Keşke Ekmek Yesek…

  • 0
  • 926
Yazı Boyutu:

Diyet alışverişte başlar diye başladığım araştırma serüvenine dahil olan konulardan biridir ekmek… En kutsal görülen yiyeceklerden biridir. “Atılmasın, günah, lokmanı bitir” denilerek büyüdük çoğumuz. Savaş sonrası ekmek kuyruklarıydı yıllardır konuşulan…
Yani en çok tüketilen besinlerin de, karbonhidrat kaynaklarının da başında geliyor.

 

Bu özelliğiyle de, toplumda obezitenin yaygınlaşınca, en çok dikkat çekip, ilk sorgulanan besini ekmek olmuştur. “En çok tüketilen” olmaktan çıkıp, bir anda “en çok korkulan” olmuştur. Halbuki günlük karbonhidrat ihtiyacımızın, meyvelerle beraber, ne kaliteli kaynağıdır. Her gün yenmelidir, çünkü; beyin, bağışıklık sistemi, kaslar, karaciğer ve tüm vücut hücrelerinde karbonhidratlar görevlidir. Sinir siteminin ihtiyacı olan B vitaminlerinin de kaynağı esmer ekmeklerdir.

Karbonhidrat kaynağı olarak yenilen çağımızda pilav, makarna, çorba, hamur işleri, pizza, patates kızartmalarının yanında, yağ ve tuz oranı bakımından ekmek çok masum kalmaktadır. Vitamin, mineral içeriği, tok tutma kapasitesi, metabolizmayı çalıştırma potansiyeli bakımından da bu seçenekler, esmer renkli bir ekmeğe göre son derece kötüdür.

Beyaz ekmeğe gelince… Yağsız ve çok az tuzlu olmasına rağmen “nimet” olarak bile adlandırılan ekmeklerin içinde en kötü seçenektir. Çünkü buğday tanesi toplanır kepek kabul liflerden arındırılır yani saflaştırılır. Buna rafine etme işlemi denir. Bu işlemden sonra taneler öğütülür. Beyazlatıcı kanserojen katkı maddeleri konulur. Halk ekmek denilen ekmeklerin renginin sarımsı olması o beyazlatıcı katkı maddesini içermediği içindir. Saflaştırma sırasında, tüm vitamin ve minerallerini kaybetmiş, ağızda çiğnemeye gerek kalmadan, adeta pamuk helva gibi yok olan bir yiyecek tükettiğimizi fark ederiz. Tok tutmaz, yedikçe yiyesimiz gelir, iştah açar, kolaylıkla kilo aldırır, şeker hastalığı riski taşıyan ailesel yatkınlığı olanların bile cesaret etmemesi gereken bir besindir. Yani ekmek beyazsa “nimetlik” bir durumu kalmamıştır. Aslında çavdar tanesini topladıkları gibi öğüttüklerinde ve çavdar ununu sarımsı buğday unuyla karıştırdıklarında nefis lezzetli ve besin değeri bakımından zengin bir seçenek ortaya çıkmaktadır. Tamamen çavdar unuyla ekmek yapmak neredeyse imkansızdır. Tamamen kepekten de yapmak zordur. Çünkü ekmek, kabarması hamurlaşmaması gereken bir yiyecektir. Ekmekten bu anlamda beklenen kaliteyi yakalamamız için, bir miktar buğday unuyla karıştırırlar. Burada kavrulmuş malt unu da lezzet veren fakat kanserojen olan katkı maddelerinden biridir. Malt ununa dikkat! Etiket okuma alışkanlığı kazanmaya çalışmanızı öneririm. Diyet uzmanı olmama bağlı olarak sıklıkla karşılaştığım sorulardan biri ekmeğin nasıl olması gerektiğidir.

Yukarıda da belirttiğim gibi ekmek eşdeğeri olup beyaz hamur, pilav, makarna, erişte, şehriye, patates gibi yağlı, tuzlu, tok tutmayan, kilo aldıran, çok yediren seçenekler yerine, esmer renkli bir ekmeği tercih edin. Çünkü ekmek esmer olup, daha az işlem gördüğünde, kepek, kabuk, lifleri yoğun olduğu için, ekmek daha çok çiğnenecektir. Esmer ekmekten kastettiğimiz ise, kepekli, çavdarlı, karışık tahıllı, tam tahıllı, tam ya da %100 buğday ekmekleridir. Kana şeker geçişi gecikir ve çabuk acıkmayız. Bağırsaklar, mide çok çalışır ve metabolizma hızlanmıştır. Diyabet riski azalır. Bu ekmekleri değiştirip dönüştürerek kullanın. Böylece farklı B vitaminlerini almış olursunuz. Kansızlık yapacak kadar çok lif almanız için anormal ekmek yiyor olmalısınız. Bu konuda da rahat olun derim. Kadınsanız, doğum yaptıysanız, her öğünde fazlaca yağsız salatalar, her gün 8-10 dilim esmer ekmek, öğle akşam bitkisel besin tüketiyorsanız, et de yemiyorsanız kansızlık riskiniz doğabilir. Esmer ekmeği öcü gösteren hurafeleri de böylece sorgulamış olduk. Diyelim ki kansızlık yapıyormuş diye korkutulduğunuz için esmer ekmeği bıraktınız. Düşünün ki yemeye başladığınız her 4 yemek kaşığı pilav makarna 2 dilim ekmeğe eşittir. 2 dilim esmer ekmekle doyabiliriz, ancak 4 yemek kaşığı pilav ya da makarna nereye gitti anlamayız. 1 tabak makarna50 gram kuru ağırlıkta ve 180 kcal.’ dir. İçine 1 tabağın 2 yemek kaşığı yağ girdiğinde yapışmayı ancak önlersiniz ki o da 120 kcal. ilave demektir. Toplamda 1 tabak makarna 400 kaloridir. Eğer içine başka kaşar, beşamel sos, domates sos, deniz ürünleri vs koymazsanız tabii..

Birçok insanın sabahları işe giderken ya da akşam üstüleri yediği hamur işleri de buna eşdeğerdir. Alamadığımız vitamin, mineral de cabası… Zaten kısıtlı enerjiler etrafında dönmeyi gerektiren hareketsiz yaşantılarımızın içinde alınan her bir kalorinin bana yararlılığı var mı diye sorgulamak lazımdır. Ekmeğin adı çıkmış 9’a, inmiyor 8’e. Yani keşke esmer bir ekmek yesek… Ekmek yerine geçtiği hesaplanmış, besin değeri düşük, kalori bombası besinlerden uzak kalsak…

YORUM YAZ
Arşiv