Türkçe’nin Gelişimi ve Dil Bayramı’nın Önemi

  • 2
  • 2.022
Yazı Boyutu:

Cumhuriyet’in 102. Yılında, Türkçe’nin Gelişimi ve Dil Bayramı’nın Önemi

Cumhuriyet’in 102. yılında, Türkçe’nin gelişimi ve Türk Dil Bayramı incelendiğinde, bu konunun önemini anlamak için, tarihsel köklerine ve toplumdaki kültürel etkilerine ve sağlanan güncel gelişmelere bakmak gereklidir.

29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyet ile çağdaş yeni bir devlet doğarken, aynı zamanda kültürel ve siyasal alanda da çok büyük devrimler yapılmıştır.

Böylece, Türkçe, iletişim dili olmanın ötesinde, ulusallaşma kültürünün oluşumunda etken olmuş, Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinden sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Türk Dil Bayramı, bu görkemli kültürel ilerlemenin, genç kuşaklara ulaşmasının yoludur.

  1. Selçuklu ve Osmanlı dönemleri
Anadolu Selçuklu döneminde (1075-1308) Arapça (din ve bilim dili), Farsça (saray dili, resmi dil, yazın dili) olmuştur. Bu dönemde, Farsça çok önem kazanmıştır. Selçuklu Sultanları, “Keyhüsrev”, “Keykavus”, “Keykubat”, gibi “Farsça” adlar almışlardır.
Türkçe, halk içinde konuşma ve iletişim dili olarak varlığını sürdürmüştür.

Bu koşullarda, Arapça ve Farsça sözcük ve deyimlerle birlikte devlet ve eğitim kurumlarında kullanıla gelmiş olan yazı dili Arap harfleri ile olmuştur.

Anadolu Beylikler döneminde (Selçukluların 3 Temmuz 1243 günü, Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilmesi sonrası), beyliklerin güç ve egemenlik kazanması sonucu, halkın konuştuğu Türkçe gelişmeye başlamış, beyliklerin devlet ve eğitim kurumlarında etkinliği artmıştır.
Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 günü Konya'da ünlü dil fermanını yayınlayarak, Anadolu’da halkın konuştuğu Türkçeyi geçerli kılmak ve devlet dili olmasını sağlamak için çalışmıştır.

Bu nedenle günümüzde 13 Mayıs günü Türkçe Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.
Günümüzde, Karamanoğlu Mehmet Bey adına, Karaman’da Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi kurulmuştur (Fotoğraf 1) (2007).
Osmanlı Devleti’nde, “Eski Türkçe” ya da Osmanlı Türkçesi (Osmanlıca) ortaya çıkmıştır. Bu dil, Türkçe yanı sıra, Arapça, Farsça ve diğer yerel dillerden çok sayıda sözcükler içerdiği ve etkilendiği için karışık bir dildir.

Selçuklu devlet ve saray dili Farsça’dır. Osmanlı döneminde ise Eski Türkçe yani Osmanlı Türkçesi’dir.

Bu nedenle, Türkçenin bilim ve kültür dili olarak gelişimi ve uluslararası alanda etkinliği yeterli düzeye ulaşamamıştır.
Osmanlı döneminde, eski Anadolu Türkçesi ile yazılan en önemli bilimsel tıp yapıtı, Amasyalı Şerefettin Sabuncuoğlu’nun yazmış olduğu Cerrahiyetü’l Haniyye adlı cerrahi kitabıdır (Fotoğraf 2-4).

Şerefeddin Sabuncuoğlu, 1465 yılında, Endülüslü Zehravi’den yararlanarak, dönemin Anadolu Türkçesi ile Amasya’da yazdığı Cerrahiyetü’l Haniyye adlı kitabı Fatih Sultan Mehmet’e sunmuştur.

Böylece, Amasyalı Tabib Şerafettin Sabuncuoğlu (1385-1468), bugüne dek elde ettiğim bilgilerin ışığında; “sağlık ve tıp alanında”, “tüm Türk tarihinin sağlık, kültür ve dil özellikleri açısından en önemli Türkçe yazılı belgesini” ortaya koymuştur.
Karamanda 2007 yılında kurulan Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi.
Hekim, Cerrah Amasyalı Şerefettin Sabuncuoğlu (1385-1468).
Şerefettin Sabuncuoğlu’nun 1465 yılında Amasya’da yazdığı Türkçe Cerrahiyetü’l Haniyye (1465) kitabı (Uzel İ. Şerafeddin Sabuncuoğlu Cerrahiyet’ül Haniyye, 1. basım. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayın., 1992).
Amasya Şerefettin Sabuncuoğlu Müzesinde sergilenen Cerrahiyetü’l Haniyye Kitabıını aslı.
  1. Cumhuriyet dönemi
M. Kemal Atatürk’ün liderliğinde, öncelikle Yazı (Harf)) devriminin (3 Kasım 1928) yapılması, Latince temelli Türk alfabesinin uygulamaya girmesi ile toplumda okuryazarlığın kolaylaşmasına, artmasına, yayılmasına çalışılmış, “cehalete” karşı büyük bir “savaş” başlatılmıştır (Fotoğraf 5).
M. Kemal Atatürk’ün liderliğinde, Yazı (Harf)) devrimi (3 Kasım 1928) yapılmış, Latince temelli Türk alfabesinin uygulanmaya başlanması, toplumda okuryazarlığın artmasına çalışılmış, “cehalet” ile savaşılmıştır.

12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti (Türk Dili Araştırma Kurumu, 1934; Türk Dil Kurumu, 1936)’ni kuran M. Kemal Atatürk; Türkçenin tarihsel gelişiminde, yeni bir yola girmesi, “yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe erişmesi” için çalışmaların yapılmasını başlatmıştır(Fotoğraf 6).


Fotoğraf 7. M. Kemal Atatürk’ün, 12 Temmuz 1932’de kurduğu Türk Dil Kurumu’nun simgesi.
Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin, ilk kurucuları; Samih Rıfat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir Erozan ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu(Fotoğraf 3) ve TDK simgesi (Fotoğraf 7).
Fotoğraf 6. (1933). M. Kemal Atatürk 12 Temmuz 1932’de; Samih Rıfat (Başkan), Ruşen Eşref (Genel Yazman), Celal Sahir Erozan (Sayman), Y. Kadri Karaosmanoğlu (YK) olduğu Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni (Türk Dil Kurumu) kurmuştur.
26 Eylül 1932’de, Dolmabahçe Sarayı’nda, Atatürk’ün de katılımı ile Birinci Türk Dili Kurultayı toplanmıştır.
Bundan sonra, “26 Eylül” günü, ülkemizde “Dil Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmıştır.
Türkiye’de devlet ve eğitim kurumlarında, bilimsel ve kültürel alanlarda halkın konuştuğu yalın Türkçe uygulamaya girmiştir.
Böylece, Cumhuriyet ile birlikte, Türkiye’de eğitimde, bilimde, kültürel alanda önemli gelişmeler olmuştur.
  1. Sonuç
Cumhuriyet yönetiminin M. Kemal Atatürk’ün liderliğinde yapmış olduğu Dil Devrimi ve Harf Devriminin; Türkiye’nin kültürel alanda ilerlemesinde ve çağdaş dünyada yer almasında çok önemli bir yeri bulunmaktadır.
Türkçenin gelişmesi; eğitimde, iletişimde, bilimsel, kültürel alanlarda toplumun çağdaşlaşmasında ve “cehaletin” geriletilmesinde önemli bir etkendir.

Günümüzde Türk Dil Bayramının kutlanması iki biçimde olmaktadır:
  1. Anadolu Beylikler döneminde, Karamanoğlu Mehmet Bey’in de 13 Mayıs 1277 günü yayınladığı Ferman gereğince, 13 Mayıs günü Türk Dil Bayramı olarak kabul görürken,
  2. Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün 26 Eylül 1932 de başlattığı dilde ve yazında yeniliklere dayanarak 26 Eylül günü de Türk Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.
Dilde, yazında, yazıda, kültürde ve bilimde, Cumhuriyet ve Cumhuriyet devrimleri ve elde edilen başarılar, kuşaklar boyu sürecek çağdaş Türkiye’nin başarısının bir simgesidir.

Kaynaklar
Canda MŞ. Tıp Alanında, Türkçenin Yazılı Kaynakları. Ajans Bakırçay 11.10.2022
Canda MŞ. Cumhuriyetin 100. Yılında, Çağdaş Tıp Eğitiminin gelişmesi ve Türkçe yazılı kaynakların önemi. Ajans Bakırçay 27.12.2022.

Yorumlar (2)
  • Doç.Dr.Ragıp Kayar

    Doç.Dr.Ragıp Kayar

    Tıp Dilinin Türkçeleştirmesinde büyük çabalar sarfetmiş bir avuç hekim arasında en verimli ürünleri verenlerin başında gelen Şerefettin hocamız, Tıp dilimiz konusunda ÖZLEŞTİRME KILAVUZU ve ULUSLARARASI HASTALIK İSİM VE KODLARININ İngilizceden çevirisi gibi çok önemli eserlere imza atmıştır.Böylelikle,ülkenin ulusalcı ve çalışkan gençlerine kıymetli bir İDOL portresi sunmuştur.

    25 Eylül 2025 18:10:26
  • Prof.Dr.Hasan Havıtçıoğlu

    Prof.Dr.Hasan Havıtçıoğlu

    Hocam emeğinize sağlık. Türk Dil birliği için çalışanlara selam olsun

    25 Eylül 2025 14:32:43
YORUM YAZ
2022-09-24-1664012764330-banner.jpg