Dikkat! Tatlı Krizi

  • 0
  • 862
Yazı Boyutu:

Tatlılar çoğumuz için hayatımızın tadıdır. Pek çok insan tatlı tatta bir besin tüketmekten zevk alırken pek az insan tatlı tadı sevmemektedir. Bazılarımız da hamur işleri tüketme eğilimindeyizdir. Tadı tuzlu bile olsa hamurlar kanda şekeri yükseltir. Hamur bağımlılığı da bir tür tatlı bağımlılığıdır. Yani karbonhidrat bağımlılığıdır.

Bağımlılık noktasına ulaşması ise bu işin en sevimsiz yanıdır. Çünkü bu sayede ufak ufak sağlığımızı kaybetmeye başlarız. Başlangıçta sadece kendimizi bir süre için şımartmak üzere yediğimiz tatlılar ya da hamurlar artık bizi sürekli çağırmaktadır. Tatlısız, hamursuz günümüz geçmemeye başlar. Vücuda giren yoğun hamur, un, şeker kana çok hızlı geçer ve kısa zamanda kan şekeri doruk noktasına ulaşır. Bu yoğun şekerli kan pankreas organının da içinden geçmektedir. Yoğun şekerle aşırı miktarda uyarılan pankreas bu yolla ağır bir darbe almaktadır ve çok miktarda insulin hormonu salgılar. Yani kısa zamanda yoğun şeker girişi, kısa zamanda yoğun insulin salgılanması ile sonuçlanır. İnsulinin görevi kanda şekeri düşürmektir. Çok miktarda salgılanan insulin hormonu kandaki şekerleri kısacık bir zaman diliminde hücre doku ve organların içine taşır. Bu işlem hızla gerçekleşeceği için kanda şeker birden bire dibe vurur. Bu durumda tekrar “YE” emri gelir ve tekrar tatlı ya da hamura adeta hücum ederiz ve bir kısır döngüsünü başlatmış oluruz. Bağımlılık ve obezite kaçınılmazdır. Daha da kötüsü tükürük salgısı gibi yaşadığımız sürece pankreas bize insulin salgılamak zorunda değildir. İnsulin vücutta bitebilen bir hormondur. Herkes bir insulin salgılama kapasitesi ile dünyaya gelir. Diabete (şeker hastalığına) genetik eğilimi olanların toplam insulin salgılama kapasitesi daha düşüktür veya insulin salgılama miktarında sorun olabilir. Yani herkes potansiyel şeker hastası olarak dünyaya gelir. Ailenizde şeker hastalığı yoksa bile sizde çıkabilir. Yaşla gelişen “şeker hastalığı”şu anlama gelir: Bir ömürlük insulini hızla tüketen un, şeker, paketli gıdalardaki glukoz şurubu, mısır şurubu, fruktoz şurubu gibi etken maddelerin uzun yıllar tüketildiğine işarettir. Yaş burada hatanın uzun yıllar yapıldığının göstergesi olabilir. “Şişmanlığa bağlı diabet” ise şu anlama gelir: İnsulini hızla tüketen un, şeker, paketli gıdalardaki glukoz şurubu, mısır şurubu, fruktoz şurubu gibi etken maddelere bağımlı olduğumuzun göstergesidir şişmanlık… Şişmalık ancak bir gösterge olabilir. Yaş ve şişmanlık hatanın sürekli olduğuna işaret eder. O halde hatayı ayrıntılı tanımlamak gerekirse: Glukoz şurubu, mısır şurubu, fruktoz şurubu içeren hazır kek, bisküvi, hamur tatlısı, reçel, bal, kakaolu fındık ezmeleri, meyve suları, meşrubatlar (hazır paketli tatlı tatta ne varsa), tatlı tuzlu tüm hamur işleri, beyaz un, pirinç, makarna, şeker içeren tüm besinler ve alkol bile kanda glukozu hızla yükseltir. Hiperglisemi hipoglisemi ataklarına yol açar, bağımlılık yapar. İştahı arttırır. İnsulini bitirir. Şeker hastalığına geçişi hızlandırır. Zihinsel, bedensel performansı düşürür. İş performansını düşürür. Uyku_rehavet yapar. Depresyona yol açabilir. Şişmanlığa neden olur.

Tatlıların bağımlılık yapıyor olması, obeziteye neden olduğu bilinen fast  food dan bile un, şeker ve şurup içeren besinlerin ve pirinç makarna beyaz ekmek gibi besinlerin daha tehlikeli olduğunun göstergesidir. Özellikle kadınları bir ayda 3 kez pençesine alan karbonhidrat krizleri (2 adet döneminin başlangıcı ve ortasına denk gelen yumurtlama dönemi) hayatın her döneminde tekrar tekrar bağımlılık yapabilmektedir. Bu nedenle çok kurnaz olmalıyız tatlıları bizi ye diye çıldırtsa bile tadımlık bırakmalı ya da yememeliyiz. Belki daha düşük enerjili alternatifler geliştirebiliriz. Örneğin light sütlü tatlılar, yağsız pişen bol sebzeli baharatlı yağlı pişirme kağıdında pişmiş börekler, tarçınlı limonlu fırınlanmış şekersiz meyve tatlıları, şekersiz tatlandırıcılı içecekler kullanılabilir. Çikolata krizleri için süt içinde tatlandırıcı  ve kakao ile yapılmış içecekler içebiliriz. Tatlandırıcının sık kullanımı ve çok yüksek dozlarının kanserojen olduğu görülmüştür. Bu nedenle şekerli içecekten gelecek enerjiyi başka besinlerden almayı tercih ediniz.

YORUM YAZ
Arşiv