Ülkece uyuşturucunun zararlarını yeni fark ettik. Bütün kanallarda Mehmet Akif Ersoy ve ünlülerin uyuşturucu mevzularını konuşuyor. Bu mevzuları konuşmak için neden bu kadar bekledik? Herkesin kafasında illa ki bir cevap vardır tabi.. Bir çoğumuz da işin gıybet tarafında. Oysa ki bu uyuşturucu iletinin zararları kişilerin eğlence anlayışı ile sınırlı değil. Geleceğin infazından gençliğin uyutulmasından ülkelerin yıkılmasına değinmek istiyorum. Yani diyorum ki ‘’Ülkeler kasten uyutuluyor’’.
Eskiden bir ülkeyi diz çöktürmek için ordular sınırda toplanırdı. Şimdi ise durum çok daha farklı. Bir toplumu içeriden çürütmek için en genç ve en dinamik kesim hedef alınıyor. Uyuşturucu tam da burada devreye giriyor. Bir ülkenin geleceği olan gençlerin zihnini ve iradesini elinden alınıldığında aslında o ülkenin 20-30 yıl sonrasını çalınmış oluyor.
Bir ülke sadece ekonomik krizle ya da savaşla yıkılmaz. Uyuşturucu giren evde huzur kalmaz. Anne-baba ve çocuk arasındaki güven bağı koptuğunda, toplumun en küçük ve en güçlü birimi çatırdamaya başlar. Uyuşturucuya harcanan para bir yana dursun o gencin üretememesi, iş gücünden düşmesi ve devletin tedavi için harcadığı devasa bütçeler birleşince ekonomi içten içe kemirilir. Madde bağımlılığı arttıkça, bu maddeye ulaşmak için işlenen suçlar da artar. Sokakta güven duygusu kaybolduğunda, o toplumda yaşama sevinci biter.
Alın size tarihten örnek; Afyon Savaşları. 19. yüzyılda koca Çin İmparatorluğu'nun nasıl dize getirildiğini hatırlayanınız var mı? Dış güçler, toplumu uyuşturucuya alıştırarak koca bir devleti içeriden felç ettiler. Yani "bir ülke bu yolla çökertilebilir" tezim, maalesef tarihin tozlu sayfalarında kanıtlanmış bir gerçek.
Bugün uyuşturucu artık sadece "bazı mahallelerin" sorunu değil. Sosyal medya aracılığıyla, popüler kültür maskesiyle çocukların kapısına kadar dayandı. Sentetik uyuşturucuların ucuzlaması ve erişilebilir olması, bu tehlikeyi daha önce hiç olmadığı kadar büyüttü. Sadece polisin emniyetin tedbirlerle bu işin çözülmeyeceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu bir topyekûn savunma meselesi.
Bir ülkeyi yıkmak için atom bombasına gerek yok; gençliği uyuşturucu batağına itmek yeter de artar. Bu yüzden bu konu sadece polisi ilgilendiren bir asayiş olayı değil, hepimizin kapısındaki en büyük yangındır.




