Karabağlar Belediyesi, Yeşilyurt'ta taş yığını halinde kalmış, çirkin bir görüntü yaratan Karafatma Dağı ve çevresinde yaptığı düzenlemelerin ardından, bir de heykel yaptırdı. Bir genç kızın figüre edildiği Karafatma Heykeli, parktaki yerini aldı, açılışın ise önümüzdeki günlerde gerçekleştirileceği belirtildi.
Heykel, yaklaşık 3 ay süren bir çalışma sonucu hazırlanan, polyester üzerine bronz renklendirme ile yapılan 2 metre yüksekliğindeki heykel, kayalığın üzerinde oturarak, sevgilisinin yolunu bekleyen bir genç kızı figüre ediyor. Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, heykellerin kentleri süslemesinin çok eski çağlara dayandığını belirterek, Kente renk katan, hikayesi olan ve kenti daha anlaşılır hale getiren en önemli sanat eserleri heykeller. Bu nedenle bölgeyle bütünleşen bir heykel yaptırma kararı aldık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik alanda yeniden düzenleyerek, halkın kullanımına açtığımız park, kafeteryası amfi tiyatrosu, oturma bankları, ağaçları çevre düzenlemesi, İzmir manzarasıyla bölgeye nefes aldırdı. Karafatma Heykeli ile park, daha anlamlı oldu, kimlik kazandı. Heykelin de açılışını önümüzdeki günlerde yapacağız. Halkımızın da beğenisini kazanacağını düşünüyorum dedi.
SEVGİLİSİNE KAVUŞAMAYAN GENÇ KIZ
Yeşilyurttaki bu bölgeye neden Karafatma denildiğine ilişkin çeşitli rivayetlerle birlikte, Başkan Kürümün parktaki revizyon çalışmalarını denetlerken karşılaştığı 80-90 yaşlarındaki bir kadınla sohbeti de heykelin tasarlanmasına ışık oldu.
İsmini dahi sormayı unuttuğu yaşlı teyze ile paktaki çalışmalar nedeniyle mahalleye sık sık gittiği dönemde karşılaştığını anlatan Başkan Kürüm, Bir gün yaşlı bir teyze, yanıma geldi. Elinde bana ikram etmek için getirdiği ayran ve börek vardı. Biraz sohbet ettik ve bana yaşam hikayesini anlattı. Sohbetimizde, Bana Karafatma Dağının kızı derler. Burada tek katlı bir evde oturuyorduk. Bir gençle sevdalanmıştık, biz. Ancak, ailesi beni Karafatma Dağının kızı diye istemedi, almadılar. Sonra da hayatımda hiç evlenmedim, bunca yıl onun sevgisiyle, hayaliyle yaşadım. Buraya gelir, Karafatma Dağının altında, kayalıklara anlattırdım derdimi. Şimdi sen onları kırdın. Bari son kalan taşı da herkesin görebileceği bir yere koy. Benim bu hikayem yaşasın
sözleriyle yaşam öyküsünü anlattı. Ben de bundan çok etkilendim. Bu nedenle buradan aldığımız büyük bir taşı, Uğur Mumcu Parkına yerleştirdik. Daha sonra hiç göremediğim bu teyzenin hikayesini de heykeltıraşlara anlatarak, heykelin tasarlanmasında dikkate alınmasını rica ettim dedi.





