Kukla Savaşçısı

  • 0
  • 2.582
Yazı Boyutu:

Tiyatrocu Selçuk Dinçer, büyük bir inançla 6 yıl önce temellerini attığı Uluslararası İzmir Kukla Günleri Festivali’ni bu günlere taşıdı.  Bıkıp usanmadan  çalışan Dinçer,6  yıl önce 3’cü yabancı, 2’si yerli 5 grupla ilk adımı adeta hobi olarak başlattığı İzmir Kukla Günleri’ni dünyanın  en büyük iki festivalinden biri haline getirdi.
“Benim ki bir inançtı. İzmir’de kültür sanat adına savaşmam, İzmir’in adını dünyaya tanıtmam gerekiyordu. Bu inançla 6 yıldır olanca gücümle savaştım, Hala savaşıyorum” diyen Dinçer, 1 Mart – 25 Mart tarihleri arasında düzenlediği İzmir Kukla Günleri Festivali’nin VI’ncısında 16 ülkeden 30 kukla tiyatrosu grubu, 36 ayrı oyunu, 35 salonda 132 gösteriyle 35 bine yakın seyirciyle buluşturacak.

DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü’nden mezun olduktan bir çok sanatçı gibi mesleği uğruna İstanbul’a gitmek zorunda kalan, birçok dizide rol alan, seslendirmeler yapan Dinçer, İzmir’e dönüşünün kesinlikle kültür-sanat adına bir kazanımla olması isteğiyle sıkı bir araştırmaya koyulduğunu anlatıyor ve şöyle devam ediyor. “6 yıl önce İzmir için neler yapabilirimin araştırmalarımda bana yurt dışı gezileri yön gösterdi. Büyüyen kukla sevgimle  katıldığım birçok festivalde; dünyada kukla festivallerinin çok geliştiğini ve kuklanın önemli bir sanat dalı olduğunu, Tiyatro topluluğu kadar da kukla tiyatrosu olduğunu, kentlerin  hem geleneksel kuklalarına sahip çıktığını hem de modern kukla sanatını geliştirdiklerini gördüm. Küçük şehirlerde kasabalarda  kukla festivalleri yapılıyor. Örneğin Avrupa’nın en kapsamlı kukla festivallerinden biri İspanya’nın Segovia şehrinde yapılıyor. 30-40 bin nüfuslu kasabada bile kocaman bir festival düzenleniyor. Dünyanın en büyük kukla festivali  iki yılda bir 55 bin nüfusa sahip Fransa’nın Sarnafil kasabasında düzenleniyor. Göre göre, seve seve, ilgilene ilgilene bende bir kukla nosyonu oluştu ve ‘Neden İzmir’de de böyle bir festival yapılmasın?’ diye düşünürken kendimi zorlu maratonun içinde buldum. İkinci yılda festivalimiz gerçek kimliğine büründü, büyüdü ve büyümeye de devam ediyor. Bu gün de dünyanın sayılı bir kaç festivalinden biri haline geldi.

Kendi çabalarıyla bu günlere gelen festivale sponsor desteği de her geçen gün arttığını dile getiren Selçuk Dinçer, her şeyden önce kentin üretimlerine sahip çıkması gerektiğini vurguladı. Taşıma suyla değirmenin uzun süre dönemeyeceğini belirterek, “ Bu kentin içinde üretimler yapılmalı ve bu kent kendi içindeki bu üretimleri desteklemeli. Bunlar bizi bir adım daha öteye götürecektir. Sponsorlarımız tabii ki var ama şu bir gerçek ki özel sektörün de duyarlı olması ve yeterli miktarda kültür ve sanatı destekleyecek girişimlerde bulunması gerekiyor. Maalesef özellikle özel sektörde kültür sanat alanında sponsorluk yapmak gibi bir bilinç, yeterli düzeyde oluşmuş değil.
Bu da İzmir’deki eksikliklerden biri. Her şeyi belediyeler ya da resmi kurumlardan beklemek doğru değil. Eğer bir şeyleri tam anlamıyla hayata geçirmek istiyorsak hep birlikte taşın altına elimizi koymalıyız. Çünkü başarı İzmir’in başarısı olacak” diye konuştu.

DIŞARIDA DAHA FAZLA TANINIYOR
Festivalin Avrupa’da Türkiye genelinden fazla tanınır durumda olduğunu ve bunun çok sevindirici bir gelişme olduğunu ekleyerek “İzmir’in ve Türkiye’nin böyle bir şeye ihtiyacı vardı. Bu yankı kentin markalaşması adına da büyük bir kazanım.  Çok iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebilirim. İzmir bir kukla merkezi olarak tanınıyor giderek. Vizyonumuz İzmir’i Avrupa’daki kukla merkezlerinden biri haline getirmek. Bu kolay değil ama o yolda ilerlediğimizi söyleyebilirim. Yalnız bu amaca tek başına festival yetmez. Onlarca kukla tiyatrosu ve kukla yapımcıları yetiştirmemiz lazım. İzmir’i marka kent yapmak istiyorsak herkes bunun için çalışmalı. İzmir de marka kent olsun. Bizim festivalimiz bunlardan biri olmaya aday. Hatta şimdiden İzmir’in bir markası, hem de kenti uluslararası arenada tanıtma işlevi ile. Kukla Festivali gibi daha birçok organizasyon yaratmalıyız. Butik festivallerle dünya markaları oluşturabiliriz.

YORUM YAZ
Diğer Haberler

İZKİTAP, kapılarını açtı

Salihli'de felsefe rüzgarı esecek

30. Yılını Serenad Bağcan Konseri ile Taçlandırdı

Gençlerden doğaltaşa “dekoratif” dokunuş

Zeynep Duru'nun Milano çıkarması

Kadınlar ‘Hey’ diyor

2022-09-24-1664012764330-banner.jpg