Suyla İlgili Gerçekler

  • 0
  • 786
Yazı Boyutu:

1)     Niçin düzenli su içmeliyiz?
 
·         Vücudumuzun %60- 70’ i sudan oluşur. Susuz bir hayat düşünülemez.  
 
·         Vücuttaki tüm sağlığımızı ilgilendiren kimyasal olaylar; yeterince su varlığında gerçekleşebilir. Diğer bir deyişle metabolizmanın çalışması için su vazgeçilmezdir.
 
·         Sindirim ağızda başlar ve tükürük bunu başarmak için suya ihtiyaç duyar
 
·         Vücut ısısı suyla dengelenir suyun oluşturduğu terle toksik maddeler uzaklaştırılır, ısı dengelenir.
 
·         Gün içinde yediğimiz sağlıklı besinlerin vitamin, mineral, protein vb besin ögeleri kanda bulunur. Kanın bu besin ögelerini taşıma kapasitesi, ne kadar su içerdiğiyle ilişkilidir.
 
·         Gerçek anlamda detoks çoğu kez özel bir diyet gerektirmez. Toksik maddeleri 7/24 vücuttan atan özel bir sistem mevcuttur. İdrarın rengi koyulaşması ve kokusunun ağırlaşması toksik maddelerden etkilendiğine işaret olarak görülebilir. Böbrekleri rahatlatmak ve mutlak detoks için idrara yeterli su ulaşmalıdır.
 
·         Günlük olarak sadece idrar, ter, deri solunumu ve nefesle kaybedilen suyu yerine koymak için bile 1,5 litre suya ihtiyaç vardır.
 
·         2,5 lt suyu boşaltmak süzmek için böbrekler hergün ekstradan 150 kcal harcar. Bu da 45 dk tempolu yürüyüşe karşılık gelir.
 
·         Karaciğer ya detoks yapar ve yağların yakımı ile yeterince uğraşamaz; ya da yeterince yağ yakar çünkü detoksu zaten böbrekler yapıyordur.
 
·         Vücuttan %5 su kaybı bile zihinsel bulanıklığa yol açar. Çok önemsediğiniz işinize konsantre olabilmenizi olumsuz etkiler.
 
·         “Limonlu su zayıflatır” sözü bir hurafedir. Limonlu olmasının zayıflamaya özel bir etkisi yoktur. Bulantıyı kesmeye yardımcı olabilir. Limon, içerdiği C vitaminiyle detoks etkisini arttırmaya da bir parça yardımcıdır denilebilir. Ancak bu durum tamamen ne kadar suda ne kadar limon ve C vitamini içerdiğiyle ilgilidir. Sabah aç karnına limonlu su ise pek çok hassas mide iç çeperine sahip bireyde riskli bile olabilmektedir.
 
2) Su dengesi için:
*2,5 lt su içildiğinde vücut bu suyu kullanır ve zamanı geldiğinde kendisi boşaltır. Ancak 3 lt den fazla suyu boşaltmak için 24 saat yetmez ve ödemler kaçınılmazdır. Bu miktar vücut yüzeyi büyük olan bireyler için 3,5- 4 lt ye kadar çıkabilir.
 
*Tuzun fazlası ve cips, çerez, bulyon tabletler gibi aşırı tuzlu gıdalar, alkol, şalgam suyu, turşu ödeme neden olur. Suyun kendisini içmekle oluşan şişlik geçicidir. Düzenli su içmediğimizde idrara çıkmaya devam ederiz. Bedende suyun eksilmesi halinde, alarm başlar ve “her damla suyu saklamalıyım, kurumak, ölmek üzereyim” dercesine; vücut her damla suyu saklamaya başlar. İşte bu nedenle vücutta su tutan gıdaların yanı sıra, aşırı su boşaltan gıdalar ve ilaçlar da ödemi kronik hale getirmektedir.
 
*Sizi sık idrara çıkardığını fark ettiğiniz maydanoz, lahana çorbası, mate çayı, ısırgan otu çayı, form çayları rutin olarak kullanmamanızı öneririm. Su dengesinin sağlanması ve kanda her hücreye besinlerin 7/24 aktarabilmesi açısından daha doğru olacaktır. Ayrıca vücuttan aşırı su boşaltan faktörler; aynı zamanda kandaki vitamin ve minerallerin de kaybı demektir.
 
3)     Yüksek tansiyon ve vitamin, mineral kaybı:
Tansiyon düşürücü ilaçlar da sık idrara çıkararak, sodyum mineralini vücuttan uzaklaştırır. Bu esnada tansiyon düşer elbette… Ancak beraberinde başka mineraller de kayba uğrar. Örneğin osteoporoz için kalsiyum desteği, kansızlık için demir desteği alıyorsanız; başka vitamin ve mineraller de özellikle tüm mineraller ve  B ve C vitamini gibi suda eriyen vitaminlerin idrarla atılması söz konusudur. Bu durum tedavinizi yavaşlatabilir. Bu kısmı doktorunuzla ve beslenme uzmanınızla konuşmanızda fayda olacaktır.
 
4)     Düşük tansiyon ve ödem:
Düşen tansiyonu yükseltmek üzere verilen tuz formunda mineraller ve soda, maden suları, şiddetli ödeme yol açacaktır. Bu sonuç kaçınılmazdır. Ancak önemli olan ilk anda tansiyonun dengelenmesidir. Daha sonra ödemin üstesinden gelebilmek için sadece düzenli olarak 2,5 lt su içmeye devam etmek yeterlidir. Vücut kendi suyunu kendisi dengeleyebilme yeteneğine sahiptir. Bunun için biraz zamana ihtiyacınız olacaktır.
 
5)     Başka sıvılar mı su mu?
İnsan vücudu oksijeni almaya, karbondioksidi atmaya programlıdır. Hücre içinde enerjinin yakılması için de oksijene ihtiyaç vardır, zihinsel ve bedensel olarak aktif olabilmemiz için de… Gazlı içecekler yüksek oranda karbondioksit içererek tüm bu dengeyi alt üst ederler. İçerdikleri katkı maddeleri ayrı bir tartışma konusudur. Şekerli içecekler, tatlı olan olmayan karbonhidratlara eğilimi arttırıp salgılanan insulinin dengesini bozarak obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları, iç organlarda yağlanma noktasına kadar bizi taşıyabilir. Kafein içeren kahveler ve uyarıcı fitat-tein içeren çaylar ise; su dengesini bozarlar. Sık idrara çıkarırken, kalsiyum, magnezyum, krom, demir vb pek çok mineral için “erozyon” demektir. Bu ve benzeri pek çok nedenle hiçbir içecek suyun yerini tutmamaktadır.

YORUM YAZ
Arşiv