Yiyip içmeyi engelleyen tümörü yenip sağlığına kavuştu

Yemek yeme ve su içme sıkıntısı ile İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran 61 yaşındaki Atıf KİRAZ, yapılan tedavi sonucunda yeniden sağlığına kavuştu.

  • 0
  • 1.541
Yiyip içmeyi engelleyen tümörü yenip sağlığına kavuştu
© bizimizmir.net
Yazı Boyutu:

Yemek yeme ve su içme sıkıntısı ile İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran 61 yaşındaki Atıf KİRAZ, yapılan tedavi sonucunda yeniden sağlığına kavuştu. Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem TUĞMEN ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Soner GÜRSOY’un beraber geçekleştirdiği cerrahi müdahale sonucu yemek borusunda ve mide girişinde tümör olan hasta yeniden yemek ve su içebilir hale geldi.

Artık Ne Yemek Ne Su İçebiliyordum

Yapılan tedavi sonrası salgına kavuşan ve yaşamış olduğu süreci gözyaşları ile anlatan 61 yaşındaki hasta Atıf KİRAZ şunları söyledi: “Yaşadıklarımı tarif etmek çok zor. 3 aydır ne yemek yiyebiliyor ne de su içebiliyordum. Yediklerimi de hemen kusuyordum. Hastaneye başvurum sonucu yapılan incelemeler neticesinde yemek borumda ve midemde tümör olduğu tespit edildi. Benim hızlıca ameliyat olmam gerektiğini açıkça bana anlattılar. Allah doktorlarımızdan ve sağlık çalışanlarımızdan razı olsun. Torunlarım beni her gün arıyor. Dedelerinin sağlığına kavuşmuş olduğunu bilmek iki küçük torunumu çok mutlu etti. Böylesine modern bir sağlık kuruluşunu biz hastalara sağladığı için Sağlık Bakanlığı’na, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çok teşekkür ederim. Doktorlarımızın dikkati ve titiz müdahalesi ile sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum.”

Yemek Borusu ve Mide Girişindeki Tümörlerin Sıklığında Artış

İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem TUĞMEN, yemek borusu ve mide girişindeki tümör oranlarının arttığını belirterek “Günümüzde özellikle yemek borusunun son kısmı ve mide girişinde lokalize olan tümörlerin sıklığında artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu bölgenin tümörleri lokalize oldukları vücut bölgesinin hem karın boşluğu hem de göğüs boşluğunu ilgilendirmesi nedeniyle kompleks bir cerrahi prosedür ve ekip çalışması ile tedavi edilebilmektedir. Bu ekibin içinde yer alan hekimler, yoğun bakım çalışanları, hemşirelik hizmetleri ile sıkı takip ve ciddi fedakarlık gerektiren bir sürecin parçası olan multidisipliner bir çalışma yürütülerek başarı sağlanmaktadır. Hastalarımız, kliniklerimizi ilgilendiren onkolojik tedavilerinin aksamaması için randevu almalarına gerek kalmadan polikliniklerimize başvurabilir ve bizlere ulaşabilirler” dedi.

Erken Tanı Bu Tip Tümörlerin Tedavisinde Hayati Bir Öneme Sahip

Hastanın ameliyatına katılan ve erken teşhisin bu tip hastalar için hayati bir öneme sahip olgunu söyleyen Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Soner GÜRSOY “Aklımızdan çıkarmamamız gereken durum, tanı ve tedavi aşamasında yaşanabilecek gecikmelerin bu hastalık grubunda olumsuz sonuçlara yol açabileceğidir. Biz Tıp mensupları olarak elimizdeki imkânlarla bu gecikmelerin önüne geçebilmek için mücadelemizi sürdürmekteyiz” dedi.

MultidisiplinerYaklaşım, Hastaların Sağlığına Kavuşması İçin Çok Önemli

Bu tip vakalarda multidisipliner yaklaşımın çok önemli olduğunu belirten Genel Cerrahi Kliniği Anabilim Dalı Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem TUĞMEN “Hekimler, yoğun bakım çalışanları, hemşirelik hizmetleri gibi farklı disiplinlerden uzmanlar bir araya gelerek hastaların tedavisini en iyi şekilde gerçekleştirmeyi amaçlar. Bu süreç sıkı takip ve ciddi fedakârlık gerektirir. Ancak bu sayede hastaların sağlığına kavuşması için gerekli tüm önlemler alınmış olur. Multidisipliner bir çalışma sayesinde, hastaların tedavisinde en iyi sonuçlar elde edilebilir. Farklı disiplinlerden uzmanların bir araya gelmesi, hastalıkların farklı açılardan değerlendirilmesini sağlar. Bu sayede hastaların sağlığına kavuşması için en iyi tedavi yöntemleri belirlenir ve uygulanır. İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu tip operasyonları uygulamaya başlamak bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı” diyerek sözlerine son verdi.

YORUM YAZ
Diğer Haberler

İzmir Şehir Hastanesi'nde Elektrokonvülsif Tedavi (EKT)

Çağımızın hastalığı: Karaciğer yağlanması

Diyabetik Retinopati Hastalığında Erken Tanı Önemli

Yeni Teknolojiler Hayat Kurtarıyor

5 yıl sonra, kalbinin normal atışını duydu

Medical Point, çocuk sesleriyle şenlendi!

Arşiv