O bir kanser savaşçısı

Geçirdiği iki kazada iki kez ölümden dönen Özlem Aktaş (44) kanserle savaşında örnek hasta oldu. 4. evre kolon kanseriydi iki ameliyata, nükslere, ağır tedavilere karşın bu hastalığa her defasında kafa tutup azraile çalım atıyor.

  • 0
  • 2.641
O bir kanser savaşçısı
© bizimizmir.net
Yazı Boyutu:

Geçirdiği iki kazada iki kez ölümden dönen Özlem Aktaş (44) kanserle savaşında örnek hasta oldu. 4. evre kolon kanseri tanısı koyulan Aktaş, riskli ameliyatlara, zorlu tedavi ve nükslere karşın mücadelesinden vazgeçmeyerek zafere bir adım daha yaklaşırken,‘sizi öldürmeyen zorluklar güçlendirir’, sözünü şiar edindiğini söyledi. Aktaş’ın son derece iyi ve sağlıklı olduğunu belirten Prof. Dr. Bülent Karabulut ise, “Bir kanser hastasının üç tane özelliği bizim işimizi kolaylaştırıyor. Bir kere cesur ve inançlı olmalılar, güvenmeliler. Hastamız da bütün bu özellikler vardı, o tam bir survivor” dedi.

GAZ ŞİKAYETİYLE GİTTİ, 4. EVRE KANSER ÇIKTI
İzmir’de yaşayan siyaset bilimci Özlem Aktaş, karnında gaz şikayetiyle doktora gittiğinde yeni bir yaşam mücadelesine gireceği bir dönemin başlayacağını bilmiyordu. Aktaş’a Aralık 2017’de 4. evre metastatik kolon kanseri tanısı koyuldu. Yeni yılın ilk günlerinde bir üniversite hastanesinde ameliyata alındı. Bağırsağının 40 santimi kesilen, yumurtalıklarındaki ve karın zarındaki metastazlara ameliyat sırasında HİPEK (sıcak kemoterapi) uygulanan Aktaş, operasyon sonrası kemoterapi ve akıllı ilaç tedavisi gördü. 2018’in sonunda tedavisi tamamlanan Aktaş kansersiz günlere geçmenin mutluluğunu yaşadı. Ancak bu mutluluğa 2 yıl sonra nüks nedeniyle gölge düştü. İnce bağırsak ve yine karın zarında metastaz saptanan Aktaş, Kent Onkoloji Merkezi’ne başvurdu. Aktaş bir kez daha ameliyat masasına yattı.  Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Terzi tarafından ameliyat edilen Aktaş’a yine HİPEK uygulandı. Aktaş ilk tanı koyulduğundan itibaren tedavisini üstlenen Kent Onkoloji Merkezi Koordinatörü Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut’un takibinde kanserle mücadelesine devam etti. İkinci operasyonda karın içi tamamen metastazdan temizlenip rahat bir nefes alan Aktaş daha sonra akciğerlerinde saptanan milimetrik metastazlar için koruyucu ilaç tedavisine başladı. Bunca ağır ve riskli ameliyatlar, zorlu tedavilere karşın yüzünden gülümseme eksik olmadan mücadele eden Özlem Aktaş, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftasında kanser tanısı alan, tedavi gören hastalara önemli mesajlar verdi.

TANI ALDIĞIMDA ÇOCUĞUM 7 YAŞINDAYDI
Kendisini “kedi gibi 9 canlıyım” diye tanımlayan Aktaş, 11 yaşında geçirdiği trafik kazasında vücudunda kırılmadık kemik kalmadığını, vücudu alçıdayken evde girdiği sınavla Anadolu Lisesini kazandığını, 18 yaşında 5 kişinin öldüğü otobüs kazasından burnu kanamadan kurtulduğunu söyledi. Kanser sürecindeki gücünü çocukluğunda yaşadığı bu olaylardan aldığını belirten Aktaş, “Kanser olduğumda tek oğlum Deniz için üzüldüm. 7 yaşındaki bir çocuğun annesinin yokluğu gerçekten çok kötü bir şey. Hiç kimse annenin yerine dolduramıyor. Sadece bütün mücadelem çocuğum içindi. 5 yıl yaşasam 12 yaşına gelir en azından biraz daha kendini toparlar, dedim. Prof. Dr. Bülent Karabulut’a başvurduğumda bana ‘seni iyileştireceğim’ dedi. İnandım, umutlandım. Bu umutlar mücadelemi hep olumlu etkiledi” diye konuştu.

ELBETTE MORAL BOZULUYOR AMA HAYATINIZI ENGELLEMEYİN
Aldığımız her nefesi bir mucize olarak kabul ettiğini ve bu bilinçle yaşadığını belirten Aktaş, şunları söyledi:
“Ben kanseri bir süreç olarak değerlendiriyorum. Grip gibi. İlk duyduğumda elbette ki çok üzüldüm, çok moralim bozuldu. Bütün kanser hastaları da bunu yaşayacaktır. İlk şoktan sonra hayata tekrar tutundum, doktorlarıma güvendim, inandım. Ailem en büyük destekçim oldu. Evet bu bir süreç,  benim başıma geldi ama bunu atlatmalıyım, yenmeliyim dedim. ‘Sizi öldürmeyen zorluklar güçlendirir’, sözünü şiar edindim. Ve hayatımı asla ve asla bir kenara bırakmadım, spor yapmaya, gezmeye hobilerimle uğraşmaya devam ettim, zevk aldığım şeyleri ertelemedim. Hastalar bunun bir süreç olduğunu bilmeli. Gerçekten kanser tedavisinde çok büyük ilerlemeler kaydedildi, çok güçlü ilaçlar var. Umutlarını hiç yitirmesinler, mutlu olsunlar, hayata olumlu baksınlar. Hastalara tavsiyem yaşamaktan vaz geçmesinler, iyileşeceklerine inansınlar. Kanser taramalarını ihmal etmesinler.”
Kızı Özlem Aktaş’ın tedavi gördüğü süreçte prostat kanserine yakalanan ve yenen baba Necati Aktaş, “Kızım azimli, kararlı, güçlü, yaşam sevinci olan bir insan. Çok kötü günler geçirdik ama hiçbir zaman umutsuz olmadık” dedi.

O TAM BİR SURVİVOR
Öte yandan Aktaş’ın kanseri ölümle eşdeğer tutmuş, çökmüş bir kişi olarak kendisine başvurduğunu, görüşmeden sonra odasından gülerek çıktığını belirten Prof. Dr. Karabulut, şunları söyledi: “Akıl ve bilim olduğu sürece umudun var olduğunu, yol haritamızı anlattım. Algısı yüksek bir hastaydı. Ve Özlem’in şu anda karın içinde, karaciğerde ya da bağırsakla ilgili sorunu yok. Bu cerrahiler ve kemoterapiler sayesinde. Şu anda akciğerlerinde birkaç tane milimetrik çapta nodül var, sadece ağızdan koruyucu tedavi alıyor. Son derece iyi, sağlıklı. Yaklaşık 4.5 yılda 4. evre bir kolon kanserli hastanın geçirdiği iki büyük ağır cerrahi, sayısız kemoterapi ama geldiği nokta başarı. Özlem’in özelinde bir kanser hastasının üç tane özelliği bizim işimizi kolaylaştırıyor. Bir kere cesur ve inançlı olmalılar, üçüncüsü ise güvenmeliler. Başta hekimleri, yardımcı sağlık personeli hastaya o güven duygusunu verdikten sonra hasta cesur ve inançlıysa o yoldan gitmek gerekir. Hastamız da bütün bu özellikler vardı, o tam bir survivor.”
 

YORUM YAZ
Diğer Haberler

KOAH’lılara tıbbi kontrol uyarısı

Akıllı ilaç farkı

Diyabetin Farkında Olalım, Kendimizi ve Sevdiklerimizi Koruyalım

“Peygamber sünneti” neştersiz düzelmez