Geri Dönüşüm De Maalesef Geriyiz

  • 0
  • 996
Yazı Boyutu:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2014 yılında piyasaya sürülen pet ambalajın 205 bin 744 ton olduğunu, yılın ilk yarısında 43 bin 207 ton pet şişenin geri dönüşüm yoluyla Türk ekonomisine 58 milyon 359 bin lira katkı sağlandığını açıkladı. Bu durumda en iyimser rakamlarla 100 bin ton pet şişe veya ambalajın toplanamadığı ortaya çıkıyor. Yani geri dönüşüm konusunda çok daha hassas olmamız gerekiyor

 

Önemsemeden rastgele atılan çöplerin veya diğer bir adıyla atıkların doğada çürüme ve yok olma sürelerini biliyor musunuz? Pek çok kişinin bilmediğine eminim. Çünkü Türkiye’de çevre, ilgilenilmesi gereken konuların çok, çok alt sıralarında yer alıyor. Çok güvendiğim genç kuşaklara birkaç örnek vermek istiyorum. Kağıt 3 ay, gazete 6-12 ay, kibrit çöpü 6 ay, pamuklu kumaşlar 1-5 yıl, ip parçaları, 3-14 ay, yün 2 yıl, filitreli sigara 2 yıl, sakız 5 yıl, mika çakmak 50 yıl, boyalı tahta 13 yıl, aliminyum 10-100 yıl, meşrubat tenekesi 100 yıl, plastik tabak, kaşık, çatal 500 yıl, pet şişe 400 yıl. Yazılması gereken daha var ancak yokoluş yılları insanı dehşet düşürüyor. Çevreve Şehircilik Bakanlığı 2014 yılı verilerini küçümsemiyorum.

Amerika’da en önemli vatandaşlık görevi

Yılın ilk yarısında 43 bin 207 ton pet şişenin geri dönüşümüyle Türk ekonomisine kazandırılıp 58 milyon 359 bin lira katkı sağlanması tabiî ki güzel bir şey. Ancak diyelim ki yılın ikinci yarısında da 50 bin ton ekonomiye kazandırıldı. Pek geri kalan 100 küsur ton pet ambalaj nerede? Tabi ki şehirlerde, tarım arazilerinde, dağlarda, denizlerde. Yani geri dönüşüm konusunda eksiğiz. Bu konuyu sık sık gündemde tutarak hem ekonomiye katkıyı arttırmamız, hem de doğaya verdiğimiz zararı azaltmamız gerekiyor. Geri dönüşüm de başarılı ülkeler var onlar örnek alınabilir. Örneğin İsveç, geri dönüşüm, güneş enerjisi ve daha birçok sürdürülebilir uygulamada tüm ülkelerin başını çekiyor ve ülkesinin elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını çöplerden elde ediyor. Keza, Amerika’da geri dönüşüm işlemi en önemli vatandaşlık görevi kabul ediliyor. Geri dönüşüm, doğal kaynakları korur, enerji tasarrufu sağlar, atık miktarını azaltarak çöp işlemlerinde kolaylık sağlar ve ekonomiyi güçlendirir.

Karadenizli usulü çöp uyarısı

Geçen hafta Çevre-Yaşam köşesinde duyarlı okurlarımın çöplerle ilgili gönderdiği fotoğraf ve yazılarını kullanmıştım. Sokak ve yaban hayvanların korunmasında önemli mücadele veren arkadaşım Güliz Eğrihancı, hem bana bir not düşerek gönderdiği hem de facebook sayfasında çok beğeni toplayan  fotoğrafı herkesin görmesini istedim. Güliz Eğrihancı, “Canım yurdumun insanı” başlığını kullandığı fotoğrafın altına bakın neler yazmış; “Karadenizlilerin ne kadar şakacı olduğunu bilmeyen yoktur. (Temelin çayhanesi 300 metre geridedir) levhasını bilmeyen yoktur. Fotoğraftaki Karadeniz uşağı da (Lütfen çöp atarken düşünün) levhasının önünde elinde çöpler düşünürken fotoğraf çektirmiş. Ahmet Bey bu sizin çevre köşesine çok iyi gider. Sorumsuz insanlar bu esprili fotoğrafa bakıp ders çıkarabilirler”

Bravo Ege Genç İşadamları Derneği’ne

Ege Genç İşadamları Derneği’nin (EGİAD) çevreye yönelik başarılı çalışmalarını takdirle izliyorum. Birçok kaynak bakımından çeşitliliğe ve zenginliğe sahip ülkemizin enerji verimliliği konusundaki farkındalığını arttırmaya yönelik olarak geçtiğimiz ay “Enerji Check-Up “ projesini uygulamaya koymuştu.

Bu kez de “Yenilenebilir Enerji” konusunda üyelerini ve kamuoyunu, konusunda uzman kişilerle bilgilendirdi. Almanya’nın alanında en önemli kuruluşlarından Deutsche Eco grubu yöneticileri Tobias Leschinsky, Paul Freunscht ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Hakan Şener Akata’nın sunumlarıyla gerçekleşen toplantıda, başta fotovoltaik sistemler (Mimarlık, tasarım, ekoloji ve ekonomi gibi kavramların aynı proje içinde ugulanabilmesi) olmak üzere güneş enerjisine dayalı yeni teknolojik çözümler, projeler ve devletin verdiği teşvikler ortaya kondu. Yenilenebilir Enerji Sektörü Toplantısı’nın açılış konuşmasında geleceğin piyasasının enerjiden geçmekte olduğuna dikkat çeken EGİAD Başkanı Seda Kaya,  “Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle büyük oranda güneş enerjisine sahip.  Türkiye, hidrolik enerji potansiyeli açısından da dünyanın sayılı ülkelerinden biri. Rüzgar enerjisi potansiyeli yaklaşık 160 TWh- terawatt hour olarak tahmin ediliyor. Bu enerji kaynaklarının maliyetleri oldukça az. Yenilenebilir olduklarından dolayı tükenmezler ve konvansiyonel yakıtların aksine çevre ve insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturmazlar.
 
Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünü yükselteceğine ve bu yöndeki projeleri destekleyerek kendi önünü daha da açacağına inanıyoruz. Örneğin, TÜBİTAK beklentileri karşılayan projelerden küçük ölçeklilere 500 bin, orta ölçeklilere 1 milyon, büyük ölçeklilere de 2.5 milyon liraya kadar destek veriyor. Türkiye'deki enerji profili gözden geçirildiğinde Yenilenebilir Enerji kaynaklarının yeri ve önemi açıkça görülmektedir. Özellikle, güneş ve rüzgar enerjisinin kullanımı, Türkiye’nin enerji bütçesine ciddi katkılar sağlayacaktır”. İş dünyasına büyük görev düşüyor. Tebrikler.

YORUM YAZ
Arşiv