
Merhaba Sevgili Can'lar ve Bizimİzmir’in Sevgili Okurları,
Ben kimim? Bu dünyada, yaşayan insanlardan kaçı bu soruyu kendine sormamıştır ki?
Dünya, huzursuzluk verdiğinde ve paylaşılan değerler, bilgelik ve fikir birliği kıt olduğunda, en güvenilir içgörü kaynağı içimizdir.
İnsanların bu içsel gerçeğe ulaşmaları nasıl olur? İnsanlık binlerce yıldır ‘kim olduğumuz’ gizemini araştırıyor, ancak bu iç görüler çeşitli depolara ve disiplinlere gömülmüş durumda ve büyük ölçüde takdir edilmez. Bunların tek bir yerde toplanmasının çok büyük bir güç olduğuna inanıyoruz. Peki neden önemsemelisiniz? Çoğu insan bunu yapmıyor. Carl Jung’a göre ‘’ İnsanlar kendi ruhlarıyla yüzleşmekten kaçınmak için ne kadar saçma sapan şey varsa hepsini yaparlar’’
Eğer insan, yüzyıllardır diğer insanları kendi yanılsamalarıyla uyarmayı başaramadıysa. O zaman bu imkansız olabilir. Ama buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var gibi görünüyor.Neden Umurunda Olsun Ki? Zihnimiz yanıltıcı bir yerdir. Her birimizin, etrafımızı saran dünyanın içinde doğrudan yaşadığımıza, onun nesnelerini ve olaylarını tam olarak hissettiğimize inanırız. Bunların algısal yanılsamalar olduğunu düşünüyorum…
‘’ Her birimiz evrenin içinde yaşıyoruz-kendi beyninin hapishanesinde.
Bildiğimiz tek şey kafamızın içindeki özel dünyadır. Modernliğimize rağmen bu, ‘’sürekli bir kırılganlık olmaya devam ediyor- yani kendimizin ötesini görme, birbirimizi anlama ve iş birliği yapma mücadelemiz. Sınırlı fikirlerimiz, arzularımız, içgüdülerimiz ve hislerimiz tarafından yanlış yola sürükleniyoruz.
İki dünya arasında sıkışmış durumdayız. Birincisi, şartlandırılmış duygular, anılar, hikayeler, iç güdüler ve kaygılardan oluşan iç dünyamız. İkincisi, bizi yönlendiren ve delirten bir dış dünya- kimlik duygumuzu ve hayatın nasıl olması gerektiğini manipüle ediyor. Bu dünyalar birbirlerini kısır bir döngüyle besliyor. Kendimizi parçalara ayırdığımızda, bu dünyaları kısa bir süreliğine de olsa, askıya alırız. Boşlukta bilgelik kazanırız. Daha sonra kendimizi daha fazla berraklık ve dayanıklılıkla yeniden inşa edebiliriz.
İlizyonlarımızı Görmek Özgürleştiricidir.
‘’Hiçbir şey bilmediğimi biliyorum’’. Sokrates
‘’Eğitim, kendi cehaletimizin ilerici bir keşfidir. ‘’ Will Duran

Gerçekten ne kadar az şey bilebileceğimizi fark ettiğimizde bunun evrensel bir insani durum olduğunu da fark ederiz. Cehaletimizden kaçamayız. Ancak bunun çok iyi farkında olabiliriz. Öz - araştırma sınırlı ve yanıltıcı gerçekliğimizi şaşırtıcı derecede belirgin hale getirir. Kendimize ve başkalarına karşı şefkatli olabiliriz. Bu içsel ‘’altın kural’’ daha sonra günlük hayatımızı, ahlak ve toplumu şekillendirme konusunda ortak projelerimizi bilgilendirir.
Kendimizi tanıma dağına tırmanacak birçok yol vardır. Hadi araştırmaya başlayın…
Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.
BİLGİLENDİRME : BU MAKALE YALNIZCA BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. PROFESYONEL VE TIBBİ TAVSİYENİN YERİNE GEÇMEZ. HERHANGİ YENİ BİR EGZERSİZ VEYA TEDAVİ PROGRAMINA BAŞLAMADAN ÖNCE LÜTFEN BİR SAĞLIK UZMANINA DANIŞIN.





