YUKARI

‘Psikolojik’ sallanıyoruz

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) uzman klinik psikoloğu Merve Minkari Tunçay, yüzlerce kişiyi evsiz bırakan İzmir depreminin, kalıcı psikolojik travma ve ruhsal bozukluklara yol açmasını önleyecek önerilerde bulundu.
‘Psikolojik’ sallanıyoruz
04 Kasım 2020 0 yorum 2793

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) uzman klinik psikoloğu Merve Minkari Tunçay, yüzlerce kişiyi evsiz bırakan İzmir depreminin, kalıcı psikolojik travma ve ruhsal bozukluklara yol açmasını önleyecek önerilerde bulundu. Depremi yaşayan kişilerin; sık sık sarsıntı oluyormuş gibi hissetmek, ufak bir tıkırtıda bile irkilmek, yalnız kalamamak, kabus görmek, yemek yiyememek ve öfkelenmek gibi durumlarla karşı karşıya kalabileceğini, bu durumun belli bir süreye kadar normal olarak algılanabileceğini belirten Tunçay, “Deprem, sarsıcı ve travmatik bir deneyim. Ancak bu durum, kalıcı depresyon ve stres bozukluğuna dönüşmemeli. Her şeyden önce kişinin güvende olduğunu bilmesi, bunu hissetmesi çok önemli. Ayrıca, depremi yaşayan kişiler, sosyal etkileşimi sürdürmeye ve depreme ilişkin görüntü, videolara sürekli maruz kalmamaya özen göstermeli” dedi.   
 
Merkez üssü İzmir olan ve çevredeki birçok şehirde de hissedilen 6.6 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’yi üzüntüye boğdu. Depremde yaşamını yitirenlerin anıları, hayat hikayaleri ve fotoğrafları yürekleri dağlarken; evleri yıkılan ya da hasar alan kişiler de geceyi çadırda ya da arabada geçirmeye başladı. Artçı sarsıntıların da etkisiyle birçok vatandaş, korku ve paniği üzerinden atamadı. İEÜ Psikolojik Gelişim ve Danışma Merkezi’nin uzman klinik psikoloğu Merve Minkari Tunçay, depremin travmatik bir deneyim olduğunu belirterek kişilerin sadece dıştan değil, içsel bir sarsıntı da geçirdiğini söyledi.
 
HERKES FARKLI ETKİLENEBİLİR
Tunçay, “Elbette, insan hayatını direkt etkileyen böylesine önemli bir durum karşısında her kişi, farklı bir psikolojik reaksiyon gösterebilir. Herkesin travmatize olduğunu söylemek doğru olmaz ancak psikolojinin etkilenmesi de normal, gerçekçi bir durum. Bu tepkiler, aynı zamanda kişinin süreçle mücadele ettiğini gösterir. Depremin ardından içe kapanmak veya tekrar tekrar olayı anlatmak, endişe ve öfke gibi duygular hissetmek, yalnız kalamamak, yaşananları inkar etmek yani olmamış gibi davranmak, uyuyamamak, aşırı yemek  ya da iştah kesilmesi, ufak bir tıkırtıda bile irkilmek, sık sık deprem oluyor gibi hissetmek, rüya ve kabuslar görmek, deprem anına dair anı, ses, görüntü, kokuların akla gelmesi normal sayılır. Ancak bu tepkilerin ne kadar sürdüğü önemli. Eğer tehlike geçmesine rağmen şikayetler azalmıyorsa, kişi günlük hayatına devam etmekte zorlanıyorsa, uzman tarafından destek alması gerekir. İlkin normal olan bu tepkilerin zaman içinde depresyon, stres bozukluğu gibi çeşitli kaygı bozukluklarına dönüşme olasılığı var. Bu nedenle psikolojik destek çok önemli” dedi.
 
UMUT AŞILAYIN AMA TUTAMAYACAĞINIZ SÖZLER VERMEYİN
Ruhsal olarak kişinin kendisini ve çevresindekileri koruyabilmesi adına bazı önerilerde de bulunan Tunçay, “Sosyal destek oldukça koruyucu. Aile, çocuk ve yakınlar ile temas halinde olunması ve iletişimin korunması, güvende ve bağların devam ettiğini hissettirir. Eğer kişi travma öyküsünü tekrar tekrar anlatıyor ise, sadece onun anlattığı kadarını, şefkat ve anlayışla dinlenmek yararlı olur. Günlük rutinler belirlemek ve bunlara uymak, geleceğin bilinmezliğine karşı iyi hissetmemizi sağlar. Çevrenize umut aşılayın ama dürüst olun, tutamayacağınız sözler vermeyin. ‘Her şey güzel olacak’ demek yerine, ‘Burada sana yardımcı olmak isteyen şu kişi yada kurumlar var’ demek daha uygun olur. Olumsuz haber ya da videolara çok sık maruz kalmak, kişinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Güvenli kaynaklardan yeterli miktarda bilgi almaya çalışılmalı. Sivil toplum örgütlerine destek vermek veya gönüllü olmak, stresle baş etmeye yardımcı olabilir. Herkesin süreci ve ihtiyaçları değişkenlik gösterecektir; kişinin çabasını takdir edin ve onu cesaretlendirin” diye konuştu.

YORUMLAR

Bu haber için henüz yorum yapılamış.

YORUM YAZ


BENZER HABERLER

Sağlık 0 yorum

Mucize bebeğini kucakladı

19 Ocak 2021 84 kere okundu

Henüz 3.5 aylık gebeyken karnındaki bebeğine “Diyafram hernisi” (karın içi organların göğüs boşluğunda yer alması) tanısı koyulan, ölebileceği, engelli [...]

Sağlık 0 yorum

İyod tüketiminde denge şart

14 Ocak 2021 777 kere okundu

Prof. Dr. Mitat Bahçeci, yetersiz iyod alımı yanında aşırı iyod tüketiminin de tiroid işleyişini bozabileceğini söyledi. Prof. Dr. Bahçeci, dengesiz iyod tüketiminin [...]

Sağlık 0 yorum

Doğru oturmak, sağlık için önemli

08 Ocak 2021 1587 kere okundu

Kendimizi korona virüsünden korumak için daha çok evde kalmaya çabalarken, hareketsizliğin yanında yanlış oturmanın da çeşitli rahatsızlıklara yol açtığı [...]

Sağlık 0 yorum

Retina dekolmanı körlüğe neden olabilir

08 Ocak 2021 1596 kere okundu

Retina tabakasının yırtılması sonucu meydana gelen retina dekolmanının en önemli  hastalıklarından biri olduğunu vurgulayan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Tansu [...]

Sağlık 0 yorum

IV. Uluslararası Tıp Hukuku Kongresi

07 Ocak 2021 1753 kere okundu

Dördüncü Uluslararası Tıp Hukuku Kongresi Bu Yıl 8-9-10 Ocak 2021 tarihleri arasında oline yapılacak. İki yılda bir düzenlenen ve bu yıl dördüncüsü olan [...]

Sağlık 0 yorum

Fıtık boğulmasına dikkat

04 Ocak 2021 2003 kere okundu

İzmir Kent Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Tunç Özdemir, kasık fıtığının çocuklarda yüzde 1-5 oranında sıklıkla görüldüğünü [...]

bizimizmir-2020-10-27-1603825796809-kaskaloglu.jpg

Reklam

1610501929968-1a.jpg

Yazarlar

Mehmet Kurt

Aramıza Hoş Geldin Güzel Adam…

69 yazı

1

Dr. Hülya Yurttaş Pirinççi

Doğayla Değişime Hazır Mıyız? 

17 yazı

2

Beslenme Ve Diyet Uzmanı Işın Sayın

Sirkenin Elinden Ne Gelir…

193 yazı

3

Serhan Şarman

Bir Doğu Masalı: Kars

4 yazı

4

Burcu İle Biraz Ordan Biraz Burdan

Neler Oldu Neler...

5 yazı

5

Diğer Yazarlar

Arşiv

Reklam

1610502195906-1b.jpg

Reklam

1610502039777-1b.jpg