Tatlıyı “Bünye(!)” İstiyor Mu Dediniz?..

  • 0
  • 748
Yazı Boyutu:

Tüm Ramazan Ayı boyunca oruç tutan tutmayan, gözümün önündeki aile bireylerim dahil, pek çok kişi tatlıları yuvarladıııı…
 
Herkesin kendince haklı nedenleri var. “Kan şekerimiz düştü, tüm gün açtık, oruç tuttuk, can bu istiyor” diyor. Bana: “Şimdi diyetisyenliğin sırası değil. Karışma sen, oruç tutan insanın yediğine içtiğine artık, oruç bu!...” diyen yakınlarım bile var J
 
İşte mübarek Ramazan Ayı, insanı raydan çıkartan o hurma, baklava, sütlaç, güllaçlarla geçtikten sonra, aksi gibi Şeker Bayramı’ yla sonuçlanıyor. Sanki hiç tatlı yememişiz gibi…
Geleneksel hamur tatlıları üstelik… Nerede öyle diyetisyen tatlıları?… Tüm memleketimiz tepeleme ölçek hamur tatlısıyla dolu: Baklava, kadayıf, şekerpare, kalburabastı, revani vb…
 
Biz de almışız elimize bir saz, tüm diyetisyenler: “Meyveli, sütlü tatlıları tercih edin, meyveyi dondurmayla servis edin vs” diyoruz… Kim dinler?...
Özetle; hem gelenekler var işin içinde, hem de insanların canı istiyor ve “Yılda bir kere Şeker Bayramı var, karışma bize’ ler” var işin içinde…
 
İşte tüm bu film hayatımızdan her yıl akıp giderken, her defasında daha fazla şişmanlık, diyabet riski, iç organlarda yağlanma oranının artması vb sağlık sorunları yaşıyoruz.
 
Bazı enteresan aklı tutuk ama tıp eğitimi almış insanlar Tv kanallarında: “Bünye istiyorsa yemelisin” diyor, akıl veriyor... Şaşkınlıkla izliyorum.
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’ nde öğrenciyken, anatomi, mikrobiyoloji, fizyoloji, biyokimya, besin kimyası vb birçok insan bedenine özgü bilgi veren tıp dersi gördük: Şu “Bünye” denilen şey nerede bir onun yerini gösteren olmadı. J
 
“Bünye” diye bir organ, doku, hücre, uzuv yoktur. Bu gerçekten bana günlük hayatta da hep çok eğlenceli gelmiştir.
Oysa bizler, bazı hatalı yeme alışkanlıklarımızı tekrarladıkça; hatalı alışkanlıklar geliştiririz. Ancak, her bayramda ve hatta Ramazan Ayı’ nda meyveli, sütlü hafif tatlıları, küçük porsiyonlar halinde ikram edersek; bu kez, yeni ve üstelik sağlıklı bir alışkanlık kazanırız.
Eski topraklar; siz de merak etmeyin, kimse yadırgamaz.” Neden hamur tatlısı yapmadın?” diyen olmaz. Aksine hamur tatlısından yaz günü bezenlere ilaç gibi gelir. Rahat olun. Kendinizin ve misafirin sağlığı da; bazı hatalı yeme ve pişirme reflekslerinden daha önemlidir, hatta geleneklerden bile…
 
Oradan gelen “Hep hamur tatlısı yapmak, önümüze konulanın tamamını yemek, ısrarlara ‘Hayır’ diyememek” ya da “Sık sık canın istedikçe, aklına geldikçe, önüne konuldukça tatlı ye” şeklindeki emirleri frenlemek sizin insiyatifinizdedir.
Hamur tatlısı pişirmeyi hemen bu bayram itibariyle terk edin, meyveli, sütlü tatlı pişirmeye başlayın. Misafirlerinize onların sağlığını gözettiğiniz açıklamasını yapmanızda da sakınca yok.
 
“Bana Allah tarafından ‘Ye’ emri geldi” dediğinizde; “ye, ye, ye” diye konuşan, beyninizi kemiren ve yediren BÜNYE’ nizi susturmak da elinizde… J
Çünkü bünye dediğimiz, basitçe ve sadece alışkanlıklarımızdan ibarettir. Yani bize aittir, emrimizdedir. Susturulabilirdir. Farklı, yeni ve sağlıklı kodlamalara elverişlidir.
 
Bu Bayram harekete geçme zamanı… Bunlarla ilgili biraz pratik yapın. Mutlu, sağlıklı ve eğlenceli bir bayram dilerim…

YORUM YAZ
Arşiv