Türkiye’Deki Orman Yangınlarının Yıllık Bedeli 16

  • 0
  • 752
Yazı Boyutu:

Öncekigün ulusal bir TV kanalında okulların açılmasına rağmen bazı okullarda yaşananeksikler ve özellikle bir okulda oturacak sıraları olamadığı için öğrencilerinyanlarında tabure götürdükleri haberini dinledim. Uzayda yaşama projelerinin geliştirildiğidünyamızda bizler hala çocuklarımızı oturtacak sıraları temin edemezken 300milyon lira değerinde 16 derslikli 120 okul eden  ormanlarımızın yanmasına seyirci kalıyoruz.
 
“Seyirci kalıyoruz” diyorum çünkü yapılan istatistikler yüzde 97’nin insankaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. Yani yaşamımızın en önemli unsuru olanoksijenimizi sorumsuz, dikkatsiz, kötü niyetli insanların yakmasına bir anlamdagöz yumuyoruz.
 
Şakası yok. Aslında herkesin üzerine görev olmalı. YaşarÜniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. YükselBatur’un, orman yangınlarına dikkat çekmek, yangınlarla kahramanca mücadeleeden işçilerin “Ateşe Yürüyenler” belgeselindeki uyarıları hiç de iç açıcıdeğil. Gelişmekte olan bir Türkiye için 300 milyon gibi önemli parayı okullarımızakullansak fena mı olur. Her yaz mevsimi başlamadan önce en az 4-5 kez ormanyangınlarına neden olmamak için neler yapmamız gerektiğini yazıyorum. KezaOrman Bakanlığı yetkilileri, çevreci sivil toplum kuruluşları defalarcauyarıyor. Neyse şimdi durup sızlanmanın zamanı değil.
 
 
Dünyada 10 binokul aynı anda fidan dikti
Elbirliği ile yanan, kasten yakılan ormanları arazi fırsatçılarına bırakmadantekrar ağaçlandırmanın zamanı şimdi. Okullar, özel şirketler, düğün, yaş günü,yıldönümü, şirket kuruluş yemeği ve aklıma gelmeyen kutlama yapanlar dikili birağacınızın olması için haydi görev başına. Bir ağaç fidanı 5 lira. Ege OrmanVakfı (0232-4645160) hem dikiyor, hem de yaşaması için sulayıp bakımınıüstleniyor. Bu arada yüreğimi ferahlatan Karşıyaka Atakent Ortaokuluöğrencilerinin örnek çalışmasına değinmeden geçemeyeceğim.
Diğer okullarda böylesigüzel çalışmalara katılsınlar. Çevresel çalışmalar yürüten küresel bir WEBokulu olan ENO (Environment Online) programına üye olan Atakent Ortaokulu, 157ülkeden 10 bin okul ile aynı gün ve saatlerde ağaç fidanı diktiler. ENO Türkiyetemsilcisi Atakent’li öğrenciler, dünyada okul yılının açılış günü kabul edilen21 Eylül’de UTC’a (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) göre saat 12.00’de Çeşme Ildırımevkiinde fidanlarını toprakla buluşturdular. Düşünebiliyor musunuz her okul 100’erfidan dikse 157 ülkede ‘Bir milyon ağaç dikildi’ demek. Bu da her geçen yılartan ve orman yangınlarının da sebebi olan küresel ısınmayı durdurmanın önemlibir yoludur. “Yaşasın” diye bağıransım geliyor. Ormanları katledenlerin yanısıra ENO gibi can kurtaranlar da iyi ki var.

“Dünya Otomobilsiz Kent Günü”mü  var?
Evetvar tabi. Her yıl 22 Eylül’de bir günde olsa çevre ve insan sağlığının öneminedikkat çekmek için yapılıyor. Kutlayanlarda neredeyse bir elin parmakları kadaraz. Bakın Dünya Otomobilsiz Kent Günü, şehirlerde binlerce otomobilden havayakarışan egzoz gazını azaltmak için yapılıyor.
 
Egzoz gazı, zatürree, kalp, felç gibi rahatsızlıkları önemliölçüde arttırdığı ve astım, bronşit  şeker hastalığınıda tetiklediği belirtiliyor. Ayrıca çevreye telafisi olmayan zararlar verdiğive küresel ısınmanın artmasına sebep olduğu sık, sık anlatılıyor.
 
Mümkünoldukça motorlu taşıtlardan uzak, toplu ulaşım araçlarını tercih eden  bir yaşamı sürmek zorundayız. Bu bilinceerişip bisikleti tercih edenleri takdirle karşılıyorum. Özellikle Dünya Otomobilsiz KentGünü’nde giyinip, süslenip bisikletleriyle İzmir caddelerinde egzoz gazı yayanotomobile karşı bilinç oluşturan İzmirli hanımları kutluyorum.  500 bisikletli kadın adına bir konuşma yapanSema Gür, “Binlerce kişi bisiklete binmek istiyor. Kent yöneticileri bizlerekulak verip bisiklet yolları yapmalarını rica ediyoruz” diyor.


Muhtar dediğin böyle olur

Sadece ikametgah ve nüfus sureti vermek değildir muhtarlık. O köyünveya  mahallenin en yakın yöneticisidir,önderidir, lideridir. 
Yani köy deyip, muhtardeyip geçmeyeceksin işte. Bu gün öyle kentler, kasabalar ve köyler vardır kiyöneticisiyle nam salmıştır. Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’i veya Urla’nınKadıovacık Köyü Muhtarı Nazif Çakıroğlu gibi.
 
Türkiye' ninen güçlü sürdürülebilir iş platformu YEŞİL İŞ’in İstanbul’daki 2013 yılı 5’ncitoplantısına davet edilen Muhtarı Nazif Çakıroğlu, Türkiye’de karbon ayak izini ölçen ve her sene karbonsalınımını azaltan köy olarak dünya literatürüne girmenin sırlarını anlattı.
 
100’ün üzerinde konuşmacı, 80’in üzerinde çözüm ortağı ve 40’ın üzerindeoturumun yeraldığı toplantıda Çakıroğlu, güneş enerjisinden potovoltaikpillerle elde edilen elektrik enerjisini anlattı. YEŞİL İŞ Platformu çevredüzenlenmesi, enerji tasarrufu, su geri dönüşümü, el değmemiş bir doğa,sürdürülebilirlik anlayışı, araçtan bağımsız kolaylıklar ve akıllı şehir gibiönemli çevre toplantılarını organize ediyor. Her mahalle ve köye Çakıroğlu gibimuhtarlar gerekli.
 

YORUM YAZ
Arşiv