KKTC 30 yaşında

  • 0
  • 4.477
Yazı Boyutu:

KKTC 30 yaşında KKTC’nin kuruluşunun 30’ncu yıldönümü KTC İzmir KonsolosuUğur Umar’ın Wyndham İzmir Özdilek’te verilen resepsiyonla kutlandı.

Resepsiyona Ege Ordu Komutanı Abdullah Atay, İzmir Vali Yardımcısı İbrahimBallı, Bölge İstinaf MahkemeleriBaş savcısı Celal Kocabaş  başta olmak üzere Türk ve yabancı uyruklubazı subaylar ile İzmir’de yaşayan çok sayıda KKTC vatandaşı iledavetliler katıldı.  Kıbrıs’a özgünmüzikler eşliğinde konuklara çeşitli ikramlarda bulunulduğu gecede konuşan  KKTC İzmir Konsolosu Uğur Umar, Kıbrısmücadelesinin unutulmaz ismi Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanı RaufDenktaş’ı, şehitleri rahmetle,  gazileriminnetle anarak başladığı konuşmasında “Ne mutlu bize ki geleceğimize Türkiyeile birlikte umutla bakıyoruz. Osmanlı imparatorluğu’nun 1571 yılında Kıbrıs Adası’nınFethi ile Kıbrıs’a yerleşen sizlerin soydaşlarıyız. 1878 yılında adanın İngilizKrallığına kiralandıktan sonra Türk Bayrağı’nın indirilişini ağlayarakseyredenlerin torunlarıyız.  Bizler 1955,1963, 1964, 1967 ve 1974 yıllarında sistemik olarak başlatılan soykırımkaraşısında 7’den 70’e canıyla, tırnağıyla, inançla, cesaretle, yaşammücadelesi veren ve anavatan sevgisiyle hayata tutunan Kıbrıslı Türkleriz.  Ve bizler 1974 yılının Temmuz ayında kurucucumhurbaşkanımızın anavatan Türkiye’ye, biraz da sitemle, ‘artık cephanemiztükenmek üzere, eğer gelemeyecekseniz söyleyin.  Son kurşunları kendimize saklayalım. Vatansağolsun’ diyen o neslin çocuklarıyız. Ve,  bugün 30’uncu kuruluş yıldönümünü gururlakutladığımız, üzerinde şanlı bayrağımızın dalgalandığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiise, yıllardır verilen varoluş mücadelemizin eseri, özgürlüğümüzün simgesi,varlığımızın teminatıdır” dedi.

Uzun zamandır BM himayesinde sürdürülen görüşme süreci artıkkritik bir aşamaya geldiğini ve  KKTCtemsilcilerinin, gerekse anavatandaki bütün makamların her fırsatta belirttiğiüzere adada kapsamlı bir çözüme ulaşılması hususunda her zaman adım atmalarınakarşın karşı tarafın aynı samimiyetle cevap vermediğini belirterek,  “Zürih ve Londra anlaşmalarından kaynaklanan Türkiye’ningarantörlüğünün devamını istiyoruz. Çünkü bizler AB’nin güvenlik konusundakisözlerine de, halen adada bulunan BM barış gücüne de güvenmiyoruz.  Avrupa Birliğine güvenmiyoruz, çünkü 2004 AnnanPlanı referandumundan sonra verdiği hiçbir sözü yerine getirmemiştir. Verdiğisözleri yerine getirmemesinin yanında tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetiminide Avrupa Birliği’ne tam üye yaparak bu güvensizliği daha da pekiştirmiştir.  Güvenlik Konseyi’nin 186 sayılı kararıyla1964 yılının 27 Martında adada konuşlanan, BM Barış Gücü’ne de güvenmiyoruz. Çünkü,Baf Kasabası’na bağlı Esentepe köyündeyiz. Her taraf yanıyor.  Şehitler vermişiz, cephanemiz bitmiş, Rum MilliMuhafız Ordusu’na bağlı kendini bilmezler tüm köylüyü meydanda toplayarakönümüze makineli tüfek koydular. Hani nerede barış gücü askeri? Nerede BM?  Bizi oradaki konumumuzdan kurtaran bir günönce, yani 20 Temmuz mutlu barış harekâtında adanın kuzeyine ayak basanmehmetçiğin varlığının korkusu ve Türk jetlerinin gökyüzünü yararcasınaüzerimizden geçmesi olmuştur. O uçakların gürültüsü ve mehmetçiğin adaya ayakbastığının güneyde de duyulması, bizim ikinci hayatımıza başlamamıza vesileoldu” diye konuştu.

Umar,sözlerini şöyle tamamladı: “Yakın bir geçmişte Kosova ve Saraybosna’da yaşananacılar, hiç kuşkususuz 1974 ve öncesinde Kıbrıs’ta yaşanan acı tecrübeleripekiştirmiş ve bu konudaki endişelerimizin yersiz olmadığını göstermiştir. İştebiz o yüzden 1571’den beridir anavatanımızla var olan ve hiç bir zaman kopmayanbağlarımızı ancak daha da güçlendiririz. Günümüz koşullarında bu bağımızıngüçlendirilmesine en güzelörnek de hiç şüphesiz, 2014 yılının ilk yarısında tümhızıyla çalışmaları süren Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a ‘asrın rüyası’ diye tabiredilen su getirme projesidir. Bu projeyle hem var olan bağlarımız daha dagüçlenecek, hem de ekonomik alanda daha güçlü, daha üretken olacağız.  1968 yılında Beyrut’ta başlayan Kıbrısgörüşmelerinde artık bilinmeyen, araştırılmayan, irdelenmeyen, konuşulmayan tekbir nokta kalmamıştır biz Rum tarafının, Rum tarafı da bizim ne istediğimiziçok iyi biliyor, bu isteklerin neler olduğunun da birleşmiş milletler çok iyifarkındadır. Eğer karşılıklı olarak bu isteklere iyi niyetle yaklaşılır ve heriki tarafın da endişelerini giderecek şekilde anlayış gösterilirse bir çözümevarmak elbette mümkündür. Fakat eğer bir anlaşma, uzlaşma mümkün görülmüyorsabirleşmiş milletler ve ilgili taraflar artık Kıbrıs Türkü’nü bir 50 yıl dahamağdur etmekten vazgeçsin.  Bizi çaresiz,seçeneksiz sanmasınlar. Türkiye ile birlikte kararlıyız. Türkiye her daim,kıbrıs türk halkının huzur ve refahını arttırmak için, gerek ekonomik, gereksesosyal alanda koşulsuz ve karşılıksız olarak her türlü desteği sağlamakatdır.Yapılan bu destek sayesinde, kıbrıs türkü bugün ve gelecekte de kendi kaderinirahatça tayin edecek durumdadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin arkasında 75milyon soydaşımızın yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti devleti vardır. Biz Kıbrıs Türküde, “Ya İstiklal Ya Ölüm” diyerek adını altın harflerle dünya tarihine yazan vebu cumhuriyeti kuran o milletin kopmaz parçasıyız.”

Uğur- Nihal Umar, Mürvet- Abdullah Atay
İbrahim-Bahar Ballı
Funda Bezircilioğlu
Şerife Sarımusaoğlu, Zühal Kemal, Ersin Faikzade, ŞengülAkbay, Goston Beckerich

Bircan – Muzaffer Tağıl

 
Nalan  Ülker
Rıza Elibol,Pamela Tito,Alihan Ergun
Saniye -Safi Urhan
Hacer Gedik,Özge Palamutcu
Melis Akan
Özcan- Asuman Nardalı Tokuş 
Melike-Serkan Uçurlar
Fadıl  Ünal, GüzinOralkan, Ayşe Karadan, Kemal Baysak, Leyla Işık, Serpil Güngör, Feyyaz Sağlam
Haydar Şener, Haydar İskeçeliler, Remzi Erk, OsmanDinçyaşar
Engin Çır, Kader- Salih Aslan, Yasemin Özkardeş, HolgerHerbst
Mustafa- Elif Nuran Duman, Süreyya Gül- Şenel Yurtsever

YORUM YAZ
Diğer Haberler

Sel Eczanesi 15 yaşında

EİB Moda Tasarım Yarışması

Novamer Otomotiv Açıldı!

Bridge of Hope galası

İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, Sanat ve Edebiyat Şövalyesi

“İzmir’e ve Alsancak’a emek verenler” ödüllendirildi

2022-09-24-1664012764330-banner.jpg