Demir Eksikliği Anemisi

  • 0
  • 648
Yazı Boyutu:

Günümüzde kansızlık özellikle kadınlar ve çocuklar arasında yaygın biçimde görülmektedir. Kadın ve erkekte yetersiz ve hatalı beslenme, doğumlar, uzun süren adet dönemleri, şiddetli kanamalar, ameliyat, kazalar, bağırsaklarda kancalı kurt veya tenya, demir depolarının boşalmasına neden olabilir.

Demir vücudun yapıtaşı olan DNA sentezinde ve hemoglobinin dokulara oksijen taşıyabilmesinde rol alır. DNA sentezinde yavaşlama yeterince önemli bir sorundur. Bu tip kansızlıkta vücutta oksijen taşıma kapasitesi de düştüğünden dokularda yağların yakılmasıyla ilgili aksaklıklar meydana gelebilir. Böylece metabolizma yavaşlar ve daha az yerken kilonuzu güçlükle koruyabilirsiniz. Hatta kilo almak kolay, kilo vermek zor hale gelir. Kansızlığın yaşam kalitesine olan diğer yan etkileri ise halsizlik, yorgunluk, hafıza sorunları, mutlak uyku halidir. Halbuki dokularda oksijenlenme oranının artması için, tam tersine sağlıklı bir bireye göre, aktiviteye daha çok ihtiyaç vardır. Oysa siz en ufak aktiviteyi yapacak gücü kendinizde bulamayabilirsiniz. Fiziksel aktivite bedende derinlemesine oksijenlenmeyi sağlar ve yağlar dokularda daha iyi yakılabilir. Kasların güçlenmesine bağlı olarak da metabolizma hızlanır. Yani kansızlığınız varsa ve kilo alıyorsanız acilen doktorunuzdan ilgili tıbbi tedavinin yanı sıra diyet uzmanınızdan da “demirden zengin konstipasyonla (kabızlık) uyumlu zayıflama diyeti” tedavisi almanızı öneriyoruz. Çünkü kansızlık tedavisinde kullanılan ilaçlar konstipasyona (kabızlık) ve iştahta artışa yol açabiliyor. Doktorunuzla konuşarak ilacınızın saatini gece yatış saatine almak önemli bir öneri olabilir. Böylece iştah durumunuz daha az etkilenebilir. Kabızlık içinse tuzsuz ya da tuzundan arındılırmış asma yaprağı kalorik değeri ihmal edilebilir ve sınırsız tüketilebilirdir, bağırsak hareketlerini de düzenleyici bir seçenektir. Üstelik bitkisel demirden zengindir. Üzerine limon sıkılarak tuzsuz tüketildiğinde bağırsakları yumuşatır ve aynı zamanda demir desteği de sağlamış olur.  Kabızlığa eğilim varsa demir eksikliği anemisinin tedavisinde kullanılan ilaçlar da kabızlık yapacaktır. Bu nedenle dikkat edilmelidir ki; nar, elma, şeftali, muz, yoğurt ve  fazlaca kahve, kola çay tüketmek, seyrek aralıkla bitkisel besleniyor olmak, hareketsizlik, yetersiz su içmek, adet dönemleri, sık sık sinameki kullanımı kabızlık riskini arttıran faktörlerdendir. Bağırsak hareketlerini uyaran faktörlerse; süt, kayısı, üzüm, incir, erik, kavun, karpuz, kiraz, kivi hafifçe haşlanmış tuzsuz asma yaprağı, bol su, hareketli bir yaşam, daha az kafeindir. Demir den zengin besinler ise karaciğer, et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yeşil yapraklı tüm sebzeler, üzüm, pekmezdir. Bilinen tüm demir içeriği yüksek besinleri, ister bitki ister hayvan dokusu olsun, mutlaka süt, yoğurt, peynir, ayran, cacık, kefirden ve kalsiyum eritme tabletlerinden ayrı bir saatte alırsanız demirin kana geçen miktarı daha yüksek olacaktır. Demiri bol içerir dediğimiz besin bitki ise, mutlaka beraberinde limon tüketiniz. Örneğin ıspanağı keyfi olarak 1 kez yoğurtlu yediyseniz, 1 kez yumurtalı, 1 kez kıymalı, 1 kez limonlu yemeye özen gösterin, böylece bağırsaklardan kana demir geçişi daha yüksek olacaktır. Öğünlerin hemen üzerine değil ama 1 saat sonra ancak açık çay veya kahve için. Aslında acilen çay, kahveden uzaklaşın. Günde 3 fincan çok açık çay ve 1 fincan Türk kahvesi veya neskafeyi geçmeyin. Yemekle kola tüketmeyin. Kansızlığı olanlar için son derece önemli olan bu uyarıları dikkate aldığınızda tüm faktörler kontrol altında sayılamaz. Bağırsaklarda kurt olarak bilinen ve toplumda sık rastlanan bir durumda kansızlık sürekli tekrarlar hale gelebilir. Diyet uzmanları olarak bunun da tedavi öncesi araştırılmasında yarar görüyoruz. Çiğ salatalar, iyi yıkanmayan ellerle yapılan pişmemiş yiyecekler, çiğ köfte, içi pişmemiş etlerin tüketimi, kirli lavabo, tuvaletler, ile kolaylıkla insandan besine ve insandan insana bulaşabilmektedir.

Görüldüğü gibi bir çok hastalığın tedavisinde olduğu gibi kansızlığın tedavisinde de, uzun süreli ve sağlıklı bir sonuç için, tıbbi bir tedavinin beraberinde diyet tedavisine tartışmasız ihtiyaç duyulmaktadır.

 

YORUM YAZ
Arşiv