Evde Check-Up & Öneriler

  • 0
  • 811
Yazı Boyutu:

Merhaba değerli okurlarım,
 
12 Mayıs 2012 Cumartesi günü yayınlanan Haber Türk Gazetesi sağlık sayfasında çok ilgi toplayabilecek bir haber yayınlandı. “Kendi kendine check-up”. Sizlere çok doğru bilgiler içeren bu haberden alıntılar sunup ilave önerilerimi sunacağım.
 
 “Adet döngüsü için ideal aralık 21-35 gündür. Daha uzun ve daha kısa döngü için doktorunuza başvurun”.
 
Bu durumlarda yalnızca kadın doğum uzmanına başvurmak yeterli olmayabilir. Sebep poli kistik yumurtalık sorunu olabilir. Bu durumlarda sıklıkla İnsulin direnci ve ya reaktif hipoglisemi, şişmanlık, karbonhidrat bağımlılığı zincirleme gelişebilir.  İnsulin salgılayıp, kan şekerini düzenleyen organ pankreasın düzenli çalışıp çalışmadığını ise varsa endokrinoloji uzmanınız sizin için denetleyebilir. Beslenme uzmanları da; karbonhidrat tüketimi konusunda daha bilinçli hale getirmenize yardımcı olabilir. Böylece ileride gelişebilecek muhtemel bir diyabet riskini, erken evrede önlemiş olabilirsiniz.
·         Haberde: “Vücudunuzdaki benleri sayın. 50 den fazla ise cilt kanseri riski yüksektir” diyor.
 
50 den az beni olan biri var mıdır bilemem ama; kanser riski taşıyanlara; antioksidan yani kanser önleyici bir beslenme programı izlemelerini öneririm. Bu, aynı zamanda, anti aging bir beslenme programı olacaktır. Yani yaşadınız. Meyve ve sebzeleri, arındırıcı solüsyonlarda bekletip duruladıktan sonra, kabuklarıyla birlikte bol bol tüketin. Her gün yoğurt, salatada bol limon ve 1 bardak domates suyu kanser önleyici özelliktedir. Ayrıca güneşlenme işinin ayrıntılarını dikkate alma zamanı gelmiş demektir. Güvenli olmayan saatlerde (st: 11:00-16:00) güneşlenmeyin. Bu riskli saatler aralığında güneş koruyucu sürmeden dışarıya çıkmayın. Güneşlenebildiğiniz güvenli saatlerde ise deri altında D vitamini üretilebilmesi için güneş koruyucularınızı özellikle kullanmayın.
 
·         “Kollarınızı kontrol edin. Kollarınızın arkasına dokunun, eğer yumrular varsa omega asidinden yeterince tüketmiyorsunuz demektir” denilmiş.
Bu yumrular yağ bezesi olabilir ve ameliyatla basitçe alınabilir. Ancak kalp damarlarınızdaki olası bir tıkanmaya başlama durumunu gözden kaçırmış olmayın. Tedavi gerektiren bir durum olup olmadığına ise kardiyoloğunuz karar verecek ve kalp sağlığınızın takipçisi olacaktır. Beslenme uzmanınız size katı yağların nelerin içine girdiğini, vücutta bu yağ bezelerinin nasıl oluşturduğu, kalp hastalıklarının habercisi olabildiğini anlatıp, özel bir beslenme programı düzenleyecektir. Bu durumda kebap kültürüne dair besinleri, katı yağlarla yapılan hamurişlerini, tereyağ ve kaymağı alabildiğine seyreltmekte yarar vardır. Önemli olan size özgü güvenli porsiyon ve tüketim sıklığına; uzman denetiminde alışmanız ve bilinçlenmek üzere eğitim almanızdır. Bahsi geçen omega takviyesi için haftada 2 kez ızgara balık yeme disiplini edinin ve zeytinyağından şaşmayın derim.
 
·         “Tırnaklarınızdaki hafif morluk ya da mavilik kalp hastalığının habercisi olabilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümseklerin bulunması nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir” denilmiş.
Tüm bunlar aneminin göstergesi de olabilir. Bir dahiliye uzmanına gidip, tüm kansızlık türleri ile ilgili bir taramadan geçmenizde yarar olabilir. Hatta sigara tüketimi C vitaminine ihtiyacınızı 3 kat arttırabilir. Kansızlığın tedavisinde C vitamini önemli rol oynar.  Bu da halsizlik, yorgunluk, unutkanlık, sabahları uyanamama gibi sorunlara yol açar. Anemi tanısı konulursa, demir minerali ve C vitamini kaynaklarını ihmal etmeyin. Beslenme önerileri şöyle: Kırmızı et yemenizde fayda var. Çay, kola, kahve tüketiminizi azaltın, yeşilliklere limon sıkın, yağsız kırmızı et ve yeşilliğin yanında yoğurt ve türevlerini tüketmeyin. Ancak yoğurttaki yeşil su, yoğurdun kendisi, günde 2-4 adet ceviz yaprağı veya badem veya fındık tüketmenizde de yarar var. Haftada 2-3 porsiyon bakliyatı mutlaka tüketin.
 
·         “Diş etlerine dikkat ! Bu durum, yaklaşan kalp hastalığının habercisi olabilir” denilmiş.
Dişeti hastalıkları; C vitamini yetersizliği ve diş taşlarının artmasına da işaret ediyor olabilir. Bunun için diş hekiminize başvurmanız yeterli olabilir. Beslenmenizi gözden geçirmenizde de yarar olabilir. Diş taşı oluşumunu önlemek için gece diş fırçaladıktan sonra herhangi bir besin tüketmeyin. Aşırı asitli içecek ve yiyeceklerden uzak durun. Gün boyu bol su için. Meyve, taze yeşil salatalar, gerekirse tedavi evresinde doktor denetiminde dışarıdan C vitamini tableti alınabilir.
 
·         “Hafızanız için dikkat! Tepsi üzerine atacağınız herhangi 10 maddenin kaç tanesini hatırlayabildiğinizi test edin. Sonuç vahimse Alzheimer riskiniz var demektir” denilmiş.
Hafıza için omega yağ asitleri, B12 vitamini, demir, çinko, koenzim Q-10 gibi bazı önemli mikro besin ögelerine ihtiyaç vardır. Bunun için haftada 3-4 kez yağsız kırmızı et, haftada 2 kez ızgara veya fırında balık, haftada 2-3 kez kuru baklagil, günde 2 yaprak ceviz veya 3-4 badem/fındık, günde 1 porsiyon az zeytinyağlı, bol yeşillikli salata tüketmenizde yarar olacaktır.
 
·         “Tiroid kontrolü için sabah uyandığınızda ateşinizi ölçün ve eğer 37 derecenin altındaysa, tiroid kontrolü için doktora gidin” denilmiş.
TSH hormonunuzun alt üst sınırlara yakın çıkması, ilaçla müdahale edilmemesi, tiroid antikorlarına bakılmaması gibi durumlarda da; tiroid bezindeki sorunlar gözden kaçabilir. Tiroid sorunları çoğu kez fazla kiloya neden olur. Fazla kilo, başka sağlık sorunlarına neden olabilir. Tiroid bezi fonksiynları bozulduğunda; hızlı kilo alma, zor kilo verme, sinirlilik, tahammülsüzlük, halsizlik, yorgunluk, ellerde titreme, kronik kabızlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Tedavi için endokrinoloji uzmanına danışın ve tedaviniz başladıktan sonra da; beslenme diyet danışmanlığı almanızda yarar olacaktır. Böylece fazla kiloya bağlı başka hastalıkların gelişmesini (yüksek tansiyon, karaciğerde yağlanma, kalp damar hastalıkları vb) önlemiş olursunuz.
 
·         “Tuvalet sıklığı, diyabetin habercisidir” denilmiş.
Karbonhidratlara eğilim, karbonhidrat tüketmeye başlayınca durduramama, porsiyonu ve sıklığı zor kontrol etme sorunlarınız varsa endokrin uzmanına danışmanızda fayda olabilir. Sadece açlık kan şekerinize mi bakıldı? Tokluk kan şekeri ile açlıkta, toklukta insulin değerlerine de baktırdınız mı? Beyaz karbonhidratların iç organlarınıza, performansınıza, sinir sisteminize etkilerini biliyor musunuz? Diyabete giden yolda karbonhidratları nasıl seçmeniz gerekiyor? Oysa diyabette genetiğin rolü %30, beslenmenin rolü %70 olarak saptanmış. Özetle öğünlerde 1-2 dilim ekmek veya 2-4 kaşık bulgur/kepekli makarna dışında karbonhidrat kaynağı almamaya özen gösterin. Hep bahsedilen üç beyaza dair tatil tadındaki kaçamaklarınız çok büyük porsiyonlar halinde ve sık sık olmasın.
 
Unutmayın: Her şeyin başı sağlık, sağlığın başı beslenmedir. Bu konuda harekete geçmek size iyi gelecek.

YORUM YAZ
Arşiv