‘Bırakın eserlerim Konuşsun’dan ‘Neden Aramıyorsunuz?’a

  • 0
  • 282
Yazı Boyutu:

Şöyle bir düşünün: Bir sanatçı patlama yapmış, her yerde onun şarkısı, filmi her yerde konuşuluyor. Popülarite zirvede! Doğal olarak gazeteler, TV'ler peşinde. Röportaj teklifleri yağıyor. Peki, bizim sanatçımız ne yapıyor? "Şu an müsait değilim," "Eserlerim konuşsun," "Abi ya gelsin çeksin, gitsin işte" diye artistlik yapıyor. Yani kibarca, medyayı kapıdan çeviriyor.

Bu tavır, popülerliğin getirdiği o tatlı güç zehirlenmesinden başka bir şey değildir. Medyayı bir araç değil, kendisini alkışlamak için bekleyen bir kalabalık gibi görüyor. "Ben zirvedeyim, siz bana uymak zorundasınız" diyor. Oysa ki popülerlik bir hak değil geçici bir enerjidir. Sanatçı, popülerliğin onu sonsuza dek güvende tutacak zırh olarak görmesi çok büyük yanılgıdır.

Fakat bu piyasa acımasızdır. Rüzgar çabuk döner. Yeni bir yıldız parlar, eski ismin popülaritesi düşmeye başlar. Telefonlar eskisi kadar çalmaz, konserler azalır, çekim talepleri hiç gelmemeye başlar, haberlerde adı geçmez olur.

İşte tam bu "kırılma" anında, o artist tavırlı sanatçımızın halini görmelisiniz! Birden bire sosyal medyasında sırf ilgi görmek adına enteresan paylaşımlar yapmaya başlar. Tek derdi gündeme yeniden gelmek olur. Evet haklı gündemde olmazsa iş yapamaz. E sen gündemdeyken insanlara röportaj vermedin. Kapıda bekletip arkanı dönüp çıktın, gittin. Yeri geldi kibarca reddettmek yerine tersledin. Şimdi de gündemde olmak için saçma sapan şekillere giriyorsun. Değer mi hiç?

Eskiden yüzüne bakmadığı gazetecinin, "Ne olur beni yazın, bir haber yapın!" diye adeta gözünün içine bakıyor. İroniye bakar mısınız? Zirvedeyken reddettiği ilgiyi, düşüşteyken dileniyor.

İlişkinin Adı: Kullan At mı?

Bu durum, aslında sanatçının medyayla olan ilişkisini ne kadar yanlış kurduğunu gösteriyor. Medya, sana sadece ihtiyacın varken kapısını çalacağın bir acil servis değildir. Kariyerinin yükselişinde köprüdür, sesi geniş kitleye taşıyandır. Zirvedeyken bu köprüyü yakıp, düşüşte "Hadi beni kurtarın!" demek ne etik, ne de akıllıca. Basın da bunu unutmuyor elbette. Güven tek taraflı kullanıldığını için kriz anında kimse sana yardım etmeye hevesli olmaz ki.

Popülerlik, gelip geçici bir rüzgardır. Ama o rüzgarın estiği anlarda gösterdiğin tavır, karakterini kalıcı hale getirir. Ve o karakter, bazen, sönen ışıklar altında yalnız kalmaya mahkumdur. Vefa ise her dönemde kendi gücünü, iyiliğini gösterir.

YORUM YAZ
2022-09-24-1664012764330-banner.jpg