Siz hiç Sabahattin Ali ve Ferhat Göçer’i aynı sahnede gördünüz mü?
Ben gördüm… 
Nasıl mı?
Anlatayım.
Türk edebiyatının hem ülkemizde hem de dünyada en güçlü ve hüzünlü kalemlerinden biri olan Sabahattin Ali, vefatının üzerinden geçen onca yıla rağmen hâlâ "en çok okunanlar" listesinin başında, en çok söylenen şarkıların dizelerinde yaşıyor.
Ancak onu sadece kâğıt üzerinde değil, sahnede, ruhuyla hissetmek bambaşka bir deneyim. Ünlü yönetmen Ezel Akay yönetmenliğinde Ferhat Göçer’in sahneye koyduğu "Aldırma Gönül" müzikali, tam da bu deneyimi vaat eden bir müzikal.
Müzikal, Sabahattin Ali’nin Sinop Cezaevi’ndeki günlerinden sürgün yıllarına, iç dünyasındaki fırtınalardan trajik sonuna kadar geniş bir yelpazeyi ele alıyor. Ferhat Göçer de sahnede sadece bir yorumcu olarak değil, bir anlatıcı olarak da karşımıza çıkıyor. Oyunun dramatik yapısı, izleyiciyi 1940’ların Türkiye’sine götürürken, Sabahattin Ali’nin bitmek bilmeyen mücadelesini, azmini, en zor günlerinde bile bir şeyler üretme hevesini ustalıkla işliyor.
Bu aslında şarkıların çok ötesinde bir hikaye.
Hepimizin ezbere bildiği Aldırma Gönül ve daha birçok ölümsüz eser, bu müzikalde sadece birer şarkı olmaktan çıkıyor. Her bir nota, Sabahattin Ali’nin yazdığı bir mektubun, duyduğu bir özlemin veya çektiği bir acının yankısı olarak sahneye çıkıyor ve bu hikaye Ferhat Göçer’in güçlü vokal performansı ile birleştiğinde, dinleyici için sadece kulaklara değil, doğrudan kalbe hitap eden bir atmosfer oluşuyor.
“Neden mi İzlemeli?”
"Aldırma Gönül", bir biyografi olmanın çok ötesinde; adeta bir saygı duruşu. Nostaljik bir dokuyla harmanlanmış baştan sona. Sabahattin Ali’yi hiç tanımayan birine de, onun eserleriyle büyümüş bir okura da aynı duyguyla dokunmayı başarıyor.
enin sonunda salondan ayrılırken, sadece güzel şarkılar dinlemiş olmanın huzurunu değil, bir aydının yaşam mücadelesine tanıklık etmenin ağırlığını ve ilhamını da yanınızda götürüyorsunuz.
Hatta Ferhat Göçer’le Sabahattin Ali’yi yan yana görmüş gibi bir hisse kapılıyorsunuz.
İşte bu yüzden bu anlamlı müzikal, bence sezonun kaçırılmaması gerekenleri arasında. Ferhat Göçer’in de kendi kariyerinin en anlamlı işlerinden biri olmuş bana göre.
Sözün özü, Sabahattin Ali’nin şiirleri, Ferhat Göçer’in sesi…
Tam bir şifa niyetine.
Bir Efsanenin İzinde: Ferhat Göçer ve "Aldırma Gönül"
16 Nisan 2026- 0
- 42










