Zor yıllarla ilgili yeni çalışmalar

  • 0
  • 936
Yazı Boyutu:

“Kurtuluş ve Kuruluşun Sembol Kenti İzmir” konulu II. Uluslararası Tarih Sempozyumu’nda çeşitli üniversitelerden alanında uzman akademisyenler çalışmalarını sunuyor.
 
19. yy. sonu, 20. yy. başlarında Batı Anadolu Bölgesi’ndeki Müslüman vakıflar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Oflaz; “Osmanlı Devleti döneminde vakıflar en zengin çağını yaşamıştır” dedi. Aydın vilayetine bağlı İzmir sancağı dahilinde su vakıfları, dini kurum vakıfları ve eğitim-öğretim vakıfları başta olmak üzere yaklaşık 911 tane vakıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflaz, İzmir sancağının İslam bölgesi olması sebebiyle vakıflar içerisinde ağırlığı dini müesseselere ait vakıfların teşkil ettiğini, bunların da genellikle cami vakıfları olduğunu belirtti. Yaptığı araştırmalar sonucunda Müslüman vakıfları arasında bir tane de havra kaydı bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflaz, bu tespitin çok ilginç ve araştırılması gereken bir konu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Oflaz, bu durumun Osmanlı Devleti’ndeki gayrimüslimlere gösterilen hoşgörünün bir simgesi olduğunu söyledi.
 
İzmir’ in kurtuluşunun 50. Yılı vesilesiyle 1972’de İzmir Şehri ve Tarihi kitabının yazarı Prof. Dr. Tuncer Baykara, İzmir’in Yunanlılarca işgalinin Türk Milli Mücadelesindeki yeri ve önemi konusunda bir konuşma yaparak; “Mondros mütarekesi bir gerçek, savaştaki yenilgimiz bir gerçek ancak bunu en az kayıpla ve zararla kurtulmak da ayrı bir gerçek” dedi.  Osmanlı Devletinin eski tebaasının bir kısım vatan toprağına kalıcı olmak niyetiyle geldiğini söyleyen Prof. Dr. Baykara, bunun Türk halkında münevver bir kurtuluş duygusu oluşturduğunu ifade etti.
Oturumda son sözü alan Prof. Dr. Süleyman Beyoğlu ise İzmir’in işgaline protestolar konusunda izleyicileri aydınlattı. Prof. Dr. Beyoğlu, İzmir Jandarma Komutanlığı’nın hazırladığı bir rapordan alıntılar yaparak, bölgede yaşayan Türk halkın işgale hazırlanmasını ve Rum halkın da işgalden beklentilerini anlattı. Raporda durumun ciddiyetinden ve zorluğundan bahsedildiğini belirten Prof. Dr. Beyoğlu; “Bu raporla, o dönemde sadece İzmir’in değil, tüm memleketin ne kadar zor durumda olduğunu gördüm. İzmir’in işgalinin geçici değil, kalıcı bir işgal olduğunun farkına vardım” dedi.İZMİR(Ege Ajans/ Nurettin Baki/Sinem Tetik)

YORUM YAZ
Diğer Haberler

Halktan Biri'nin prömiyeri 22 Nisan’da

Edebiyatla dolu hafta sonu

30. Yıla özel Serenad Bağcan Konseri

Üniversiteliler tiyatroda buluştu

İZKİTAP, kapılarını açtı

Salihli'de felsefe rüzgarı esecek

2022-09-24-1664012764330-banner.jpg