güçlü, daha üretken olacağız. 1968 yılında Beyrutta başlayan Kıbrısgörüşmelerinde artık bilinmeyen, araştırılmayan, irdelenmeyen, konuşulmayan tekbir nokta kalmamıştır biz Rum tarafının, Rum tarafı da bizim ne istediğimiziçok iyi biliyor, bu isteklerin neler olduğunun da birleşmiş milletler çok iyifarkındadır. Eğer karşılıklı olarak bu isteklere iyi niyetle yaklaşılır ve heriki tarafın da endişelerini giderecek şekilde anlayış gösterilirse bir çözümevarmak elbette mümkündür. Fakat eğer bir anlaşma, uzlaşma mümkün görülmüyorsabirleşmiş milletler ve ilgili taraflar artık Kıbrıs Türkünü bir 50 yıl dahamağdur etmekten vazgeçsin. Bizi çaresiz,seçeneksiz sanmasınlar. Türkiye ile birlikte kararlıyız. Türkiye her daim,kıbrıs türk halkının huzur ve refahını arttırmak için, gerek ekonomik, gereksesosyal alanda koşulsuz ve karşılıksız olarak her türlü desteği sağlamakatdır.Yapılan bu destek sayesinde, kıbrıs türkü bugün ve gelecekte de kendi kaderinirahatça tayin edecek durumdadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin arkasında 75milyon soydaşımızın yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti devleti vardır. Biz Kıbrıs Türküde, Ya İstiklal Ya Ölüm diyerek adını altın harflerle dünya tarihine yazan vebu cumhuriyeti kuran o milletin kopmaz parçasıyız.
Umar,sözlerini şöyle tamamladı: Yakın bir geçmişte Kosova ve Saraybosnada yaşananacılar, hiç kuşkususuz 1974 ve öncesinde Kıbrısta yaşanan acı tecrübeleripekiştirmiş ve bu konudaki endişelerimizin yersiz olmadığını göstermiştir. İştebiz o yüzden 1571den beridir anavatanımızla var olan ve hiç bir zaman kopmayanbağlarımızı ancak daha da güçlendiririz. Günümüz koşullarında bu bağımızıngüçlendirilmesine en güzelörnek de hiç şüphesiz, 2014 yılının ilk yarısında tümhızıyla çalışmaları süren Türkiyeden Kuzey Kıbrısa asrın rüyası diye tabiredilen su getirme projesidir. Bu projeyle hem var olan bağlarımız daha dagüçlenecek, hem de ekonomik alanda daha güçlü, daha üretken olacağız. 1968 yılında Beyrutta başlayan Kıbrısgörüşmelerinde artık bilinmeyen, araştırılmayan, irdelenmeyen, konuşulmayan tekbir nokta kalmamıştır biz Rum tarafının, Rum tarafı da bizim ne istediğimiziçok iyi biliyor, bu isteklerin neler olduğunun da birleşmiş milletler çok iyifarkındadır. Eğer karşılıklı olarak bu isteklere iyi niyetle yaklaşılır ve heriki tarafın da endişelerini giderecek şekilde anlayış gösterilirse bir çözümevarmak elbette mümkündür. Fakat eğer bir anlaşma, uzlaşma mümkün görülmüyorsabirleşmiş milletler ve ilgili taraflar artık Kıbrıs Türkünü bir 50 yıl dahamağdur etmekten vazgeçsin. Bizi çaresiz,seçeneksiz sanmasınlar. Türkiye ile birlikte kararlıyız. Türkiye her daim,kıbrıs türk halkının huzur ve refahını arttırmak için, gerek ekonomik, gereksesosyal alanda koşulsuz ve karşılıksız olarak her türlü desteği sağlamakatdır.Yapılan bu destek sayesinde, kıbrıs türkü bugün ve gelecekte de kendi kaderinirahatça tayin edecek durumdadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin arkasında 75milyon soydaşımızın yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti devleti vardır. Biz Kıbrıs Türküde, Ya İstiklal Ya Ölüm diyerek adını altın harflerle dünya tarihine yazan vebu cumhuriyeti kuran o milletin kopmaz parçasıyız.
Uğur- Nihal Umar, Mürvet- Abdullah Atay | İbrahim-Bahar Ballı | Funda Bezircilioğlu |
Şerife Sarımusaoğlu, Zühal Kemal, Ersin Faikzade, ŞengülAkbay, Goston Beckerich | ![]() Bircan Muzaffer Tağıl | Nalan Ülker |
Rıza Elibol,Pamela Tito,Alihan Ergun | Saniye -Safi Urhan | Hacer Gedik,Özge Palamutcu |
Melis Akan | Özcan- Asuman Nardalı Tokuş | Melike-Serkan Uçurlar |
Fadıl Ünal, GüzinOralkan, Ayşe Karadan, Kemal Baysak, Leyla Işık, Serpil Güngör, Feyyaz Sağlam | Haydar Şener, Haydar İskeçeliler, Remzi Erk, OsmanDinçyaşar |
Engin Çır, Kader- Salih Aslan, Yasemin Özkardeş, HolgerHerbst | Mustafa- Elif Nuran Duman, Süreyya Gül- Şenel Yurtsever |
Uğur- Nihal Umar, Mürvet- Abdullah Atay
İbrahim-Bahar Ballı
Funda Bezircilioğlu
Şerife Sarımusaoğlu, Zühal Kemal, Ersin Faikzade, ŞengülAkbay, Goston Beckerich
Nalan Ülker
Rıza Elibol,Pamela Tito,Alihan Ergun
Saniye -Safi Urhan
Hacer Gedik,Özge Palamutcu
Melis Akan
Özcan- Asuman Nardalı Tokuş
Melike-Serkan Uçurlar
Fadıl Ünal, GüzinOralkan, Ayşe Karadan, Kemal Baysak, Leyla Işık, Serpil Güngör, Feyyaz Sağlam
Haydar Şener, Haydar İskeçeliler, Remzi Erk, OsmanDinçyaşar
Engin Çır, Kader- Salih Aslan, Yasemin Özkardeş, HolgerHerbst
Mustafa- Elif Nuran Duman, Süreyya Gül- Şenel Yurtsever









