Esin Önder: Mutluluk, olmazsa olmazım

İzmir’de hayvanlara olan ilginin artmasının kilit taşlarından biri olan Esin Önder ile Önder ailesini az, patileri çok konuştuk.

  • 0
  • 901
Esin Önder: Mutluluk, olmazsa olmazım
© bizimizmir.net
Yazı Boyutu:

İzmir’de hayvanlara olan ilginin artmasının kilit taşlarından biri olan Esin Önder ile Önder ailesini az, patileri çok konuştuk. 
 
Pınar Kurt Çalık: Esin Hanımcığım hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Kendinizi okurlarımıza tanıtır mısınız?
 
Esin Önder: Tabii ki… Karşıyaka doğumluyum. İş Bankası emekliyisim. Avukat Alim Önder ile evliyim. Bir kızım, bir de torunum var.
Emekli olur olmaz ÇYDD -Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde gönüllü çalışmaya başladım. Dernekçi olduğum için bir arkadaşın can dostlar ile ilgili yardım istemesiyle İzmir'de bu konuda çok az çalışan ve yapılması gereken çok şey olduğunu görünce artık onlarla ilgili çalışmalar yapmaya başladım. Sokakta bir köpek gördüğünde yolunu değişteren ben, kızımın bir köpek istemesiyle sahiplendiğimiz can dostundan sonra onların doğasını öğrenip 3000 köpeklik barınak annesi bile oldum...
 
PKÇ: HAYTAP sizin için ne ifade ediyor? Neler yapılıyor hayvan haklarıyla ilgili?
 EÖ: Evet, Hayvan Hakları konusunda kurumsal çalışan bir Federasyon olan HAYTAP Temsilcisi olmak bana gurur veriyor.
 
Hayvan Hakları Federasyonu HAYTAP, doğanın korunması ve hayvan hakları konusunda faaliyet gösteren çeşitli derneklerin bir araya gelerek oluşturduğu bir sivil toplum örgütü. Karada- havada- suda olan tüm canlıların haklarını korumaya çalışıyoruz...
 
Türkiye genelinde bir çok ilde insanların, doğaya ve içerisinde yaşayan diğer canlılara karşı bilinçlenmesi, duyarlı hale gelebilmesi için farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. Hayvanların, insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için deney malzemesi olarak kullanılmaması, pet shoplarda bir eşya imiş gibi satılmaması ve sirklere ya da hayvanat bahçelerine kapatılmaması için afişler, bil boardlar hazırlanıyor, kısa filmler çekiliyor ve okullarda eğitimler düzenleniyor. farkındalığını sağlayabilmek için kamu spotları ve büyük firmalarla çeşitli projeler yapıyoruz.
 
Çalışmalarımız sadece kedi köpekle olmayıp, hayvanat bahçelerindeki, sirklerdeki, yunus parklarındaki değil, kürklerde kullanılan hayvanlar, hepsi calışmalarımız dahilinde. Onları kafes ardından kurtarmaktan tutun da gerekirse belediyelere, bakanlıklara dava açmak, okullarda eğitim çalışmalarına katılmak, medyada seslerini duyurmak, halkla ilişkiler çalışmaları yapmak, kısa filmler ile halkın dikkatini çekmek gibi onlarca projemiz var. Bunların hepsi web sitemizde detaylı olarak görülebilir. Nitekim petshopların kapatılmasından, sahipsiz hayvanların korunmasına dair yasa değişikliği tekliflerimize, meclisteki lobicilik çalışmalarına kadar makro ölçekli onlarca çalışmamız var. Ülkeye kaçak giren hayvanlarla ilgili Bakanlıkla protokolumuz var. 2 senedir de güçten düşmüş yük hayvanları için Bursa'da çiftliğimiz var..

 
 PKÇ: İzmir’in İzmirliler’in hayvanlara gerektiği düzeyde ilgi ve desteği oluyor mu?
 EÖ: Diğer illere göre hayvanlara en fazla değer veren il İzmir'dir. Tabi burada bizlerin de çabaları, calışmaları çok önemli.
Görüşmelerimiz, bilgilendirmelerimiz sonucu İzmir’in 28 ilçesinde kısırlaştırma ve rehabilitasyon merkezi kuruldu. Valilik, Kaymakamlık ve Belediye başkanlıklarımızla yapılan işbirlikleriyle can dostlara gerekli düzeyde destek vermeye çalışıyoruz. İzmir, hayvansever, cağdaş ve vicdanlı kişilerin yaşadığı ildir. Bu yüzden cok şanslı sayılırız.
 
PKÇ: Mutfakla aranız nasıl? Bizimizmir Magazin okurları için mutfağa girer ve bizlere, size özel bir yemek ve yemeğinizin tarifini yapar mısınız? 
EÖ: Annemden gelen gelenek, görenekler nedeniyle mutfakla aram cok iyidir. Bankada çalışırken bile 3 çeşit yemeğimiz soframızda olurdu...
Fırında Patlıcan
Yemek tarifi çok var ama, şu anda ilk aklıma gelen basit, lezzetli ve sağlıklı olan bir yemek. Bostan patlıcanlar kesilir, tuzlu ve şekerli suda acısı çıkınca tepsiye dizilir. bir kapta limon, sarımsak, zeytinyağı, tuz ile sos hazırlanır ve patlıcanların üzerine sürülüp fırına verilir. Üstü biraz kızarınca ters çevrilip arkasına yine aynı sos sünülerek pişirilir. Ayrı bir yerde domates, biber ile sos yapılıp, patlıcanların üzerine konularak maydanozla süslenir. İstenirse sarımsaklı yoğurt ile servis edilir. Afiyet olsun…
 
PKÇ: Hobilerinizden, fobilerinizden bahseder misiniz? Boş zamanlarınızı nasıl doldurur sunuz?
EÖ: Hobilerim arasında yüzme, tenis, çiçek yetiştirmek ve patiler gelmektedir. Pandemi öncesi sinemaya gitmek de bana mutluluk verirdi.
Fobilerim var tabii. Kapalı yerde kalırsam, hastalanırsam can dostları nasıl beslerim endişesi ve sevdiklerimin fiziksel, ruhsal sağlıklarının bozulacağını düşünmek..
 
Boş zamanım hiç yok. Her gün 300’e yakın kedi ve köpek besliyorum.  Kuru mama sevmedikleri için Migros- Haytap işbirliğiyle raf ömrü dolmaya yakın ürünleri pişirip, Özdilek AVM’den arta kalan ekmek ve yemeklerle papara yapıp dağıtıyorum..
 
Hayvanlarla ilgili bilgilendirme veya gelen şikayetler için yetkili makamlara suç duyurusu yazarım. Whatsapp, Messenger ve e- posta ile gelen yardım isteklerine yanıt veririm. Akşamları da Cumhuriyet, Sözcü ve 9 Eylül Gazetelerimi okumadan yatmam.
 
PKÇ: Spor sizin için ne ifade ediyor?
EÖ: Spor yapan zinde kalır. Bunun bilincindeyim.
 
PKÇ:  Mutluluk sizin için nedir?
EÖ: Mutluluk, olmazsa olmazım. Ailem, torunum, patiler, çiçekler, ailemin ve benim huzurlu ve sağlıklı olmamız, gezmek, yeni ülkeleri ziyaret etmek.
 
PKÇ:  Kültür ve Sanat desem?
EÖ: Müziksiz hayat düşünemem. Her an radyom açıktır. Pandemiden önce opera baleye, tiyatroya giderdim, gidemiyoruz, açıldığı zaman devam edeceğim. Müze ve sanat galerilerini gezmek bana mutluluk verir. Ah! Arkas Sanat Galerisi,usta sanatçıların  ne güzel sanatçıların eserleriyle buluşmuştuk.
 
PKÇ: Elinize bir fırça, bir palet versek, önünüze de bir tuval koysak ne çizmek isterdiniz?
 EÖ: Pati ve çiçekleri…

YORUM YAZ
Diğer Haberler

Huzurlarınızda Yücel Erten!

Bu köşeden bir Gürer Aykal geçti…

Tesadüfen oyuncu oldum

Yeni bir hayat ,yeni bir şans ve yeni bir çağ için…

Zizi ve Nunu benim kahramanlarım

Çeşme benim en son demir attığım yer