Yumurtalık Kistleriyle İlgili Pratik Bilgiler

  • 0
  • 1.604
Yazı Boyutu:

Bizim İzmir'in değerli  okuyucuları

Sizlere bu hafta çocukluktan yaşlılığa kadar kadınların yaşamının her döneminde ortaya çıkabilen ve yumurtalıklarda en sık görülen değişiklikler olan yumurtalık kistlerinden bahsedeceğim. Görüldüğünde birçok kadını ve yakınlarını tedirgin ederler ve halk arasında rahimden kaynaklanan iyi huylu urlar olan myomlarla karıştırılırlar.

Üreme çağında (ergenlikten menopoza) görülen basit yumurtalık kistleri genellikle iyi huyludurlar ve çoğunlukla iki ayda kendiliğinden kaybolurlar.

Bilindiği üzere kadın iç üreme organları basit olarak vajinanın ucunda armut büyüklüğünde bir rahim ve her iki yanda yumurtalık kanallarıyla ulaşılan yumurtalıklardan oluşur .Adet kanaması rahim iç zarının dişilik hormonlarının etkisiyle kabarıp dökülmesi sonucudur, gebelikte de içindeki bebeği taşıyan rahim balon gibi büyüyecektir Yumurtalıklar ise dişilik hormonları olan östrojen ve progesteronu salgılarlar ve genellikle ayda bir yumurta üretirler.

Kadında üreme çağında yumurtalıklarda sağda veya solda olmak üzere her ay follikül dediğimiz basit kistler oluşmaktadır. Bunlardan bir tanesi diğerlerini baskılayarak daha fazla büyüyecek (yaklaşık 2-2.5 cm) ve yumurtlama zamanı çatlayarak içindeki yumurtayı yumurtalık kanalları (fallop tüplerine) yönlendirecektir.

 Aslında kadınlarda ergenlikten menopoza her ay follikül denilen basit kist oluşumu hipofizden ve beyinden salgılanan hormonların kontrolünde olan fizyolojik bir süreçtir.

Ayrıca follikül kisti gelişirken östrojen hormonu salgılayacak bu hormon rahim iç tabakasını kabartacaktır.Follikül kisti çatladıktan sonra ise corpus luteum dediğimiz sarı cisim genellikle 14 gün süreyle progesteron hormonunu salgılayacak bu hormonda rahim iç tabakasında sekresyon dediğimiz koruyucu değişikliğe neden olacaktır. Corpus luteum 14 gün sonra işlevini yitirince progesteron salgısı duracak ve rahim iç zarı dökülerek menstruasyon (adet kanaması) olacaktır.

Demek oluyor ki follikül dediğimiz basit kistler adet kanamasından genellikle 14 gün önce çatlayıp içindeki yumurtayı fallop kanallarına göndermektedirler.Yumurta 2 gün içinde döllenmezse atılacaktır.

Üreme çağında, beynin kontrolünde hipofizden salgılanan hormonlar folliküllerin erken çatlamasından veya 2.5 cm den 5 cm üzerine büyümesinden sorumludurlar.

Kısacası hava değişimi, yolculuk, stress, yorgunluk, aşırı spor,kilo alıp verme  gibi beynimizin üst merkezlerini  etkileyen tüm faktörler folliküllerin zamanında çatlamasını engelleyecektir.

Ayrıca hipofiz tüm hormonların idare merkezi olduğuna göre troid (guatr), prolaktin (emzirmeyi ve göğüsten süt gelmesini etkileyen hormon),kortizon(böbrek üstü bezinden salgılanır), testesteron (akne ve tüylenmeden sorumlu) gibi hormonlar ve bu hormonları etkileyecek tüm ilaçlar follikül kistlerinin oluşumuna neden olacaktır.

Çatlamayan follikül kistleri ultrasonografide (içleri sıvı dolu olduğu için) siyah düzgün top şeklinde yuvarlak olarak görülürler. Basit kistlerin herhangi bir ilaçla tedavisi yoktur. Bunların çoğu kendiliğinden iki aylık süre içinde kaybolurlar. Eski görüşlerin tersine doğum kontrol hapları kistleri tedavi etmez, yeni kist oluşumunu engellerler.

Doğum kontrol hapları, aylık enjeksiyon ve vajinal halkalar, içlerindeki yumurtalıktan salgılanan hormonların benzeri olan sentetik östrojen ve progesteronun kana karışması sayesinde hipofizden yumurtalıklara gelen hormon uyarısını baskılayarak follikül kisti oluşmasını engellerler. Böylece yumurtlamayı da baskılayarak gebelikten korumuş olurlar.

Bahsettiğimiz üç gebelikten korunma yöntemi sadece kullanıldığı dönemde etkilidir. Yöntemi bırakınca tekrar hipofizden hormon uyarısı gelecek ve follikül oluşmaya başlayacaktır.

 Bu uyarı düzenli gelmezse follikül 2-2.5 cm de çatlayamayacak,erken küçüldüğünde veya 5 cm üzeri büyüdüğünde salgıladığı östrojen hormonu düzensiz olacak ve rahim iç tabakası erken veya geç dökülecektir.

Zamanında çatlamayan follikülün etkisiyle adet kanamasında erken gelmeler veya aylar süren gecikmeler olabilir.

Basit yumurtalık kistleri kadında hiç bulgu vermeyebilir. Bazen adet düzensizlikleri, kasık ve bel ağrısı, şişkinlik hissi, cinsel beraberlikte ağrı, bazen idrar torbasına kistin basısıyla sık idrara çıkma ve ağrı yakınması olabilir.

Ultrasonografi yumurtalık kistlerinin vazgeçilmez tanı yöntemidir.Bakirelerde idrar torbası dolu abdominal (karından)ultrasonografi uygulanır ,.Cinsel beraberliği olan kadınlarda vajinal ultrasonografi ile kistler daha net değerlendirilirler.

Üreme çağındaki kadınlarda uygulanan ultrasonografide basit kistler siyah yuvarlak top gibi, ince duvarlı ve 7 cm den ufak görülüyorlarsa genellikle iyi huyludurlar ve aylık takibe alınırlar.

İki ayda kaybolmayan kistlerde tümör belirteçleri(en sık kullanılanı Ca 125 tir) aç olarak kanda bakılmalıdır.Ca 125 in yüksek olduğu durumlarda doppler,tomografi,MR gibi ek tanı yöntemlerine başvurmak ve operasyonu gündeme almak gerekebilir.Belirlenen sürede kaybolmayan kistlerde tek çözüm cerrahidir.Operasyonda frozen denilen hızlı patolojik inceleme yapılır, frozen sonucu patoloji raporu iyi huylu gelirse hastanın yaşı ve çocuk sahibi olma durumu göz önünde bulundurularak sadece kist çıkarılabilir.(frozen sonucu ne yazık ki % 100 kesin değildir,birkaç gün sonra çıkacak kesin patoloji raporu önemlidir). Frozen sonucu kötü huylu gelecek olursa gereken ayrıntılı operasyona hemen geçilir. Birkaç gün sonra çıkan kesin patoloji raporu da frozendan farklı olarak kötü huylu çıkabilir. Bu durumda hasta ikinci kez gereken ayrıntılı operasyona alınır.

Ultrasonografide kist duvarları kalın görülüyorsa, kist homojen değilse veya septasyon dediğimiz farklı kalınlık ve tonda bölmelerle ayrılıyorsa veya içinde karnabahar gibi çıkıntılar, üremeler ve daha beyaz görüntü veren katı alanlar mevcutsa, birlikte rahim arkasındaki boşlukta sıvı görünümü varsa, yukarda bahsettiğimiz ayrıntılı tahliller en kısa zamanda yapılmalı ve sonuçlara göre operasyon planlanmalıdır.

Menopozda ilk 5 yılda 5 cm den küçük basit kistler görülebilirler, ek tahliller normalse belli bir süre izleme alınabilirler. Diğer durumlarda operasyon kaçınılmaz olacaktır.

Gebelerde ilk 8 haftada yumurtanın çıktığı corpus luteum devam edeceği için ultrasonografide rahatça gözlenir ve yumurtanın çıktığı tarafı belirtir.Daha sonra corpus luteum kistleri genellikle kendiliğinden kaybolur.

Gebelerde görülen diğer kistler ultrasonografik görüntülere göre değerlendirilip takibe alınır, gerektiğinde gebelikte de tercihan ikinci üç aylık dönemde operasyon uygulanabilir. Gebelikte iğneyle kist aspire edilmesi ve boşaltılması,tekrar yeni kistlerin oluştuğunu gösteren çalışmalar nedeniyle gündemden düşmüştür.

Çocukluk çağında disgerminomlarla karşılaşılabilir..Bunlar çoğunlukla iyi huylu yumurtalık tümörleridir. İçlerinde diş, kıl ve diğer dokulardan kesitler bulunabilir. Ultrasonografide katı, homojen olmayan, farklı siyah, beyaz , gri tonlarda bölmeler görülür. Disgerminomdan kuşkulanıldığında kanda incelenecek tümör belirteçleri farklıdır.(alfa FP, beta HCG gibi).Tedavileri cerrahiyle kitlenin çıkarılmasıdır.

Nadiren yumurtalık kistleri acil operasyon gerektirirler. Bunlar kistlerin ruptürü (patlaması, yırtılması) sonucu karın içine kanama, kist torsiyonu (sapı etrafında dönme) gibi durumlardır.

Bahsedilen acil durumlarda hastada şiddetli, kıvrandırıcı karın ağrısı, bulantı ,kusma , soğuk terleme, baş dönmesi, baygınlık ve diğer şok belirtileri gözlenir.Zaman kaybetmeden  Laparotomi (karın açılarak operasyon) uygulanır.

Ultrasonografide Polikistik yumurtalık görüntüsü üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20 sinden fazlasında görülen bir  durumdur.Her iki yumurtalığın dış çeperinde  inci tanesi gibi dizilmiş 10 dan fazla 4-5 mm çapında kistin ultrasonografiyle görülmesi tanıyı koydurur.Hormon tahlilleri tamamiyle normal çıkabilir.Bu küçük kistlerin salgılaması nedeniyle kanda testesteron düzeyleri yüksek çıkabilir. Polikistik overli kişilerin bazılarında adet gecikmesi, tüylenme ve kilo alma ve ilerde diabetes mellitus (şeker hastalığı) eğilimi olacaktır. Bu nedenle kilo vermek için önerilen diyet ve spor polikistik overde ilk tedavi seçeneğidir.

Polikistik overli olanlarda basit kistler daha sık görülmektedir. Polikistik overi  özellikle ergenlerde ve genç kadınlarda yumurtalık içinde farklı büyüklükte bol miktarda kist görünümlü hiç patolojik bulgusu olmayan multikistik overle karıştırmamak gerekir.

Adet gecikmeleri ve yumurtlama düzensizliği östrojen hakimiyeti nedeniyle ( follikül çatlayıp yumurta çıkmayınca, corpus luteum oluşup koruyucu etkili progesteronu salgılamıyor) rahim iç tabakasında hiperplazi dediğimiz kabarmalar uzun yıllarda rahim içi kanserine kadar değişikliklere yol açabilir. Polikistik overin bulguları menopoza kadar devam eder.

 Bu nedenle başta doğum kontrol hapları (özellikle tüylenmesi ve adet gecikmeleri olanlarda)olmak üzere diğer tüm progesteron içeren gebelikten korunma yöntemleri (hormon içeren rahim içi araç, ön kola takılan implant, üç aylık enjeksiyon gibi), yöntemle ilgili risk faktörleri yoksa menopoza kadar (çocuk istendiği dönemler dışında ) kullanılmalıdırlar.

Çukulata kistleri üreme çağında görülen Endometriozis denen , sıklıkla adet sancılarıyla kendini gösteren hastalıkla birlikte karşımıza çıkabilir.Endometriozis rahim iç tabakasındaki dokunun başka dokuların içine göç etmesi sonucu ortaya çıkar,örneğin buruna giderse rahim iç tabakasını etkileyen östrojen ve progesteron  hormonlarının etkisiyle aydan aya burun kanaması olacaktır.Yumurtalığın içine giden rahim iç tabakası dokusu da  bahsedilen hormonların etkisiyle her ay kanayacak,kapalı ortamda biriken eski kan kahverengi renkte çukulata kistini oluşturacaktır. Çukulata kisti ultrasonografide gri yoğun içerikli sıvı görünümündedir.

 Çukulata kistleri sadece üreme çağında görülür. Menopozda kaybolur.

Endometrioziste sancılar genellikle adetten önceki hafta başlar ve adetin 1.ve2. günü devam eder. Bazen adet düzensizliği ve kanlı akıntılar görülür. Doğum kontrol hapları ve prostoglandin inhibitörü denen ilaçlar adet sancılarını azaltabilir ama adet düzensizliği haplara rağmen düzelmeyebilir. Endometrioziste   tümör belirteci de olan Ca 125 değerlerinin kanda genelde daha yüksek olduğunu belirtmek gerekir.

Endometriozis erken safhasında spermlere karşı antikor üreterek , ilerleyen safhada ise hormon etkisiyle karın içinde kanayan odakların çevresinde ,özellikle yumurtalık kanalarındaki adezyonlar(yapışıklık)nedeniyle, infertilite (kısırlık) riskini arttırabilir. Çukulata kisti ve adezyonların tedavisinde Laparoskopi iyi bir seçenektir.

Endometriozis  iyi huyludur ve kansere dönüşme olasılığı 1/200 ün altındadır. Menopoza girince follikül kistleri tükenecek yumurtalıkta östrojen ve progesteron salgısı duracak ve farklı bölgelere yerleşen rahim iç tabakası dokusunun (endometriozis) yakınmaları ve çukulata kisti oluşma şansı kendiliğinden kaybolacaktır.

Sağlıklı günler dileğiyle

YORUM YAZ
Arşiv