Yazı Boyutu:
Silivri'deki 2. Ergenekon duruşmasına katılan İzmirli gazeteciler, tutuklu gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'a destek verdi
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, tutuklu gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın yanında olduklarını belirterek, Gazeteciler sahipsiz değil. Cemiyetler ve gazeteciler olarak daima onların yanındayız dedi. İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) yönetim kurulu ve üyeleri, 2'nci Ergenekon Davası'nda yargılanan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay ve gazeteci Tuncay Özkan'a destek olmak amacıyla Silivri'de, duruşmayı yerinde izledi. Aralarında İGC Başkanı Atilla Sertel, Başkan Yardımcısı Ali Ekber Yıldırım, Genel Sekreter Misket Dikmen'in de yer aldığı heyetteki İGC üyeleri, izleyici olarak katıldıkları duruşmada gazetecilerin yanında oldukları mesajını verdi.
Duruşma salonunda Mustafa Balbay ve Tuncuy Özkan ile görüşme fırsatı da bulan İzmirli gazeteciler, uzun yıllar İzmir'de görev yapan Balbay'la eski günleri anarak, moral dolu sözler söyledi. Eski dostlarını ve meslektaşlarını gören Mustafa Balbay ise şaşkınlığını ve mutluluğunu gizleyemedi.
524 gündür Silivri'de tutuklu bulunan Mustafa Balbay, yaklaşık 2 ay aradan sonra çıktığı mahkeme de söz alarak konuşma yaptı. Tutukluluğunun ikinci yılına yaklaştığını kaydeden Balbay, Eğer bu yargı yılında da çığlıklarımız, vicdanlarınıza ulaşmazsa buna ağır ceza mahkemesi değil 'sağır' ceza mahkemesi demek lazım. 2 yıla yakın bir süredir dışarıda hükümetle pazarlık yapanlarımız yok diye mi tutuluyoruz? Balyoz davasında olup bitenleri takip ediyoruz. Üç kez tutuklanıp serbest bırakıldılar. Bu ülkenin kuvvet komutanları, ordu komutanları darbeye eksik teşebbüste bulundu da Mustafa Balbay mı tam teşebbüste bulundu? diye konuştu.
Mahkeme heyetine seslenerek Sizin yerinizde olmaktansa burada olmayı tercih ederim diyen Balbay, şunları söyledi:
AZİZ NESİNLİK DAVA
27 Mayıs davası 9 ayda bitti. Deniz Gezmiş'lerin davası idam dahil 15 ayda bitti. Biz hala buradayız. Yeni yargılama yılında bizi neyle yargıladığınıza karar verin. Siz bizim neyle yargılandığımızı biliyor musunuz? Hiçbir makam Ergenekon diye bir örgütün varlığını kabul etmezken siz bizi neyle yargılıyor sunuz? Buna Aziz Nesin ne desin? Bu davayı böyle sürdüremezsiniz.
Gazeteci Tuncay Özkan ise savunmasını yaparken yüksek sesle konuştuğu için salondan çıkarıldı. Kurbanlık koyun muamelesi gördüklerini belirten Özkan, salondan çıkarılırken açlık grevine başlayacağını söyledi.
ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Duruşmadan sonra basına açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, gazeteciler için özgürlük çağrısını bir kez daha yineleyerek, şunları söyledi: Değerli meslektaşımız ve üyemiz Mustafa Balbay, duruşma salonunda sözlerine 'Buraya bizim için gelip hükümetle pazarlık gücü olmayanlara selam olsun' diyerek başladı. Mustafa Balbay'ın ve Tuncay Özkan'ın arkasında pazarlık yapacak insanlar yok ancak onların arkasında aileleri, evlatları, onlarla gurur duyan gazeteci arkadaşları, 10 binlerce okurları ve temiz, sağduyulu Türkiye halkı var.
Hukuka karşı saygılı olduklarını vurgulayan Sertel, deliller karartılmayacaksa ve yeni deliller yoksa gazetecilerin tutukluluğunun cezaya dönüşmesini haksız bulduğunu söyledi.
Gazetecilerin sahipsiz olmadığını kaydeden Atilla Sertel, Türkiye'de düşünen, yazan gazetecilerin yazdıkları nedeniyle tutuklanmasını, yargılanmasını son derece haksız buluyorum. Türkiye'de demokrasinin tartışılmasına yol açan bu hassas noktada; tüm gazetecilerin bir an önce ailelerine ve özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz diye konuştu.
Duruşma salonunda Mustafa Balbay ve Tuncuy Özkan ile görüşme fırsatı da bulan İzmirli gazeteciler, uzun yıllar İzmir'de görev yapan Balbay'la eski günleri anarak, moral dolu sözler söyledi. Eski dostlarını ve meslektaşlarını gören Mustafa Balbay ise şaşkınlığını ve mutluluğunu gizleyemedi.
524 gündür Silivri'de tutuklu bulunan Mustafa Balbay, yaklaşık 2 ay aradan sonra çıktığı mahkeme de söz alarak konuşma yaptı. Tutukluluğunun ikinci yılına yaklaştığını kaydeden Balbay, Eğer bu yargı yılında da çığlıklarımız, vicdanlarınıza ulaşmazsa buna ağır ceza mahkemesi değil 'sağır' ceza mahkemesi demek lazım. 2 yıla yakın bir süredir dışarıda hükümetle pazarlık yapanlarımız yok diye mi tutuluyoruz? Balyoz davasında olup bitenleri takip ediyoruz. Üç kez tutuklanıp serbest bırakıldılar. Bu ülkenin kuvvet komutanları, ordu komutanları darbeye eksik teşebbüste bulundu da Mustafa Balbay mı tam teşebbüste bulundu? diye konuştu.
Mahkeme heyetine seslenerek Sizin yerinizde olmaktansa burada olmayı tercih ederim diyen Balbay, şunları söyledi:
AZİZ NESİNLİK DAVA
27 Mayıs davası 9 ayda bitti. Deniz Gezmiş'lerin davası idam dahil 15 ayda bitti. Biz hala buradayız. Yeni yargılama yılında bizi neyle yargıladığınıza karar verin. Siz bizim neyle yargılandığımızı biliyor musunuz? Hiçbir makam Ergenekon diye bir örgütün varlığını kabul etmezken siz bizi neyle yargılıyor sunuz? Buna Aziz Nesin ne desin? Bu davayı böyle sürdüremezsiniz.
Gazeteci Tuncay Özkan ise savunmasını yaparken yüksek sesle konuştuğu için salondan çıkarıldı. Kurbanlık koyun muamelesi gördüklerini belirten Özkan, salondan çıkarılırken açlık grevine başlayacağını söyledi.
ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Duruşmadan sonra basına açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, gazeteciler için özgürlük çağrısını bir kez daha yineleyerek, şunları söyledi: Değerli meslektaşımız ve üyemiz Mustafa Balbay, duruşma salonunda sözlerine 'Buraya bizim için gelip hükümetle pazarlık gücü olmayanlara selam olsun' diyerek başladı. Mustafa Balbay'ın ve Tuncay Özkan'ın arkasında pazarlık yapacak insanlar yok ancak onların arkasında aileleri, evlatları, onlarla gurur duyan gazeteci arkadaşları, 10 binlerce okurları ve temiz, sağduyulu Türkiye halkı var.
Hukuka karşı saygılı olduklarını vurgulayan Sertel, deliller karartılmayacaksa ve yeni deliller yoksa gazetecilerin tutukluluğunun cezaya dönüşmesini haksız bulduğunu söyledi.
Gazetecilerin sahipsiz olmadığını kaydeden Atilla Sertel, Türkiye'de düşünen, yazan gazetecilerin yazdıkları nedeniyle tutuklanmasını, yargılanmasını son derece haksız buluyorum. Türkiye'de demokrasinin tartışılmasına yol açan bu hassas noktada; tüm gazetecilerin bir an önce ailelerine ve özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz diye konuştu.









