Dün Gece Kordon’Da…

  • 0
  • 227
Yazı Boyutu:

Saat 21.00. Hava serin.

Bayram havasından olacak yine de mekânlar dolu.

Kaldırımda her çeşit seyyar satıcı.

Atatürk Müzesi’nin önü midyeci, boyozcu, kestaneci ve oyuncak ayı satıcılarıyla renklendirilmiş.

       *

Bir metrelik yaya yolunda, karşılıklı gelenler gülümseyerek birbirine yol veriyor.

Bazıları da söyleniyor.

Mekân çığırtkanlarının “ Buyur ablam… İçeride yer var” korosu, küfürleri biraz bastırıyor.

Trafik yolu iki sıra otopark halinde, tek şerit çift yöne yetmeye çalışıyor.

Kornalar ayrı senfoniyi oluşturuyor.

           *

Alsancak iskelesinin önü tamamen araç dolu.

Deniz kıyısı işgal edilmiş halde.

Bisiklet yolundan faytonlar giderdi.

Kalabalıktan kaçtıkları için, korsan otoparkçılara kalmış.

Beş kişilik bir grup sürekli hareket halinde.

Araçları takip ediyor, görevli olduklarını söylüyor.

Park ücreti 10 TL kesiyor.

Fiş isteyene, “ Serbest çalışıyoruz” sertliğiyle ağzını kapatıyor.

Zabıta araçları yok mu?

Duraktaki taksici arkadaşların deyimiyle, “ Bu saatte vınnnn…”

            *

Belediyenin otopark görevlisi de yok. Oysa mesaisi 22.00 de biterdi.

Belli ki bunalmış, bırakıp gitmiş.

Resmi otoparktan bir yer boşaldı mı, elinde bira şişeleriyle gençler kapatıyor.

Yer isteyene veriyor. 10 TL.

Oysa belediyesin fişli ücreti 5 TL.

            *

Kordonboyu’nun sonu.

Karakola bağlanan ara cadde.

Bir kişi, elinde para destesiyle işaret ederek araçlara yer gösteriyor.

Kapıyı açıyor, ücretini istiyor.

Direnen olursa, “ Zarar görürseniz karışmayız” uyarısında bulunuyor.

Çaresiz eller cebe gidiyor.

Kapışmak istemeyen ise terk ediyor.

             *

Korsan otoparkçının adı M.T. Güneydoğu’dan gelmiş.

İş bulamamış, şizofren hastası olduğu iddiasında.

Merak edip sorduğum için kartını gösteriyor. İşsizlikten sokağı satmaya başlamış.

“ Akşam 9 ile 12 arası yetiyor. Çalıp, soyacağımıza böyle koşturuyorum. Nafakam da çıkıyor, eve bakıyorum”

Biraz da göz korkutmak için olacak, “ Cezaevinde de yattım, kaynanamı bıçakladım” detayını ihmal etmiyor.

 Karışan yok mu?

“ Alsancak’ta bütün sokaklar aynı. Biz 120-150 kişiyiz, dayanışma içindeyiz. Kimse kimsenin sokağına karışmaz”

Ya para vermeyen olursa?

“ Paşa gönlü bilir… Zarara uğrar, derdini anlatamaz”

             *

Yerimiz bitti.

Geçmiş bayramınız mübarek olsun

YORUM YAZ
Arşiv