Konutlarda Enerji Boşa Savruluyor

  • 0
  • 671
Yazı Boyutu:

Enerjisinin yüzde 75’ini ithal eden ve bu açıdan enerjidedışa bağımlı bir ülke olmamıza rağmen Türkiye’de 19 milyon konutun yüzde85’inde hala ısı yalıtım uygulaması yok. Enerjinin yüzde 80’i ise ısıtma vesoğutma amaçlı tüketiliyor. Konutlardaki yalıtımsızlık yüzünden her yılortalama 18 milyar 530 milyonu havaya savurduğumuz gibi çevreye de büyük zararveriyoruz. Bu tesbitler tabiî ki bana ait değil. Konunun uzmanlarınınaçıklamaları. Bir an durum düşündüğünüzde gelişmekte olan bir ülke için 18milyar 530 milyon TL. çok büyük bir rakam. Sadece parasal tarafı yok bir deçevreye verdiği zararı var. Bu para ile kaç şehrin alt yapısı iyileştirilip kaçüniversite, kaç hastane kurulur. Bir kez değil her yıl bu miktar parayıbilinçsizlik yüzünden havaya savuruyoruz. Biz hala lambaları söndürerek veyatelevizyonları kumandadan değil düğmesinden kapatarak elde edeceğimiz yüzde20’lik elektrik tasarrufunun peşindeyiz. Türkiye’de tüketilen elektriğin yüzde34’ü konutlarda kullanılıyormuş. Yapılan istatistikler konutlarda kullanılanelektriğin buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, ütü ve diğer elektriklialetlerden çok konutun soğutma ve ısıtmada kullanıldığını ortaya konuyor. Yanikonutlarda kullanılan yüzde 34’lük elektriğin yüzde 80 gibi büyük bir oranısoğutma ve ısıtmada kullanılıyor. Türkiye maalesef elektrik konusunda dışabağımlı bir ülke. Yüzde 75’ni yurt dışından satın alıyor. Enerjide dışa bağımlıbir ülke olmamıza rağmen 19 milyon konutun yüzde 85’inde soğutma ve ısıtmayalıtımı yoksa 18.5 milyar TL. enerjinin boşa savrulduğu gerçeği ortayaçıkıyor. Ülkemizdeki TS 825 Isı Yalıtımı Yönetmeliği’ne göre binalarda ısıtma –soğutma için harcanacak enerji miktarı metrekare başına yılda 80 - 100 kWh.Yalıtımsız bir binada tüketilen enerji miktarı ise yılda metrekare başına300-350 kWh. Avrupa Birliği ülkelerine baktığımızda binaların yüzde 50 –60’ında ısı yalıtımı olduğunu görülüyor. 1 Ocak 2011 yılında binalarda enerjiperformansı yönetmeliği sayesinde bilinçlenme artmaya başladı. İzolasyon,tabiatın ve içinde bulunduğumuz mekanların korunmasıdır. Bu hem kendimiz hem deülkemiz için tasarruf anlamına gelir ve ekonomisine kaynak yaratır.Daha az enerji harcanması, ülkemizin daha az döviz kaybetmesi anlamına gelir.Oluşan döviz fazlasının,  yeni yatırımlaradönerek insanımıza iş olanakları ve yatırım olarak tekrar dönmesisağlar.

 

Prof.Dr. Sıkı’ya kulak verin

Meteoroloji uzmanlarının sıcakların süreceğini açıklamasıüzerine Prof. Dr. Mehmet Sıkı’nın,"Buharlaşmanın en üst seviyede olduğutemmuz ve ağustos ayının sonunda uçamayan yüzlerce yavru kuş, İzmirKuş Cenneti'nde ölüm kalım savaşı veriyor” uyarısı aklıma geldi. Belki de dünyadaeşi benzeri çok az bulunan İzmir Kuş Cenneti’nin korunmasıyla ilgili kaç kezyazı yazdığımı hatırlamıyorum. Türkiye'deki 469 kuş türünden 289'unungözlendiği ve 70'ten fazla türün de kuluçkaya yattığı, Uluslararası Ramsar veBern sözleşmeleri kapsamında Yaban Hayatı Koruma Sahası ve 1. derece Doğal SitAlanı olan bir yer İzmir Kuş Cenneti. 4 bin flamingo ile tepeli pelikan, küçükakbalıkçıl ve diğer su kuşlarının tüm sulak alanın kuruması sonucu alanı terketmeye hazırlandığını belirten EÜ Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma MerkeziMüdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıkı, “Sazlık ve çiftçi suyunun aynı kanaldanve aynı zamanda verilmesi nedeniyle kuraklık yaşanıyor. uçamayan yüzlerce yavrukuş ölüm kalım savaşı veriyor”diyor. Hatta konu ile ilgili Orman ve Su İşleriBakanı Veysel Eroğlu ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü AhmetÖzyanık'a gerekli bilgi ve belgeler de sunulmuş. Mehmet Sıkı’ya kulak vermekgerekmez mi?

 

Elif Bilgin gençlere örnek olsun

Çevre konusunda gençlere çok güvendiğimi sık sık yazıyorum.İzmirli 15 yaşındaki Lal Talay, “Çelik Alaşım Curufların TarımdaDeğerlendirilmesi Projesi” ile Hong Kong Bilim Fuarı’da dünya birinciliği veyılın bilim insanı ödülünü almıştı. Şimdi İstanbul’dan 16 yaşındaki ElifBilgin, Google’ın bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Bilim Fuarı’nda “Muzkabuklarının biyoplastik üretiminde kullanılması” projesiyle 120'yi aşkınülkeden 13-18 yaş arası binlerce gencin yarıştığı 15 küresel finalist arasınagirdi. Google’ın California’daki merkezinde 23 Eylül’degerçekleşecek finalinde Elif Bilgin’e başarılar diliyorum. Türkiye’nin  gururu ol gel.

 

OKUR MEKTUBU

“İzmir’de Eskişehir gibi temiz bir kent olabilir”

Eczacı Ahmet Derinöz, Çevre-Yaşam köşesine gönderdiğie-mailinde yukarıdaki başlığı atıp şunları yazmış; “Mesleğim gereği temizliğiön planda tutan bir insan olarak yaşadığım kent konusunda da son dereceduyarlıyım. Çevre köşenizi yakından takip ediyorum ve geçtiğimiz haftaköşenizdeki ‘Denizler, kıyılar, piknik alanları, kentin en güzel yerleri,kaldırımlar, sokaklar, süs havuzları, ağaç kovukları dahil aklınıza bilegelmeyecek yerlere çöpler atılıyor’ şeklinde süren yazınızı okumuş veüzülmüştüm. İzmir ile ilgili bu tespitinize yürekten katılıyorum. Geçtiğimizhafta dostlarımızı görmeye ailece Eskişehir’e gittik. Hem görselliğine hem detertemiz cadde ve sokaklarına hayran kaldım. İnanın çöp değil sigara izmaritidahi görmedim. ‘Neden bizim İzmir’imiz de böyle temiz değil’ diye gün boyusöylendim durdum. Neticede Eskişehir’de de insanlar yaşıyor ve belediyelertarafından yönetiliyor. İzmir’deki belediyelerde temizliği iyi yapıp gerekirsevatandaşları da temizlik konusunda eğitebilirler. Örneğin İzmir’in en önemliilçesi Karşıyaka vapur iskelesinin sırasında duran faytonların idrar kokusundangeçilmiyor. Yöneticiler çıkıp biraz cadde ve sokaklarda dolaşsınlar lütfen.


YORUM YAZ
Arşiv