Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından düzenlenen haftalık farkındalık seminerleri kapsamında bu hafta Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şerife Yalçınkaya Dilin Cinsiyeti adlı bir konferans verdi. Katılımın yoğun olduğu konferansta günlük hayatta kullanılan dillerin cinsiyet ayrımı üzerindeki etkileri anlatıldı.
Türkçenin Arapça, Fransızca ve İngilizceye göre cinsiyet ayrımının çok daha az olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Yalçınkaya Dilimizin cinsiyeti yok ancak, asıl cinsiyet ayrımı zihinlerde dedi. Dilde ve bilinçaltında cinsiyet ayrımının çocuklukta başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Yalçınkaya, Çocuklarımıza okuduğumuz masallarda bile bu ayrımı gözlemek mümkün, pamuk prenses, kül kedisi, uyuyan güzel gibi masallardaki kadın kahramanlar hep korunmaya muhtaç, yakışıklı bir prens tarafından kurtarılması gereken aciz prenseslerdir. Çocuklarımıza kadınların korunması ve kurtarılması gereken varlıklar olduğunu empoze ediyoruz diye konuştu.
Çocuklarının oynadığı oyuncaklar dahi her şeyi anlatmaya yetiyor, kız çocuklarına kusursuz güzellikleriyle barbi bebekler, erkek çocuklarına cesur, atik örümcek adamlar oyuncak olarak seçiliyor, bu durum gelecekte bilinçaltına kadın ve erkeğin sosyal statüsünün nasıl olması gerektiğini belirtiyor diyen Yrd. Doç. Dr. Yalçınkaya, Dilde cinsiyet yüzyıllar öncesinde şekillenmiş bir olgu bunu değiştirmek çok zor, atasözleri ve deyimler bunun en güzel kanıtı, kadını aşağılayan yüzlerce deyim ve atasözü mevcutken, erkeğe yönelik bu tarz bir atasözü ya da deyim bulmak neredeyse imkansız şekilde konuştu. İZMİR(Ege Ajans)
Prenseslerin Bile Korunmaya İhtiyacı Var
- Düzenleyen: Mehmet Kurt- 0
- 1.786










