Ortaylı’dan İKÇܒlü gençlere tarih dersi

  • 0
  • 937
Yazı Boyutu:

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri BilimlerFakültesi, Akademik Düşünce Konferanslarının ilki kapsamında ‘İmparatorlukTecrübesi ve Türkiye’ başlıklı konferansıyla Prof.Dr.İlber Ortaylı’yı konuketti.  

İKÇÜ Konferans Salonunda Sosyal ve Beşeri Bilimler FakültesiDekanı Prof.Dr.Turan Gökçe evsahipliğinde gerçekleştirilenprograma ilgi büyük oldu. İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Bölge AdliyeMahkemeleri Cumhuriyet BaşsavcısıCelal Kocabaş, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Galip Akhan,Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Mehmet Füzün, İKÇÜ Rektör YardımcılarıProf.Dr.Tancan Uysal, Prof.Dr.İbrahim Attila Acar, Prof.Dr.İbrahim Kocabaş,Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof.Dr.Osman Nuri Dilek, RektörDanışmanı Taha Aksoy, Fakülte Dekanları, akademisyenler, İKÇÜ İdari Personelive çok sayıda öğrenci Türkiye’nin tarih alanındaki en etkili isimlerindenbirisi olan konuk Prof.Dr. İlber Ortaylı’yı ilgi ile dinledi. 

“Türklersiz bir dünyatarihi düşünülemez” 
Prof.Dr.İlber Ortaylı, konuşmasında dünya tarihinin Türkler olmadan elealınmasının mümkün olmadığını ifade etti. Prof.Dr.Ortaylı, “Dünya tarihinin,dünya coğrafyasının hemen hiçbir önemli parçası yoktur ki orda Türkler olmasın.Türkler olmadan bugün dünyada, hiçbir önemli Avrupadevletinin milli tarihi nitelenemez.Hiçbir Ortadoğu ülkesinin, hiç bir Rus, Slav ülkesinin milli tarihi, kimliği nasıl oluşmuş, gelişmiş anlaşılamaz.Bu Ortaçağın derinliklerinden başlar, yakın zamanlara kadar böyle devam eder.Bunun böyle bilinmesinde fayda vardır” diye konuştu. 

“Türktarihi eğitimi fakir bir edebiyata dayanır” 
Okullarda verilen tarih eğitimi ile ilgili eleştirilerle de ilgili konuşan Prof.Dr.Ortaylı, okullarda verildiği öne sürülen faşist, milliyetçi eğitimi bugünekadar tespit edemediğini belirtti. Prof.Dr.Ortaylı, “Türk Tarihi, Türk Milliyetçi düşüncesi,bizdeki bazı çevrelerin söylediği gibi bir eğitim aracı değildir. Okullarımızdaöyle bir tarih kitabı okutuluyor, öyle faşist eğitim veriliyor ki insanlarsonunda milliyetçi oluyor. 40 senedir araştırıyorum, nerede bu üstadlar nerede bu eğitim diye. Ben şahsen izinerastlamadım. Ben de bu memleketinokullarında okudum, o milliyetçi ve faşistsöyleminin ne zaman öğretildiğini henüz tespit edebilmiş değilim. Tam aksineTürk tarihi eğitimi sefildir, fakir bir edebiyata dayanır. Fakat Türkler nasıloluyor da milli bir kimlik çizgisine sahip oluyorlar. Bu üzerinde çok durulacakbir noktadır” dedi.

 “Türk kitlesinindejenere olması, ortadankalkması çok güçtür”
 Türklerin tarihin her döneminde, her türlü olumsuz sürece rağmen direnişgösterdiğini ifade eden Prof.Dr. İlber Ortaylı, Türkiye isminin ise İtalyanlartarafından verildiğini anlattı. Prof.Dr.Ortaylı, “Demek ki objektif olarak karşımızda ne olursaolsun bir mirasa, bir yapılanmaya, bir potansiyele,bir tarihi zenginliğe sahip bir kitle vardır. Bu hiçbir zaman değişmeyecektir.Bunun dejenere olması,ortadan kalkması çok güçtür.Türkiye'nin bugunkü toprakları etnik coğrafyası en geç değişen bölümlerdenbirisidir. Miladi 12.asırda burası Türkleşmiştir. Memleketimizin adını koyanlar biz değiliz. Keskin İtalyangözlemcilerdir.Çünkü İtalyanlar tüccarlardır, akdeniz medeniyetinin sözcüleridir. Bizim koyduğumuz isim Roma İmparatorluğudur” şeklinde konuştu. 

“OrtaAsya'ya turancılık bayrağıyla gitmedik, fabrikalarkurarak girdik”
 Türkiye’yi İslam Dünyası ile mukayese etmenin yanlış olduğunu ifade edenProf.Dr. Ortaylı, Türkiyeorganizasyonu ve örgütlenmesisayesindekiyerinin üçüncü dünyada değilendüstri ülkeleri arasında olduğunu söyledi. Türkiye’nin endüstriyel ülkelerdekisınıfsal kültür birikime sahip olmaması yüzünden, bazı sıkıntılar yaşadığını dabelirten Prof.Dr.Ortaylı, tüm bunlara rağmen Türkiye’nin bir çok dönemeci başarıyla döndüğünübelirtti.  Prof.Dr.Ortaylı, “Bugünkü Türkiye yeryüzünde donanması itibariyle en büyük atılımıyapmıştır. Bizim bu topraklara girişimiz Türklerin denizi görüşü ancak ve ancakyedi asırdır. Bugün Türkiye yedi sekiz asırda dünyanın sayılı donanmalarından,denizcilik endüstrisinden birine sahiptir. Eğitim veren sayılı ordulardanbiridir. Türkiye işletme devrimini başarmış ülkelerden biridir. Orta Asya'yaturancılık bayrağıyla gitmedik, şirketlerle gittik. Fabrikalar kurar girdik. Bu 20 yılın içinde başarıldı” dedi. 

“Doğa bilimlerindekiatılımı, sosyal bilimler alanında yapamadık”
 Bilim alanında yaşanan başarılara rağmen sosyal bilimler alanında istenilendüzeye gelinmediğini vurgulayan Prof.Dr.Ortaylı, “Türkiye bir takım  bilimdallarında da öndedir. Bir takım bilimdallarında maalesef  geridedir.1930'larda faaliyete geçen Dil TarihCoğrafya Fakültesi malesef zaman içinde erimiştir. Büyük mühendisler, hekimler yetiştiren doğa bilimlerinde isminden bahsettiren bumemleket, maalesef sosyal bilimlerde aynı atılımıyapamamaktadır” serzenişinde bulundu 

Yabancı Arkeologlarakazı izni konusu
 Akademisyenlerden ve öğrencilerden gelen soruları yanıtlayanProf.Dr.Ortaylı, Yabancı arkeologlarakazı izni verilmesi ile ilgili bir takım değişikliklerin yapılması gerektiğini söyledi.Prof.Dr.Ortaylı, “ Ciddi bir şekilde kazı yapan,araştırma yapan,ilmi olarak iyi restoreeden gruplara bu izni vermemiz gerekiyor. Bu tip çalışmayanlara izin verilmemesi gerek.Sonuçta Deli Dumrul kararları da alınmaz. Yasak hepsine diye,böyle bir şey olmaz. Yine aynışekilde Türk Arkeolojigruplarının, hem devlet, hem de özelsektör tarafından teşviki gerekiyor. Bu başladı, fakatçok az.Türk kazı heyetlerinin de yaptıkları kazılarıiyi restore etmeleri, raporlarını iyi yazıp,iyi tanıtmaları gerekiyor.Bilim zor bir süreçtir. Bu süreci Batılılar daha iyiyapıyor. Bizde çok örtülü kalıyor” diye konuştu. “İzmir Agora’sına sahipçıksın”İzmir’de yaşanan tarihi dokuya sahip çıkılma sürecinin yavaş işlediğini deifade eden Prof.Dr. İlber Ortaylı, “İzmir Agora'sının bugün yavaş yavaşkorunmaya alındığını, ziyarete açıldığını, semtin etrafının düzelmekte olduğunugörüyoruz. İzmirliler olarak biraz ilgi gösterirseniz, belediye başkanları da cesaret bulur.Marifet iltifata tabidir. Kimse alkışlanmayacağı şeyi yapmaz” dedi.“Dolmabahçe’ye BeşiktaşStadyumu yapılırsa Saray büyük zarar görür”Dolmabahçe Sarayı sınırlarında stad yapılması ile ilgili süreci eleştirenProf.Dr.Ortaylı, süreçteki duyarsızlığı gündeme getirdi. Prof.Dr.Ortaylı,”Dolmabahçe Sarayının muhteşem saraytiyarosunu yıktılar. Yerine bugünkü Beşiktaş Stadını yaptılar. Bu yek partidevrinde yapılan bir iştir. Bu yanlıştır. Aynı yerde Istabl-ı Amire'de vardı. Şimdi oradastadyum daha da genişleterek yapılıyor. Ben takımabir şey diyecekdeğilim. Onlara da bir yer verilmesi lazım Galatasaray'ayapıldığı gibi. Orayı terketmeleri lazım, yoksa o muhteşem yapı maalesef sarayı statik olarakgötürecek.Bunu mühendisler söylüyor. Gidecek olan saray bizim 19. Asır tarihimizdir. Ebedi Cumhurbaşkanımızın son zamanlarını yaşadığı vevefat ettiği yer, istanbul'un Boğaz'dakizerafetidir. Buna insanlar nasıl alakasız kalıyor, ben anlamıyorum” diye konuştu.“İstanbul BüyükşehirBelediye Sarayı yıkılmalı”Tarihe karşı yapılan bu yanlışların her dönemde yaşandığına değinenProf.Dr. Ortaylı, deprem bakımından dayanıksız olan İstanbul BüyükşehirBelediye Sarayının yıkılması gerektiğini söyledi. Prof.Dr. Ortaylı, “1950'lerde yol açacağız diye 5 tane SinanMescidini yıktılar. Bu görgüsüzlüktür. Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nınBayezit'taki bütün külliyesini yıktılar. Kimse sesçıkarmadı.Bunlar nasıl seyrediliyor anlamıyorum. Niçinbiz İstanbul Büyükşehir Belediye Sarayını hala yıkmıyoruz. Çok çirkin bir bina.Üstelik deprem bakımından da mahsurlu bir bina. Üstelik Yeniçeri Acemi Ocağı Kışlası vardı. Konaklar vardı. Hepsiniyıktılar. Mimari mecbualardan alınarak kopya edilen böyle gudubet bir bina yaptılar. Bir de bunamilli mimari eseri diye tescil ettiler. Buna kargalar güler. Çok değil,30 sene sonra herkes bize gülecek” dedi.Ünlü Tarihçiden gençleretavsiyelerGençlerden gelen hafızası ile ilgili övgülere tavsiyelerle cevap verenProf.Dr.İlber Ortaylı, şiir okumanın ezberlemenin önemine değindi. “30 yaşına kadar bol bol kitap okuyun. 30 yaşından sonra öğrenme kapasitesi azalıyor. Hergün mutlakabir şey okuyun. Şiir ezberleyin. Maalesef yenineslin başı şiirle hoş değil. Dili iyi öğrenmek için şiir öğreneceksiniz.Yanıbaşınızdaki İranlıların en önemli özelliği şiir çok bilmeleridir. Edebiyat hafızayı canlı tutar, dili de iyi kullanmamızı sağlar”Konferansta ayrıca Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi ÖğretimGörevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi, Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.SerkanÇelik, Ege Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuarı Arş.Gör. Kaşif Demiröz veHalil İbrahim Yüksel Klasik Türk Müziğine ait Gazi Giray Han’a ve Sultan 3.Selim’e ait iki eser sundu.Konferansın ardından İzmir Valisi Mustafa Toprak ve İKÇÜRektörü Prof.Dr.Galip Akhan, Sosyalve Beşeri Bilimler Fakültesi DekanıProf.Dr.Turan Gökçe, katılımı nedeniyle Prof.Dr.Ortaylı’yateşekkür plaketi takdim etti.
 

YORUM YAZ
Diğer Haberler

“Doğu Türkistan’da Asimilasyon ve Soykırım” anlatıldı

Mutfakta Başarı Tesadüf Değil

Doğa Dedektifleri İş Başında

Dubai’den başarıyla döndüler

Ebelik mesleğinin köklü geçmişi “ETAD” ile geleceğe taşınacak

“sağlık ordusu” kuruluyor

2022-09-24-1664012764330-banner.jpg