Yazı Boyutu:
YÖK Başkan Danışmanı Yrd. Doç. Bekir Gür, YÖK Yasa Tasarısını Gediz Üniversitesinde anlattı. En çok merak edilen konu olan rektörlerin nasıl belirleneceğine dair ise çarpıcı konuştu: Rektörlük seçimlerinin demokrasiyle alakası yok, burada çıkar çakışması ya da çatışması var. Gelişmiş ülkelerdeki gibi atama sistemine geçilmeli, halkın temsilcileri söz sahibi olmalı...
YÖKün hazırladığı yeni yasa tasarısı Gediz Üniversitesinde de tartışmaya açıldı. Kamuoyunun bilgisine sunulan düzenlemeyi, YÖK Başkan Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Bekir S. Gür anlattı. Aynı zamanda Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Başkan Yardımcısı olan Yrd. Doç. Dr. Gür, YÖKün, yüksek öğretimi yeniden şekillendirecek tasarıyı toplumla paylaşarak bir anlamda ezber bozduğuna, genelde de olumlu tepkiler aldığına dikkat çekti. Gediz Üniversitesi Gri Düşünce Topluluğunun konuğu olan YÖK Başkan Danışmanı, en çok merak edilen konulardan devlet üniversitelerinde rektörlerin nasıl belirleneceğine ilişkin çarpıcı konuştu.
Yrd. Doç. Dr. Bekir S. Gür, akademisyenler arasında yapılan rektörlük seçiminin demokrasiyle alakasının olmadığını, çıkar çakışmasına ya da çıkar çatışmasına dayandığını, birlik ve beraberliği de bozduğunu ifade etti, şöyle dedi:
ABD, İngiltere de böyle yapıyor
Gelişmiş ülkelerde seçim yapanlar giderek azalıyor, ABDde de genel kanaat bu yönde. Bizde ise akademik özerlik gerekçesiyle atamaya karşı çıkılıyor. Oysa akademik özerklikten, akademik özgürlüğü korumak anlaşılmalı. Aksine bizde özerklik adı altında bugüne kadar hep özgürlükler kısıtlandı. Şu anki tasarıda dekanların ve bölüm başkanlarının seçimle gelmesi öngörülüyor. Bu da akademik özerklik saplantısından kaynaklanıyor. Bana göre yanlış, değişmeli. Atama sistemi uygulanırsa üniversiteler siyasallaşır deniyor. Zaten siyasallaştılar. Yapılması gereken, yönetimde halkın temsilcilerine sözü bırakmak ve üniversitelerle toplumu bütünleştirmek. Bu arada geçmişteki acı tecrübeler de unutulmamalı. Ülkemiz, 6 ay süren rektörlük seçimleri gördü, daha birçok sıkıntı yaşandı, yaşanıyor da.
Üniversite yöneticilerinin ve üst kurum olan YÖKte görev alacak üyelerin atamayla gelmesi gerektiğini savunan YÖK Başkan Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Bekir S. Gür, izlenecek yolu da şu sözlerle açıkladı: Cumhurbaşkanı artık halk tarafından seçilecek. Meşruiyetini halktan alan bir cumhurbaşkanı karşımızda olacak. Cumhurbaşkanıyla meclis arasında denge kurularak yeni bir atama sistemi oluşturulmalı. Toplum taleplerini karşılamak, üniversitelerimizi ileriye taşımak için böyle bir yapı ve uygulama ortaya koymalı, halkın yönetime katılmasını mutlaka sağlanmalı. ABD, İngiltere, Hollanda, Norveç, İsveç gibi ülkeler rektörlerini atıyor. Biz de seçilmişler aracılığıyla üniversite yöneticilerimizi belirlemeliyiz.
Vakıflara destek verilsin
Yrd. Doç. Dr. Bekir S. Gür, yabancı üniversitelere eğitim fırsatı sunulmasına da karşı çıktı, toplumda bu yönde talep olmadığını belirtti. YÖK Başkan Danışmanı, yabancılar yerine vakıf üniversitelerine destek verilmesi istedi, şunları söyledi: Fabrika kurulurken teşvikte bulunuluyor, eğitimde ise bunu göremiyoruz. Kamu kaynaklarını hiç kullanmadan ya da sınırlı miktarda kullanarak kamu hizmeti sunan, eğitime dinamizm kazandıran vakıf üniversiteleri mutlaka desteklenmeli. Tasarıya son şekli verilirken bu husus göz önünde bulundurulmalı.
Yrd. Doç. Dr. Bekir S. Gür, üniversite harçlarının kalkmasında Başbakan Erdoğanın cesurca davrandığını da vurguladı, Vakıf üniversitelerinin devlet üniversitelerine karşı rekabet etmesi zorlaştı. Ayrıca, harç almamak sürdürülmesi zor bir uygulama. Birçok ülkede bunun tam tersi yapılıyor. Bu nedenle Sayın Başbakan çok cesur bir karar aldı diye konuştu.





