Kadınların Karanlık Yüzü (Pms)

  • 0
  • 1.748
Yazı Boyutu:

(Bu yazım tambayram üzerine denk geldi. Onun için öncelikle tüm bizimizmir.net okurlarının kurban bayramını kutluyorum....)

Sizlere kadınlığın varoluşundan beri süregelen ve günümüzde bile nedenleri ve çözümleri  tam aydınlatılmamış olan Premenstruel Sendrom (PMS) den bahsedeceğim. PMS bir  hastalık mıdır ? Yoksa fizyolojik belirtiler topluluğumudur?

Birçok kadın menstruasyon (adet kanaması) gelmeden bir hafta önce başlayan ve adet kanamasıyla birlikte kaybolan bir takım ruhsal ve fiziksel değişiklikler yaşarlar. Bazı kadınlarda bu belirtiler çok hafif, bazılarında ise iş, sosyal ve özel yaşantısını etkileyecek kadar şiddetli olmaktadır.

Premenstruel sendrom yakınmaları kadınları ve çevresindeki tüm insanları çileden çıkarabilecek kadar şiddetli olabilmektedir.

Kadınların çoğu adet öncesi dönemde bu dalgalanmayı ve bu deneyimleri yaşıyorsa bunu doğal veya normal kabul edebilirmiyiz? 200 den fazla belirtisi olabilen bu sendrom, kadın yaşamını ve çevresini nasıl etkiler?

PMS tıp literatürüne ilk kez 1931 de girmiştir. Türkçeye Adet Öncesi Gerginlik Sendromu olarak çevirebileceğimiz PMS ;  adet  kanamasından önceki hafta ortaya çıkan, ortalama 6 gün sürdükten sonra adet kanamasıyla birlikte birkaç gün içinde kaybolan ve adet bitiminden sonraki ilk haftada görülmeyen bazı belirtiler topluluğudur. Adet öncesi hafif yakınmalar kadınların birçoğunda bulunmaktadır. Bu belirtilere PMS diyebilmek için iş, okul ve sosyal yaşamı etkileyerek, bunlarda bozulmaya yol açması gerekmektedir. Ayrıca bu belirtilerin depresyon, panik bozukluk ve kişilik bozuklukları gibi başka bir hastalık veya psikolojik durumla ilişkili olmadığı bilinmelidir.

PMS belirtilerinin birbirini takip eden en az iki adet dönemi tekrarladığı gözlemlenmelidir.

PMS belirtileri nelerdir?

PMS nin ruhsal belirtileri; tükenmişlik hissi, ruhsal çökkünlük, ümitsizlik, yorgunluk hissi, aşırı uyuma eğilimi veya uykusuzluk,çevreye ilginin azalması,duygularda dalgalanmalar, sinirlilik, gerginlik, hassaslaşma, alınganlık gösterme, ağlama eğilimi şeklinde karşımıza çıkabilir.İştah değişiklikleri ,aşırı yeme isteği,özellikle şekerli yiyecekler gibi bazı gıdalara aşerme gözlenebilir.

Fiziksel olarak göğüslerde gerginlik ve büyüme, memede hassasiyet ve meme ağrıları ,  tüm vücutta, özellikle karında şişkinlik,kilo artışı,baş ağrıları,kas ve eklem ağrıları,ishal veya kabızlık olabilir.Libido (cinsel istek ) azalabilir veya tam tersine artabilir.

PMS nin en sık görülen ve en erken ortaya çıkan belirtileri sinirlilik ve gerginlik (irritabilite) dir.

1980 lerde İngilterede görülen 3 davada cinayet, kundaklama ve saldırıyla suçlanan kadın sanıklar Premenstruel sendrom gerekçe gösterilerek suçsuz bulunmuştur. Bu davalar basında geniş yer bulmuştur.

PMS kimlerde görülür?

PMS üreme çağı sorunudur. En sık görüldüğü dönem 30-45 yaş arasıdır. Ergenlik çağından önce ve menopozda görülmez. Kalıtımla geçme eğilimi olduğu düşünülmektedir. Annelerinde PMS olan genç kızlarda PMS daha sık karşımıza çıkmaktadır. Tek yumurta ikizlerinin birinde PMS varsa, diğerinde de % 93 görülmektedir.

Aşırı kilolularda PMS daha sık karşımıza çıkabilir. Ayrıca psikolojik travmaya neden  olabilecek ;kaza, cinsel  istismar ve şiddet  gibi yaşamsal olaylarla karşılaşmış olan kadınlarda PMS görülme olasılığı yüksektir. Stres PMS için risk faktörüdür.

PMS ne kadar sık görülür?

 PMS nin hafif bulguları üreme çağındaki kadınların %90 kadarında karşımıza çıkmaktadır. Ancak PMS nin ağır hali olan PMDD (premenstruel disforik bozukluk) farklı çalışmalarda üreme çağındaki kadınlarda  %3-%8 arası bulunmaktadır.

PMS neden ortaya çıkar?

PMS nedenleriyle ilgili çok sayıda farklı görüş ortaya atılmıştır. Tarihte yıllar boyu kadın ve kadın cinselliği kötü görülmüş,kadın şeytana benzetilmiştir.1873 te Harvard Üniversitesinde psikiyatri profesörü olan Edward Clark, eğitimli kadınların sağlıksız ve daha az doğal olduğunu savunmuştur. Edward Clark bu tezini şöyle açıklamıstır; Beyine daha çok kan gitmesi için rahimden kan çekilir ve bu nedenle daha fazla eğitim alan kadınlar daha saldırgan, sinirli ve daha az doğurgan olur!

Günümüzde böyle bir  tezin geçerliliği kabul görmemiştir. PMS nin kesin nedeni tam bilinmemekle birlikte doğru bilinen te şey PMS nin ovulasyon (yumurtlama )ile ilişkisi olduğudur.

PMS yumurtlaması olan üreme çağındaki kadınlarda gözlenir.

İlk adet kanaması başladıktan sonra birkaç yıl içinde ve menopoz öncesi dönemde yumurtlama düzensiz olduğu için PMS bulguları çok yaygın olarak gözlenmez.  Adet  gecikmeleri ve düzensizlikleri olan veya polikistik over tanısı almış kadınlarda da yumurtlama sorunları olabileceği için PMS yakınmaları ile daha az karşılaşırız. Doğum kontrol haplarıyla yumurtlamayı geçici süre baskıladığımız kadınlarda da PMS yakınmaları azdır. Menopozda veya operasyonla yumurtalıkları alınanlarda, kemoterapi, radyoterapi ve diğer tıbbi tedavilerle yumurtalık işlevlerini yitirenlerde de PMS yakınmaları olmaz.

Kadınlarda üreme çağında yumurtalıklardan iki hormon salgılanır. Bunlar yumurta çıkmadan önceki dönemde östrojen, yumurta çıktıktan sonraki dönemde progesteron hormonlarıdır. Bilimsel kabul gören  birçok görüşe göre progesteron hormonunun beyinden salgılanan serotonin,GABA  gibi maddeleri etkilemesi PMS ye neden olur.

Yumurtlama olmadığı dönemlerde progesteron hormonu yumurtalıklardan salgılanmayacağı için PMS gözlenmez. Yumurtlama sorunu nedeniyle çocukları olmayan kadınlarda PMS daha az gözlenir.

Bazı araştırmacılara göre de beyinden salgılanan, mutluluk hormonu olarak ta bilinen endorfinlerin düzeyinin düşmesi PMS ye neden olmaktadır. Ayrıca  A,E ,B6 vitamini eksikliği veya çinko,magnezyum gibi minerallerin eksikliğinin PMS nedeni olduğu görüşünü savunanlar vardır.

PMS tedavisi;

Her ay ortalama 6 gün PMS yakınması olan kadınlar, doğurganlık yılları boyunca, menopoza kadar toplam 3000 gün civarında her ay bu hoş olmayan deneyimi yaşamaktadırlar. Özellikle bu belirtileri yoğun yaşayan kadınlar, iş, okul, sosyal ve özel yaşamlarında, ilişkilerinde sorun yaşayabilirler ve bu nedenle tedaviye önem verilmelidir.

Birçok hastalıkta olduğu gibi PMS de de ilk ve en önemli tedavi yaşam tarzı değişiklikleridir.

Uyku düzenine özen gösterilmelidir. Uykusuzluk veya aşırı uykudan kaçınarak PMS nin olumsuz ruhsal belirtilerinde iyileşme sağlanabilir. Egzersiz önemlidir ve mutluluk hormonu olarak bilinen endorfinleri arttırarak PMS bulgularını önlemede veya azaltmada yararlı olabilir. Yoğun egzersiz olarak örneğin koşu, haftada 3 gün günde en az 20 dakika, veya orta ağırlıkta egzersiz olarak haftada en az 4 gün günde en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılabilir.

 Dengeli ve düzenli beslenilmelidir. Beslenme 3 ana 3 ara öğün şeklinde olmalı ve yeterli kalori alımına dikkat edilmelidir. Vücutta su tutulmasına bağlı şişkinlik(ödem)yakınması olan kadınlarda tuz kısıtlaması önerilebilir. Sigara ve alkol PMS bulgularını arttırır ve adet öncesi dönemde kısıtlanmalıdır. Kahve, çikolata, kola gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulmalıdır. Beslenmede rafine şeker,hazır meyva suyu gibi basıt karbonhidratlar azaltılırken, lifli ve kepekli gıdalardaki kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir.

Günlük 1200 mg kalsiyum alımıyla, PMS bulgularının %50 azaldığını gösteren çalışmalar vardır, süt ve süt ürünlerini arttırmak veya ilaçlarla kalsiyum ve D vitamini desteği yararlı olabilir. Ayrıca magnezyum ve B6 vitamini desteğinin de yararlı olduğunu savunan çalışmalar vardır. E  vitamininin memede gerginlik ve ağrılarda yararlı olduğu bazı çalışmalarda belirtilmiştir.

Alternatif tıp yöntemlerinin etkinliği ve yan etkileri ile ilgili yeterli kanıt bulunmamakla birlikte, bitkisel çayların vücuttan su atıcı özellikleri nedeniyle, şişkinliklerin giderilmesine yardımcı olabileceğine inananlar vardır. Çuha çiçeği yağı tabletlerinin, Viteks agnus castus ekstreleri içeren bitkisel ilaçların PMS bulgularını azalttığı iddia edilmektedir.

Tıbbi tedavide ;NSAİD olarak tanınan ağrı kesiciler adet sancıları ve adet öncesi ortaya çıkan başağrısı, kas ve eklem ağrılarıyla mücadelede yaygın olarak kullanılmaktadır.Bu ilaçlar mide problemlerini tetikleyebileceği için tok alınmalıdır.

Doğum kontrol hapları PMS ye neden olduğu düşünülen yumurtlamayı baskılayarak tedavide etkin olmaktadır. Özellikle kanıta dayalı tıp drospirenon içeren doğum kontrol haplarının ilk 3 aylık PMS yakınmalarını azalttığını vurgulamaktadır.

28 gün ara vermeden kullanılan, bunun 24 günü aktif hap içeren doğum kontrol hapının PMS tedavisinde etkinliği vurgulanmıştır.

Ayrıca SSRI olarak bilinen, beyinde serotonin düzeyini arttıran psikiyatristlerin yaygın kullandığı antidepresanlar PMS nin ruhsal bulguları ön planda olan kadınlarda yararlı olmaktadır.

Nadiren yumurtalık işlevlerini geçici olarak devre dışı bırakan, fakat kemik erimesi riskini arttıran, GnRH analogları tedavide denenmektedir. Çok şiddetli PMS yakınması olan, hiçbir tedaviye yanıt vermeyen kadınlarda operasyon ile yumurtalıkların alınması tedavide son seçenektir.

Sonuçta her ay çıldırtan bu döngüyle kadın olmak daha da  zordur...

PMS'siz günler dileğiyle...

YORUM YAZ
Arşiv