Kirli hava solumak istemiyorsanız bol ağaç dikin

  • 0
  • 1.880
Yazı Boyutu:

İzmir’in havası yine gazetelerin manşetinde. “İzmir boğuluyor!”, “Hava kirliliği kenti esir aldı”, “Nefes almak zorlaştı”. Kış mevsimine girmeden önce kalitesiz kömür kullanılmaması, soba ve kalorifer bakımlarının yapılması konusunda uyarıda bulunmuştum. Maalesef çoğunluğun dikkate almadığı ortada. Türk insanı genellikle zarar görmeden önlem almaz. İzmir’de karanlık çöktükten sonra kömür ve is kokusu genizleri yakmaya başladı. Sağlık uzmanları kirli havanın yol açtığı hastalıkları sık sık dile getiriyorlar. İzmir’de enerjinin yarısından fazlası fosil yakıt denen odun, kömür, petrol, doğal gaz yakılmasıyla elde ediliyor. Harvard Üniversitesi’nin İtalya’da yaşayan 2 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmada fosil yakıtların yanmasıyla ortaya çıkan küçük parçacıkların kanın pıhtılaşarak beyne gitmesine sebep olduğunu ortaya çıkarmış. Bu parçacıkların kalp hastalıkları ve felç riskini arttırdığı açıkladı.


Kirli hava
kalp hastalığı ve felç riskini arttırıyor
Kirli havayı yani fosil yakıt odun, kömür, petrolün havaya saldığı korbon monoksit gazını yok edicisi en önemli unsur ağaçtır. Özellikle iğne yapraklı ağaçlar korbon monoksit gazını emip oksijen olarak geriye verir. Mevsim olarak ağaç dikmenin tam zamanıdır. Yağmurlarda başlıyor. Kirli hava solumamak  ve yaz mevsiminde yanan ormanlarımızı tekrar kazanmak için bol bol ağaç dikmek gerekiyor. İzmir yeşil bakımından çok fakir bir kent. Her aile nüfusu kadar bir ağaç fidanı dikse 4 milyon 500 bin ağaç yapar. Beton yığınları yerine ormanlar arasında temiz hava soluyup sağlıklı yaşamak istemez misiniz.  Bir fidan 5 lira Ege Orman Vakfı (0232-4645160) ile İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne (0232-3695055) başvurup birer fidan dikin. Şimdi tam zamanı.


Salihli’nin yeşilliği örnek olsun…
Geçen hafta yeşil kent Salihlideydim. Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde kişi başına düşen yeşil alan miktarı 7 metrekare iken Salihli’de bu rakam 9.4. 10 metrekareye çıkarmak için büyük bir çaba da var. Her mahallede iki park var. Kentin merkezindeki yüzyıllık çam ağaçları çok iyi korunduğu gibi yenileri dikilmiş. Bir gece konakladığım Salihli’de gece kömür kokusu duymadım. Çünkü, 6 bin 900 konut jeotermal enerji ile ısınıyor. Salihli Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay, 2010 yılında 97 bin 323 nüfusa sahip Salihli’de 916 bin 812 metrekare olan yeşil alanı daha fazla arttırmak  için üç ayrı bitki türü yetiştiren sera kurmuş.


OKUR MEKTUBU
Yeter kömür solumak istemiyoruz..

Yazılarınızı ilgi ile okuyorum. Ben Balçova Mithatpaşa Caddesi Eğitim Mahallesi’nde oturuyorum. Çevreye çok önem veriyorum. Kış aylarında akşamları kömür kokusunu solumak insanı çileden çıkarıyor. Kömür kokusu sinmemesi için çamaşırları balkonda kurutmuyorum. Belediye Başkanımıza “Eğitim mahallesine ne zaman jeotermal verilecek” diye sorduğumuzda yanıt en kısa zamanda oluyor. Ancak Jeotermal A.Ş yetkilileri “Kaynağın asla yetmeyeceğini. Narlıdere Sahilevlerine verildiğini, Balçova Üçkuyular tarafına asla verilemeyeceğini, böyle bir çalışmanın olmadığını söylüyor. Arka sokağımızda (Balçova Çıkışı) doğalgaz çalışması var. ‘Doğal gaz’ geliyor diye sevindik. İzmir Gaz’da çalışmanın Narlıdere için olduğunu, Balçova Belediyesi’nin izin vermiyormuş. Büyükşehir Belediyesi ise

Eğitim Mahallesinin bazı sokaklarına doğalgaz geldiğini fakat çalışmanın Balçova Belediyesi tarafından durdurulduğunu söyledi. Yazınızda “Havayı kirletenleri Çevre Müdürlüğü’ne şikayet edin” diyorsunuz. Peki hangi komşumu şikayet edeyim. İnsanların eli kolu belediye tarafından bağlanmış. Herkesin maddi durumu iyi olmadığı için en düşük fiyatlı ısınma yöntemi kömür sobası ya da kömür kalorifer. Amacı ne olduğu belli olmayan bir inat uğruna kömürün o pis kokusunu çekiyoruz. İzmir’e yakışmayan siyah duman mahallenin tüm bacalarından tütüyor. Derya BUDAK


Atık azaltım haftasında önemli mesajlar verildi.
.
Avrupa Komisyonu tarafından başlatılan Atıkları Azaltım Haftası Türkiye’de ilk kez çeşitli etkinliklerle duyuruldu. Genç Liderler ve Girişimciler Derneği İzmir Şubesi’nin gerçekleştirdiği Atık Azaltımı Bilinçlendirme Projesi toplumun her katmanına aktarıldı.  “Çağdaş ve Sorumlu İnsan Yetiştirilmesinin en önemli araçlarından biri olan eğitim, TEMA Vakfı İzmir Temsilciliği ile Işıkkent Eğitim Kampüsü’nde ve İYTEV Özel Yücel Tonguç İlköğretim Okulu’nda birinci ve beşinci sınıflardan oluşan 300 öğrenciye atık oluşumunun nasıl önleneceği öğretildi. Bir hafta süren etkinliklerde Cumhuriyet ve Gündoğdu Meydanı arasındaki sahil şeridinde “Atık Toplama Faaliyeti” düzenlendi. 35 bin kişinin alış veriş yaptığı İzmir’in en büyük hipermarketlerinde tüketicilere gün boyu atık azalımı anlatıldı. Boğaziçi Üniversitesi’nin hazırladığı Katı Atık ve Çevre Dergisi önümüzdeki günlerde Türkiye’nin her yerinde dağıtılacak.

YORUM YAZ