Yazı Boyutu:
1-28 Nisan’da Ulusal Ebelik haftasını kutlayan Ebelikte Eğitim Araştırma Geliştirme Derneği (EBEARGE), Uluslararası Ebeler Konfederasyonu (ICM)’nun kuruluş günü de olan 5 Mayıs Uluslarası Ebeler Günü nedeniyle bu yıl ilk kez Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Heykeline “Çelenk Töreni” gerçekleştirdi.
Törende Konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Dönmez; “ ICM’in Ebeler Günü 2025 temasına “Ebeler: Her Krizde Kritik Önem Taşıyor” vurgu yaptığını belirterek, “Dünya genelinde yaklaşık 1 milyon ebe açığı bulunmaktadır. Ebeler, cinsel, üreme, anne ve yenidoğan sağlığı hizmetlerinin %90’ını sunabilecek kapasitede olmalarına rağmen, bu hizmetleri sunan sağlık profesyonellerinin sadece %10’unu oluşturuyorlar. Oysa ebe bakımına evrensel erişim sağlanırsa, 2035’e kadar her yıl 4,3 milyon hayat kurtarabilirler. Ebe liderliğindeki aile planlaması hizmetlerinin yaygınlaştırılması, hem istenmeyen gebelikleri hem de HIV kaynaklı bebek ölümlerini ciddi oranda azaltabilir. Türkiye gibi afetlere açık, göçle şekillenen ve insani krizlere duyarlı ülkelerde, güçlü bir ebelik sistemi yalnızca sağlık hizmetlerinin sürekliliği için değil; aynı zamanda toplumun kırılgan gruplarını korumak, kadınların güçlenmesini sağlamak ve eşitsizlikleri azaltmak için de stratejik bir araçtır. Bu nedenle; Ebelerin kriz koşullarına hazırlıklı olması, Ebe liderliğinde bakım modellerinin desteklenmesi, Dijital araçlar yoluyla tele-ebelik uygulamalarının yaygınlaştırılması, Uzak ve hizmete erişimi kısıtlı bölgelerde görev yapan ebelerin güçlendirilmesi,
Dünya genelinde hem kalkınma hem insani yardım programlarında öncelik verilen alanlardır. Çünkü, güçlü ebeler yalnızca sağ kalımı artırmaz; aynı zamanda kadının kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmasını, haklarını bilmesini ve sesini duyurabilmesini sağlar. Ebeler sadece desteklenmesi gereken sağlık çalışanları değil; aynı zamanda toplumsal dönüşümün taşıyıcılarıdır” dedi.
HER GÜÇLENEN KADIN, BİR TOPLUMU DÖNÜŞTÜRÜR
Her güçlü ebenin sadece bir doğumu değil, bir kadının hayatını değiştirdiğine dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Ve her güçlenen kadın, bir toplumu dönüştürür. Ebeler, yalnızca doğumları yönetmekle kalmaz; üreme sağlığı ve hakları alanında hayatın her döneminde, ihtiyaç duyduklarında yanı başlarındadır. Her bir ebe, bir kadının hayatını değiştirir, bir toplumu dönüştürür. Krizler, kadınlar ve kız çocukları için cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimi en çok tehdit eden koşulları yaratmaktadırlar. Bu gibi durumlarda doğum, sadece fizyolojik bir süreç olmaktan çıkar; hayatta kalma mücadelesine dönüşür ve kadınlar ve kız çocukları bu krizlerin en görünmez ama en ağır yükünü taşırlar. İşte tam bu noktada, ebeler, krizin ortasında yaşamı savunan bir çizgi gibi görev yapmaları nedeniyle, ebelik mesleği yalnızca bir sağlık hizmeti sunumu olmayıp, aynı zamanda bir insan hakkı mücadelesi anlamı da taşımaktadır. Çünkü bir kriz anında - ister bir deprem, ister çatışma, ister kitlesel göç olsun - ebeler sıklıkla kadınlara ve yenidoğanlara ulaşan ilk ve belki de tek sağlık profesyonelleri olabiliyorlar. Ancak ne yazık ki, bu hayat kurtarıcı rolü üstlenmelerine rağmen, çoğu zaman yeterli kaynak ve desteklere ulaşamıyorlar.
İLK GÜVENLİ EL, İLK DESTEK SESİ OLDULAR
6 Şubat 2023 depremlerinin ilk saatlerinde bile, afetzedelerin arasında kadınların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri doğum desteğiydi. O dönemde, mobil ekiplerle, geçici barınma alanlarında ve hatta enkazın hemen yanı başında, birçok kadın, bir ebenin desteğiyle sağlıklı doğumlar yaptı. Afet bölgelerinde görev yapan meslektaşlarımız, yalnızca klinik destek sunmakla kalmadılar; kadınların yalnız hissetmediği, seslerinin duyulduğu, ihtiyaçlarının fark edildiği bir alan yarattılar. Ebeler, kriz anlarında ilk güvenli el, ilk destek sesi oldular.”











Hande Topcu
İyi ki sizler gibi rol modellerimiz var