Diyetisyen Kalemiyle Midye

  • 0
  • 1.458
Yazı Boyutu:

Köşe başlarında midyeciler…

Bir deneyen pişman bir de denemeyen…

İç pilavı sevmeyen var mıdır?

“Hele ki midyenin içindeyse” diyeceksiniz...

Midyenin sırf dolması olsa o da iyi, güzel. Dolması, tavası, çöp şişi, haşlaması…

Beslenme uzmanları olarak ah, bir derdimizi anlatabilsek…

Soranlara “yapmayın, etmeyin” demek işin kolay tarafı. İnsanoğlu midyeyi neden yememesi gerektiğini bilmek ister.  Midyeye ilişkin sebepler ve sonuçları insanın aklına yatmalıdır. İkna olursak; ancak o zaman dönüp lezzetten büyük ölçüde vazgeçebiliriz.

KARARLIYIM...

Bugünkü kararım sizleri midyeden soğutabilmek. Başarırsam inanın büyük sevaba gireceğim. O kadar çok soruluyor ki; bu konuda yazmadan edemedim. En güzeli sizlerle tüm ayrıntıları paylaşmak. Ne kadar emin olursanız o kadar seyrek tüketir, o kadar az zarar görürsünüz diye düşündüm...

Bu canlılar, denizlerin dibinde yaşarlar. Birçok denizde kurşun, kadmiyum, arsenik, civa gibi ağır metaller de aksi gibi denizin dibine çökerler. Çift kabuklu deniz canlısı midye de; kabuklarının açılıp kapanmasıyla, bu diplerdeki ağır metalleri içine alabilmektedir. Bu midyeleri yiyen balıklar ve bu balıkları yiyen deniz kuşları ise ölürler...

Midyeyi biz yediğimizde ise; ağır metaller kanımıza karışır. Kanımızdaki proteinlere bu ağır metaller tutunur ve şiddetli zehirlenmeye yol açarlar. Midyenin yanında alınan ayran, yoğurt türü bir besin ise eğer bozuk değilse, kesinlikle koruyucu önleyici etkilidir...

Neden biliyor musunuz?...

Yoğurt kendi proteinlerini feda ederek, kanımızdaki proteinlere bu ağır metallerin tutunması ve zarar vermesini engeller. Böylece zehirlenmenin şiddeti azalır.

Ancak; kontrolsüzce, çok sayıda midye tüketiminde yoğurt bile sizi kurtaramaz..

Bu tip zehirlenmelerde; bulantı, kusma, baş ağrısı, ishal, kısa süreli hafıza kaybı görülmektedir. Besinin yenmesinden üç saat sonra sinir sitemine ilişkin bozukluklar baş gösterir. Soğuk-sıcak algısında duyarsızlık ve hissizlik gelişebilmektedir. Zehirleyici toksinler nedeniyle de; yüz felci, solunum kaslarında sorunlar oluşabilir. Dilde ve ağız çevresinde uyuşma, kollarda ve bacaklarda genel uyuşukluk, karın ağrısı, kaşıntı, eklem ağrıları ve titreme, baş dönmesi,  koordinasyon bozuklukları, uykuya eğilim, mantıksız konuşma, tuhaf hareketler gelişmeye başlar. Hepatit-A, kanser, karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, kalpte ritim bozukluğu, cinsel fonksiyon bozukluğu, bakteriyel enfeksiyonlar meydana gelebilmektedir.

Ayrıca merdiven altı dediğimiz sistemle üretilenler en yaygınıdır. Denizden çıkarıldıktan sonra hangi koşullara maruz kaldığını, yerlerde sürüklenerek hazırlanma aşamasına gelip gelmediğini biliyor musunuz? Deniz canlısının bağırsaklarının iyice temizlenip temizlenmediğine dikkat ediyor musunuz? O iç pilavların uygun mutfak koşullarında hazırlandığına emin misiniz? Pilavın midye içlerine elle doldurulmadığına emin misiniz? Doldurma esnasında eldiven takıldığına emin misiniz? Özür dileyerek soruyorum: Midyeyi dolduran bireylerin tuvalet hijyeninden haberdar olduğuna emin misiniz?

İnsan vücudunda ciddi zararlara yol açan, felce bile sebebiyet verebilen midyeleri yememeliyiz.

Ya da illa ki yenilecekse de tadında bırakmalıyız bu işi…

Yani tabiî ki; en çok 3-4 adet yenilebilir. Bağımlılar için 50-80-100 ve katları şeklinde yenilen bir şeyken; “midyeyi 3-4 tanede bırakın” demek gülünç gelebilir. Midye yedikten sonra geçirebileceğiniz bir yüz felci esnasındaki gülüşünüzün, sonsuz gülüş olarak yüzünüzde yer etmesini istemezsiniz herhalde…

Ayrıca olası bir zehirlenmenin şiddetini azaltmak amacıyla da size tedbir önerim şudur: Midyeyi 3-4 tane bile yiyecekseniz, tazeliğine emin olduğunuz bir ayran, yoğurt veya yoğurtlu bir sebze meze türü gıdayla birlikte tüketiniz lütfen...

Midye yiyenlere "Afiyet olsun" diyebilmek isterdim ama bu, teşvik gibi olur.

Ben en iyisi yiyenlere "şimdiden geçmiş olsun" diyeyim...

YORUM YAZ
Arşiv